CHP 26. Dönem Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın partisinden istifa ederek Muharrem İnce’nin Memleket Hareketi’ne katılacağı siyasi kulislerde konuşuluyordu.İnce’ye yakınlığıyla bilinen Havutça bu konuda bir açıklama yaptı . Havutça, “CHP’nin alıt oku ve Atatürk ilkelerine sarsılmaz bağımla mücadeleye devam edeceğim” dedi. Havutça bu açıklamasıyla CHP’de siyasete devam edeceğini bildirdi.
Balıkesir 26. Dönem Milletvekili Namık Havutça’nın açıklaması şöyle:
“Sayın İnce’nin ve Milletvekillerinin istifası ile devam eden süreci yakından takip ediyorum. Muharrem Bey’in Memleket Partisi kurma hazırlığında olduğu, CHP Yönetimine yaptığı itirazları ve çalışmalar içinde bulunduğu öteden beri hepimizin malumudur. Muharrem Bey CHP ile yollarını ayırdı, keşke istifa etmese, bir diyalog kurulabilse ve istifa süreci önlenebilse idi ve partimizde hep birlikte mücadeleye devam etseydi. Ama anlaşılan bu olmadı.
TBMM’DE 8 YIL OMUZ OMUZA ÇALIŞTIK
Geçmişte TBMM’de 8 yıl omuz omuza mücadele ettiğimiz yakın çalışma içinde bulunduğum Muharrem beyin istifa etmesine üzüldüm. Hayırlı olsun, bu onun tercihi. Ülkemizin yeni savrulduğu bu siyasal sistemde ittifaklar kurmak, iktidar olmak için geniş bir mutabakat kurmak gerektiği açıktır. Bu durumda sol ve demokratik değerleri öne çıkaran herkesin, etnik ve inanç kökenini ayırmaksızın oyunu ve desteğini almak için de ilkesel ve demokratik bir zeminde uzlaşmak da zorunlu, başka yolla iktidar ufukta yoktur. Bu İstanbul seçimlerinde denenmiş ve başarılı olmuştur. Şu anda biz İYİ Parti, SP ve diğerleri ile yüzde elli artı biri aşmaya çalışan bir cephe öngörüyorsak ki öyle olmalı, kendi partimizde de küçük fikri farklılıklarımızı bir kenara bırakarak önümüzdeki seçime bu anlayış İle hazırlanmalıyız.
FARKLI DÜŞÜNMEK AYRIŞMA SEBEBİ DEĞİL
Ben CHP‘nin altı ok ilkelerine ve Atatürk devrimlerine sarsılmaz bağlılığımla mücadeleye devam edeceğim. Biz Atatürk evlatları CHP‘nin ilkelerini hayata geçirmek için sonuna kadar bu mücadeleye devam edeceğiz. Bizler fikirlerimizin yüzde 80’inde ortaklaşırken yüzde 5 – 10 farklı düşünme birbirimizden ayrışma nedeni olmamalıdır. Faşizm sopayı eline aldığında, 12 Eylül darbesi ile iktidarı ele geçiren faşist dikta rejiminin biz TÖBDER üyelerini, solcuları ve Atatürkçüleri devrimci öğretmen, birlik dayanışmacı öğretmen, Atatürkçü öğretmen vs diye ayırmadı; hepimizin üzerinden silindir gibi ezdi geçti. Gerçek işte bu kadar yalındır.
ŞU AŞAMADA GÜÇLERİN AYRIŞMASI DEĞİL BÜTÜNLEŞMESİ ZAMANI
İşte Boğaziçi öğrencilerine yapılan muamele hepimizin gözü önünde. Milletvekili arkadaşların istifası ve başka parti arayışları bence doğru değildir. Partimiz içinde de birlik, bütünlük anlayış birliği için altı okun gerçek ruhuna uygun politikalarıyla Türkiye’nin güvencesidir. Bazı arkadaşlarımızın öne çıkardığı milliyetçilik okunun da, ‘benim de daha çok hoşuma giden devrimcilik okunun’ da bizim olduğu gerçeğini gözardı etmemeliyiz. Milliyetçilik okunu öne çıkaranlar nasıl Halkçlık ve Devrimcilik okunu da benimsiyor ise Devrimcilik okunu öne çıkaranlar da Milliyetçilik okunun da CHP‘nin Altı okundan birisi olduğunu hepimiz biliyoruz. İktidar 50 artı birden geçiyor. Boğaziçi’ndeki faşizm kapımıza doğru geliyor. Öğrenciler Prof. ünvanı taşıyan mafya bozuntusu tipler tarafından tehdit ediliyor. Şu aşamada güçlerin ayrışma değil bütünleşme zamanı olduğuna inanıyorum.
O zaman Nazım’a kulak verelim; Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar. Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır. Safları sıklaştırın çocuklar, bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır. Bugün için yapılması gereken özgürlük ve demokrasi, hak, hukuk ve adalet yanlılarının anayasamızın ilk üç maddesi temelinde bir arada bir demokratik Türkiye mücadelesinde Kuva-yi milliye ruhuyla yan yana gelebilmesidir.”