Balıkesir Sanayi Odası ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)’in birlikte düzenlediği ‘DEİK Gündem Buluşmaları’ Sanayi Odası’nda gerçekleştirildi. DEİK’in Anadolu’daki sanayici ve ihracatçılara kurumu tanıtma amacını taşıyan etkinlikte, DEİK ile ilgili bilgi verilirken, Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmelerle ilgili sunum da gerçekleştirildi.
Toplantıya Vali Ersin Yazıcı, Sanayi Odası Başkanı Hasan Ali Eğinlioğlu, DEİK Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Rona Yırcalı ile birlikte sanayiciler katıldı. Toplantıda konuşan DEİK Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Rona Yırcalı, dış ülkelerle ihracat yapmak isteyenlere her zaman yol göstermeye hazır olduklarını bildirdi.
“Yerel sanayimiz kabuğuna sıkıştı”
Toplantının açılış konuşmasını yapan Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Hasan Eğinlioğlu şunları söyledi:
“Değerli sanayiciler 4-5 aydır bizler genelde ekonomik konularda ki sıkıntılarımızı, ülkemizin yaşadığı bugünkü sıkıntılardan kurtulma yolunda olan çabalarımızı, neler yapabileceğimizi, gelecekte bizi hangi sıkıntıların etkileyebileceği konusunda ekonomistlerden köşe yazarlarından, TV sunucularından bilgi almaya çalıştık. Bu günde ülkemizin saygın kuruluşu olan DEİK’İ burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yeni pazarlar araştırmada yeni ürünler geliştirme noktasında dış ticaretimizi geliştirmek için yapılabilecek hamlelerimize birlikte konuşmak istiyoruz. Bu konuda sizlerin çabalarına bizlerde yol arkadaşı olmak durumundayız. İtalya 500 milyar dolarlık ihracatını 190 bin firma ile gerçekleştirdi. Biz 150 milyar dolarlık ihracatımızı 72 bin firma ile gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra son 10 yıldır Türkiye’nin ihracat yapan firmaları yaptıkları ürünleri hiç geliştirmedikleri gibi yapan firma sayısı ve ürünlerde aynı. İtalya ile bunu mukayese ettiğimizde, İtalya her yıl 90 bin yeni sanayiciyi kendi bünyesine katıyor. Bu bizde 5 bin sanayici. Geldiğimiz bu noktada bizim yerel sanayimiz bir kabuğun içerisine sıkışmış ve bulunduğu ortama razı olur konumda. Tabi burada ekonomik şartlarda önemli durumda ama bu ekonomik şartlarında böyle gideceğini sürekli olacağını düşünmüyoruz. Bir an önce bizim ihracatladış pazarlarla ilgili çalışmalarımızı hızlandırmamız gerekiyor diye düşünüyoruz. Bu noktada da lütfen bizleri çalıştırın, bizlerden bir şeyler isteyin bizlerde sizlere yardımcı olmaya çalışalım.
Şuan da Balıkesir’de çok güzel bir sinerji var. Sayın valimizin, belediye başkanımızın desteklediği, oda ve borsalarımızın birlikte olabildiği ekstrem bir süreçten geçiyoruz. Bu şansıda iyi değerlendirmek gerekir diye de düşünüyorum. Türkiye dünyanın 17. büyük ekonomisi ama baktığımızda ihracat anlamında 32. sıradayız. Komşularımızla olan ilişkilerimiz ne kadar limonide olsa ama komşularımızla ilgili olan ihracatımız hiç iyi değil. Yunanistan’ın satın aldığı ürünler içerisinde Türkiye’nin payı 13. sırada. Elimizi uzatsak Yunanistan orada. Bulgaristan 9. sırada, Rusya 24. sırada. Yunanistan ve Bulgaristan’ı saymayalım ulaşım mesafesi olarak bu ülkelere ulaşmak çok kolay. Dünyadaki ihracatta bizi sollayan ülkelerin ihracatlarına, uçuş sürelerine baktığımızda biz 2 bin km uçuyorsak onların 6-7 bin km uçması gerekiyor bu pazarlara ulaşabilmesi için. Bugün geldiğimiz noktada ekonomik olarak hepimiz aynı gemideyiz. Sıkıntılarımız belli bunları bundan önceki toplantılarımızda sizlerle paylaştık. Bir tecrübe edinmek lazım diyorum ki sular yolunda güldür güldür akarken yarın bir buhran yaşanacakmış gibi sıkıntıya girecekmişiz gibi firmalarımızı yönetirsek, yönetim şeklimizi değiştirmemiz gerekir diye düşünüyorum. Bu tür buhranlı durumlarda daha az zarar eder şekilde sıkıntıları atlatırız diye düşünüyorum. Katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Bizleri hiç bir zaman yalnız bırakmıyorsunuz, bizler sizlerin hizmetçiniz olmaya talibiz. Kamu yanımızda özel sektörde yapılabilecek ne varsa yapabiliriz. Balıkesir sanayisinin şu kabuğunu kıralım diye sizlerden rica ediyorum.”
