Ş. TARIK SÜRMELİOĞLU
BÜYÜKŞEHİR Belediyemiz iki anket ihalesi yapmış.
Anketin biri, ‘İlçe bazlı şehir hizmeti beklenti analizi’ başlıklı.
Diğeri, ‘örgüt iklimi algı ve yönetim süreç analizi’ diye geçiyor.
Anketlerin toplam bedeli 569 bin TL civarında.
Yarım milyonu biraz geçkince yani.
Bu anketler ve yapılan harcama muhalefetin dilinde.
CHP Milletvekili Ensar Aytekin, Büyükşehir’in eski parayla katrilyonluk borçlarını hatırlatıp, “bu ısraf niye” diye soruyor.
..ve ekliyor: “Yakında Büyükşehir Belediye Başkanı ya istifa eder, ya da Belediye konkordato ilan eder.”
Ha bir de muhtarlar toplantısı var; onun için de 220 bin lira harcanmış. Ama bu harcama kalemi Yücel Yılmaz’ın dönemine ait değil; Kafaoğlu devrinden kalma.
Araya bu rakamı da sıkıştırıyor ki yapılan harcama dudak uçuklatsın.
Büyükşehir’in dudakları harbiden uçuklatacak başka başka harcamaları var; bu rakamlar devede kulak.
***
MUHALEFET, buldu mu yapıştıracak.
Görevi bu.
Dedik ya, bunlar küçük harcamalar. Daha büyüğü varsa, daha etlisi, daha dolgunu, daha ses getireni..
Ona bakmak lazım.
***
TABİ sormak, soruşturmak, nedir ne ne değildir araştırmak, yol göstermek de muhalefetin görevi.
O sebeple, “bu anketlere dünyanın parasını harcayacağınıza, daha az maliyetle başka yöntemlerle yapsanıza” deme hakkı var Ersan Aytekin’in.
Tasarruf tedbirlerinden söz eden bir Büyükşehir Belediyesi’nin, şu anda hiç gereği olmadığı düşünülen iki anket için harcama yapması da eleştirilir elbet.
Bu eleştiri, bu sorma, sorgulama falan, bizim için haber değeri taşır.
Muhalefet buldu mu yapıştırır.
Medya da öyle.
***
MEVZUNUN savunma tarafı vardır bir de.
Hani, “ne diyon sen birader, ne anlatıyon, biz iş yapıyoz, sen neyin peşindesin” faslında.
Savunma, asıl muhataptan gelmiyor.
Yani Büyükşehir Belediye Başkanı veya bir yetkili kişi, “sana mı sorucaz” demiyor.
Her zamanki gibi görmezden geliyor.
Milletvekili yapıyor savunmayı.
AK Parti Milletvekili Mustafa Canbey.
Soran, sorgulayan milletvekili olunca.. Canbey de milletvekili sıfatıyla “muhatabı benim” diye düşünüyor herhalde.
Medyacıdır Canbey; bizim zanaattan. Hem de bu zanaatın doktorudur yani.
Cevabi karşılığı, gazetecilik diliyle değil, sosyal medya diliyle vermeyi tercih etmiş.
Soruyor: “Aç tavuk ve darı ambarı hikayesini biliyor musunuz?”
Deyiştir: “Aç tavuk kendini darı ambarında zanneder…”
Ama bu mevzuyla ne ilgisi var çözemedim.
Aç tavuk kim, darı ambarı neresi?
***
CANBEY tesbit yapmış:
“Muhalefet milletvekili olmak kolay tabi. Doğru yanlış her şeyi eleştir. Çamur at izi kalsın…”
Aytekin’in anket muhabbetinde ‘çamur atmak ya da çamurlaşmak’ deyimlerine denk düşen bir üslup göremedik.
Ama tesbit doğru.. Muhalefet milletvekilliği bizim ülkenin en kolay işi.
Eleştireceksin.
Başka bir şey yapmana gerek yok.
İyi de muhalefet dünyanın her yerinde böyle değil midir?
İktidarın işi icraat, muhalefetinki eleştiri.
Canbey muhalefette olsa ne yapacak?
Eleştirecek haliyle.
***
BİZİM DE Mustafa Canbey’le ilgili bir tesbitimiz var.
Her eleştiriye, her laf sokmaya, her çakma giydirmeye ‘grup sözcüsü’ havasında bir tek O yanıt veriyor.
Diğer vekiller ya bu işlerin sorumluluğunu O’na yüklediler, grup anlaşması böyle; ya da “zaten Canbey gereğini yapıyor, bize lüzum yok” diye düşünüyorlar.
Bazen esprili çıkışları oluyor cevabi mahiyette; hoşumuza da gidiyor. Hazır cevap bir adam.
Ama bazen olmuyor.
Aytekin’e sosyal medyadan verdiği karşılık, siyasi polemik açısından sürdürülebilir değil.
Yani Aytekin’in açıklamalarına karşılık, daha hiperaktif, daha mizahi, daha hazır cevap bir şeyler beklerdik.
Yavan olmuş.