****
Anadolu’ya açılıyoruz
DEİK Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Rona Yırcalı da kurum hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Yırcalı şunları ifade etti:
“Bu toplantımızın amacı DEİK’i büyükşehirlerimizin dışındaki ekonomik hayatın temsilcilerine anlatabilmektir. Biz bunu daha önceki yıllarda da yapıyorduk. Fakat şimdi yeni dönemde bu konuya hız vermeye karar verdik ve Anadolu’ya açıldığımız bu projenin ilk ayağını da Balıkesir’de yapmış bulunuyoruz.
1986’da kuruldu
Ben sizlerden gelen birisi, sizlerin de bir parçası olarak DEİK’in ne şekilde hizmet ettiğini anlatabilmek için birkaç söz söylemek istiyorum. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu 1986 yılında; yani 32 yıl önce Rahmetli Turgut Özal’ın talimatıyla kurulmuş bir kuruluştur. 80’li yılları hatırlarsanız, Türkiye’nin dışa açılmaya yönelik olduğu, özel sektörün daha öne çıktığı ve tabiatıyla Rahmetli Turgut Bey’in misyonu dahilinde olarak Türk ekonomisinin ihracat ağırlıklı olmasını öngördüğü yıllara denk gelir. O zaman kendisinin daha önceki tecrübelerinde Güney Kore, Japonya gibi ülkelerin bu ihracattaki atılımının nasıl yapıldığını tetkik etmiş ve bunun yapılabilmesi için de bu işle konsantre olacak belli bir üst kuruluşun olmasının faydasına karar vermişti. Tabiatıyla bununla uğraşan odalarımız, borsalarımız, diğer kuruluşlar var. Ama münhasıran Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu diye bir kurul kurulmasına gerek gördü. O zaman Ali Coşkun TOBB’un başkanı, ben de başkan yardımcısıydım. Bizleri çağırarak böyle bir statünün hazırlanmasını istedi ve bunu hazırlayarak hayata geçirdik. Daha sonra 2014 yılında; 32 yıllık bir gelişmeden sonra 2014 yılında bugünkü hükümetimizin öngörüsü üzerine bu kuruluşun statüsünde bir değişiklik yapıldı. Değişik görüşler olmasına rağmen bence iyi bir girişim olmuştur ve DEİK’in dış ekonomik ilişkilere dönük yaptığı çalışmaların bir üst kurulu halinde ve bu işle ilgili bütün kuruluşların da kurucu ve dahil olduğu bir kuruluş haline gelmesine yön veren bir gelişme olmuştur.
DEİK’in 101 kurucusu var
Kurulun 101 tane kuruluşu var. Yani 101 kuruluş bu kurulun kurucuları arasında yer alıyor. Yani gerek dernek olsun, gerek borsa, oda, resmi kuruluşlar olsun dış ekonomik ilişkilerle ilgili aklınıza gelen ne kadar kurum varsa hemen hemen hepsi kurucu olarak bu kuruluşa katılmışlar. Bugün 130 ülkeyle iş konseyi vardır. Zaten ana oluşumu iş konseyleri. Bir yönetim kurulu var, onun içinden seçilen İcra Kurulu var, bir genel sekretaryası var ve bir de Disiplin Kurulu olarak bu vazifeleri yerine getirmektedir. 138 tane iş konseyimiz, 5 tane sektör konseyimiz ve iki tane de özel konsey olmak üzere 145 kuruluşla bu işlerini yürütmektedir. Bu tabiatıyla şimdiye kadar Türkiye’de olmayan bir kuruluştur. Bu iş konseyleri ağırlıklı olduğunu ifade etmek istiyorum. Yani bir Türk sanayicisi dünyanın neresinde olursa olsun, hangi ülkeyle olursa olsun yapacağı dış ekonomik ilişkilerle ilgili herhangi bir devlet hakkında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’ndan bilgi alabilir, katkıda bulunabileceği iş konseyleri bulunmaktadır. Bu 138 iş konseyini dünyadaki altı bölgeye bölmüş bulunmaktayız ki bunlar daha büyük ağırlıkla coğrafi bölgeler içinde olmaktadır. Afrika, Asya, Avrupa, Avrasya gibi ve Asya Pasifik gibi, bunların arasında Körfez ve Ortadoğu olmak üzere bir bölge de var. Ben bu bölgenin de koordinatör başkanlığını yürütüyorum. Bu bölgede 17 tane ülke vardır. Bugün İran’dan güneye doğru indiğiniz zaman Suudi Arabistan’dan Yemen’e kadar diğer ülkelerin içinde olduğu bir bölge.
İş konseylerinin önemi büyük
Bu iş konseyleri çok önemlidir. Sizlerin bilmesini istediğim ve DEİK’in sizlere vereceği hizmetler bakımından önemli olan bu iş konseyleri. İş konseyi nedir? 130 tane ülkeyle Türkiye’nin kurduğu bir kuruluştur. Burada kimler var? Burada o ülkeyle iş yapmak isteyen Türkler bulunuyor ve aynı zamanda bu kuruluşun o ülkede de aynı şekilde bir kuruluşu var. Orada da Türkiye’yle iş yapmayı düşünen, iş yapan kuruluşlardan meydana gelen birer yürütme kurulu var. Bu yürütme kurulları bazen tatbik edilmiyor ama senede bir kere Türkiye’de, bir kere de o ülkede toplantı yapıyorlar. Dolayısıyla bu ülkelerden herhangi birisine üye olduğunuz zaman ihracatınızı yapmak veya oradan ithalat yapmayı düşündüğünüz ülkenin iş konseyine üye olduğunuz zaman oradaki aynı gayeyi paylaşan insanlarla bir arada oluyorsunuz. O ülkedeki ekonomik gelişmeleri yakından takip edebiliyorsunuz. Oradaki kurumsal değişiklikleri, kanuni ve yönetmelik değişikliklerini şakından takip edebiliyorsunuz. O ülkeden de buraya ilgili olan insanlarla bir arada olmak ve Türkiye’yle o ülke arasında yapılacak olan alışverişin içinde, hayatiyetinde olmak imkanınız oluyor. Bence bunun çok önemli olduğunu, başka bir kanaldan bunu bulamayacağınızı ifade etmek istiyorum. 32 senelik de bir birikim olduğundan dolayı ilk baştan yarım aşıra yakın zamandan olan gelişmeleri yakından takip edebilmek imkanınız var ki benim bildiğim kadarıyla uzun yıllar hizmet verdiğimiz odaların, borsaların hepsinde bu kadar spesifik olarak ülke bazında bilgi olduğunu tahmin etmiyorum.
Ticari diplomasi içinde işlerimizi yürütüyoruz
Bu kuruluş bir ticari diplomasi içinde işlerini yürütüyor. Yalnız ihracat değil, dış ekonomik ilişkilerin her türlüsü üzerinde çalışan ve geliştirmeye çalışan bir kuruluş. Tabiatıyla ihracat, ithalat var. Çok üzerinde durmadığımız hizmet ihracatı ve ithalatı var. Turizm ve sanayi bunların en önemlisi ve gittikçe de önemli olmaya başlıyor. Lojistik var. İthalatın ve ihracatın finansman konuları var. Buna akredite, kredi ve EXİMBANK meselesi giriyor. Bunun yanında Türkiye’yi tanıtan lobi faaliyetleri var. Aynı zamanda iki ülke arasında ve dünya ülkeleri arasındaki ekonomik ağırlıklı olmak üzere bilgi alışverişi var. Bunu bir kuruluşa üye olmakla ilgili olduğunuz ülkedeki bu bilgileri alabiliyorsunuz. Bu iş konseylerinde iki türlü üyelerimiz var. Biri uzun süre zaman bunları yapan büyük kuruluşlar var ki bunlar iş yaptıkları ülkelerde yerleşmiş oluyorlar, orasıyla ekonomik temaslarını uzun zamandır devam etmiş oluyorlar. Bir de bizim son zamanlarda üstünde durduğumuz Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler var. Biz DEİK olarak onlara daha çok eğilmek ve her ülkede KOBİ’lerin daha önemli olduğunu bildiğimiz için gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde biz bu kuruluşların dış ekonomik ilişkileri içinde daha fazla yer alması için çalışmaya gayret ediyoruz. Dolayısıyla Anadolu’ya açılarak, Anadolu’da yaptıklarımızı anlatmanın ve oradaki arkadaşların bu kuruluşa daha çok dahil olmasının ihracat ağırlıklı bir ekonomi içinde olduğumuzdan dolayı 168 milyar doların kısa zaman içinde 500 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğimiz bir ülkede olduğumuzdan dolayı bu kuruluşun son derece önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.
Klasik pazarlardan daha değişik pazarlara gitmeliyiz
Bizim ağırlığımız klasik pazarlardan daha değişik pazarlara gitmek. Bugün birçok kuruluşların, ülkelerin daha tam olarak ulaşamadığı Afrika, Güney Amerika ve Asya-Pasifik gibi. 138 kuruluştan 44 tanesi Afrika’da ve hükümetimizin öngördüğü politika içinde Afrika’da artık Türkiye Cumhuriyeti hemen her ülkede bir büyükelçilik açtı. Türk Hava Yolları bunların hemen hepsine günlük uçuşlar yapıyor ki ekonomik konularda bu uçuşların yapılması elzem. Tabiatıyla Türk Hava Yolları da bunu desteklemek için Cumhurbaşkanımızın ve ilgililerin talimatıyla bunu çok iyi bir şekilde yürütüyor. Dolayısıyla tabi burada çok bakir sahalar hepimiz için. Ama aynı zamanda o kadar da iş yapmak daha zor. Dolayısıyla DEİK gibi bir kuruluşun oradaki karşıt teşkilatıyla onların yardımı ve onların sizi tanıtmasıyla oradaki sıkıntıları oraya gitmeden takdim etmesiyle, ikaz etmesiyle, bilhassa oradaki siyasi sistemlerin tam oturmuş olmadığı ülkelerde yapılacak yatırımlar ve çalışmalar, mal göndermek, hizmet almak ve hizmet göndermek bakımından son derece önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. DEİK’in bir ağırlığı da belki sizler gitmeden önce oraya bir öncü olarak bir teşkilat kurmasından ileri geliyor. Maalesef ihracat içinde olan arkadaşlarımızın hepsi bilirler ki Ekonomi Bakanlığımızın çok gayret göstermesine rağmen Ticaret Müsteşarlarımızdan yeteri kadar destek alamıyoruz. Çok büyük gelişmeler oldu, adetleri çoğaldı. Ama yeteri kadar bizlere destek verdiğini söylemek şu anda zor. Dolayısıyla bu boşluğu DEİK doldurmak üzere çalışmalarına devam ediyor.
Dünyadaki Türk işadamları bir araya geliyoruz
DEİK’in kuruluşları içinde bir kuruluş daha var ki sizlerin yakından ilgilenmesi gerektiğini tekrar düşünüyorum. Bu da DTİK Dünyadaki Türk İşadamları Kuruluşu. Dünyanın her tarafında iş yapan Türkleri bir araya getiren bir kuruluş. Yani Asya-Pasifik’te de iş yapan bir arkadaşımız Almanya’da iş yapan bir arkadaşımızla bu kuruluş vasıtasıyla temas etmek, her iki ülke arasındaki orada yaşayan ve iş yapan iki iş adamı vasıtasıyla işin özünden bilgi alma sahibi olmak. Dört senede bir Cumhurbaşkanımız başkanlığında bir kurultay yapıyoruz. Burada bütün dünyadaki Türk işadamlarını bir araya getiriyoruz. Değişik zamanlarda o ülkelere yaptığımız seyahatlerde de cumhurbaşkanımız ekonomi ile ilgili bakanlarımız, diğer yetkililer bu arkadaşlarla bir araya geliyorlar. Bunun bir kere ekonomik bakımdan son derece faydası var. Bükreş’te geçen toplantısını yaptık, bu ay içinde Tiflis’te toplantısını yapacağız ve ocak ayı içinde de Japonya’da bu toplantıları tekrar edeceğiz. 2-3 aydır dünyanın her tarafında bu toplantıları yapmaya çalışıyoruz. Bu ay sonunda Cumhurbaşkanımızın Güney Amerika’ya yapacağı Arjantin, Peru ve Venezuela ziyaretlerinde bu toplantıları yine yerine getireceğiz. Cumhurbaşkanımızın Afrika ve Güney Amerika başta olmak üzere bizi alakadar eden ülkelere yaptığı ziyaretlerin son derece ekonomik bakımdan önemli olduğunu da ifade ediyorum.
Türkiye diaspora konusunda adım atmalı
Türkiye diaspora konusunda DEİK’teki görüşümüz odur ki önemli eksiklikler içindeyiz. Bugün bizden çok daha az nüfusu olan, çok daha yeni kurulmuş ülkeler diasporaları vasıtasıyla bütün dünyada siyasi konuları takip edebilmek ve her ülkede, o ülkenin siyasi gelişmelerine tesir edebilmek imkanına sahiptir. Ermenistan, İsrail ve Lübnan bunlardan en başlıcalarıdır. Bizim 5-6 milyon Türk’ün dünyanın her tarafında olduğu bir yerde bunların 3,5-4 milyonunun Avrupa’da olduğu Hollanda, Almanya, Fransa, Lüksemburg, Belçika gibi yerlerde ağırlıklı olmak üzere bizim bu diaspora konusunda ülkemizin menfaatlerini o ülkede korumak için yeteri kadar çalışma yapabilmemiz eksikliktir. Bu eksikliği de zaman zaman 1915’teki meselelerin müdafaasında da gördüğümüz gibi önemli eksiklikler olduğunu görüyoruz. Bunun için de bu teşkilattan da daha fazla bilgi alarak belki destek olmanız ve ajandanızın da bir yerinde bulunmasının faydalı olacağını ifade etmek istiyorum.”
*****
Birlik ve beraberliğimize nazar değmesin
Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı da Türkiye’nin büyük hedeflerine ulaşabilmesi için birlik ve beraberliğin şart olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Böyle anlamlı, Türk ve Balıkesir ekonomisine katkı sağlayacak böyle bir organizasyonda bizlerle beraber olmaktan mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Bu kürsüyü ve bu salonu seviyorum. Bu salondan hep güzel, Balıkesir adına hoş haberler duyurduk. Güzel haberleri bu salondan, bu kürsüden almak, duyurmak hoşuma gidiyor. Balıkesir için birlik ve beraberlik içerisinde; Valilik, Büyükşehir Belediyesi, diğer belediyeleriyle, tüm sivil toplum kurum ve kuruluşlarıyla gerçekten gıpta edilecek güzel bir birliktelik içerisindeyiz. Bundan gerçekten çok mutluyum. 27 yıllık bir idareci olarak; ülkenin değişik yerleri ve kademelerinde yöneticilik yapmış birisi olarak bu birlikteliğin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu birliktelik olmadığında enerjimiz ne yazık ki lüzumsuz, gereksiz, kendimizin de çok sık eleştirmesine rağmen alanlara kalıyor, gerçek manada enerjimizi tüketmemiz gereken noktaya odaklanamıyoruz. Ben kendi adıma bulunduğum yerlerde onlarca örneğini yaşamış birisiyim. Balıkesir’in bu güzel birlikteliğinin Balıkesir için güzel sonuçlar doğuracağını tüm kalbimle inanıyorum.
OSB’yi genişletiyoruz
Biz hemen hemen her ay bu binada OSB yönetimi olarak toplanıyoruz. Yönetim kurulunda Büyükşehir Başkanımız, Sanayi Odamız, Ticaret Borsamız da var. Adım adım ilerliyoruz. Şu anda OSB’de arsamız bitti, yok. Bunu büyütmek adına yapılan girişimler sonucunda 700 hektar civarında bir alanı OSB’ye kattık. Önümüz açık. Balıkesir olarak bulunmuş olduğu pozisyon, konu ve etrafımızda yaşanan gelişmeler; başta otoyollar olmak üzere, Çanakkale Köprüsü, komşu illerin sanayiye doygunluğu gibi Balıkesir’in kendi özelinden kaynaklanan güzelliklerin kaynaklanan cazibelerle birlikte Balıkesir her atmosferde ifade ettiğim gibi 10 yıl sonra gerçekten sanayide söz sahibi olan bir şehir olacak. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum, iş olsun diye konuşmuyorum. İşin içindeyim, biliyorum, 2,5 yıldır bu kentteyim ve kenti de tanıdığımı düşünüyorum. Bandırma’sıyla, Balıkesir merkeziyle, tüm Balıkesir sanayisi hem Bandırma’da hem Balıkesir merkezde 10 yıl sonra çok ileri düzeyde olacak. Ben inanıyorum ki, sizlerin de inanmasını istiyorum: Bu Türkiye’mizin 500 milyarlık ihracat hedefine Balıkesir olarak biz bugünkünün en az 10-20 katı daha fazla ihracat yaparak 10 yıl sonra katkıda bulunacağız. Yeni gelen fabrikalarla, mevcut işletmelerimizin modernizasyonu ve kapasite artırımıyla, yurt dışına yönelmeleriyle, DEİK gibi kurum ve kuruluşların da bize yardımcı olmasıyla ben inanıyorum ki Türkiye büyük emellerine, büyük hedeflerine ekonomik anlamda ulaşacak. Bunu hep birlikte sağlayacağız. Bu ülkenin evlatları olarak yapacağız, bundan hiçbir tereddüdüm yok.
Mutluluk nedir
Ben haftada iki kere öğrencilerle buluşuyorum. Çocuklarla sohbet ederken onlara ‘insan ne zaman mutlu olur?’ diyorum. Ne olduğunda mutlu olursunuz? Aşk, sevgi gibi şeylerin dışında. Düşünüyorlar, bir takım cevaplar veriyorlar. Sonra şu soruyu soruyorum: Matematikten 100 almakta Beden Eğitiminden veya Din Kültüründen 100 almak sizde nasıl duygu yaratıyor diyorum sevinç ve mutluluk anlamında. Çocuklar yüzde 100’e yakını Matematikten 100 almak başka bir şey diyor. Niye diyorum? Bazıları matematik önemli ders diyor. Hayır, bana göre en önemli ders Beden Eğitimi. Vücut sağlığını sağlayabilmek için birinci ders bu. Önce o olacak, sonra matematik, fizik, kimya olacak. Sonuçta şuraya çıkıyor: bizim önümüze zorluklar çıkacak. Biz aşacağız ve mutlu olacağız. Mutlu olmanın en basit yolu, hayatımızda karşılaştığımız çeşitli güçlüklerin aşılmasıdır. Çözüm üretip, bir şekilde mücadele edip onu aşmaktır. Buradaki bir çok sanayici bugüne gelinceye kadar bunu onlarca kez yaşamıştır. Ben de kendi iş, meslek ve öğrencilik hayatımda bende yaşadım. Dolayısıyla önümüzdeki engeller için gençlere şunu söylüyorum: Bunlar olacak, bu zorluklar hayatınızda bol bol olsun diyorum. Bunlar sizin mutluluk araçlarınız şimdi diyorum. Her zorluk, her güç dediğiniz şeyi aştığınızda mutlu oluyorsunuz. İnsanların da mutlu olmaya ihtiyacı var. Ülkemizin bütün insanlarının mutlu olabilmesi için bu büyük hedeflere hep birlikte koşacağız. El ele, birlikte enerjimizi, sinerjimizi oluşturarak inşallah ben Türkiye Cumhuriyeti’nin layık olduğu yere geleceğine, dünya nezdinde de ilk 10 ekonomiden biri olacağına; ama ihracatı yüksek bir ekonomi olacağına inanıyorum. Önümüzdeki engellerin de bizim mutluluk vesileleri olarak isimlendiriyorum.”
Sunumlar yapıldı
Yapılan konuşmaların ardından DEİK Genel Sekreteri Caner Çelek ‘DEİK; İşimiz Ticari Diploması’ konulu sunum ve DEİK Başekonomisti Özlem Yetkin Turan da ‘Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeler ‘ konulu sunum gerçekleştirdi.