Siyasi hırsların faturasını kim ödeyecek?

35 yıl önceki işlemin yok sayılması, 31 yıl önce verilen diplomanın iptal edilmesiyle başlayan İmamoğlu operasyonu ‘’Kent Uzlaşısı ve çıkar amaçlı suç örgütü kurma’’ suçlamaları yöneltilerek 4 gün gözaltıyla başlayan süreç tutuklanmayla sonuçlandı. 19 Mart’tan itibaren Saraçhane merkezli protestolarla tüm Türkiye ayakta, milyonlar sokaklarda…

 

Erdoğan’ı dört kez yenen, cumhurbaşkanlığında en güçlü rakibi haline gelen 16 milyon İstanbullunun iradesi, İBB ve TBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tamda 15 milyonun üzerinde yurttaşın oylarıyla aday yapıldığı gün Silivri cezaevine atıldı. Eylemleri izleyen gazeteciler, ‘her şey çok güzel olacak Ekrem abi’ diyen genç Berkay Gezgin tutuklandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınmasının ardından başlayan protestolarda 1879 kişinin gözaltına alındığı, 260’ının tutuklandığı bilgisini verdi. Gözaltına alınan ve tutuklananların önemli bir kısmı çocuk-gençler!

Oysa bu iktidar gelirken ‘Yasakların’ kaldırılacağı bir düzen vaat etmişti! Siyasi hırslara, siyasi ikballere bu gençler kurban edilir hale geldi…

 

Siyasi hedefli yaşananlara bakıldığında 19 Mart ‘iktidar Darbesi’dir!

Özellikle Saraçhane ve bazı kentler eylemleri engelleme-kısıtlama amacıyla abluka altına alındı. Güvenlik güçlerinin müdahalesi olmayan yerlerde gösteriler olaysız sonuçlanırken, polis müdahalesiyle istenmeyen görüntüler ortaya çıktı. İktidar nasıl ki Mayıs seçimlerinde ‘’Montaj’’ kasetlerle kamuoyu oluşturduysa yine Türkiye dışındaki ülkelerde yapılan kitlesel gösterileri mesela Gürcistan’daki görüntüleri sanki Türkiye’de olmuş gibi servis ederek kamuoyunu yönlendirmeye çalıştı.

 

CAMİ’DE SİYASET…

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan sonra, Saraçhane Şehzadebaşı Camiinde, hem de Kadir gecesi günü imam Minberde ‘’hiç umutlanmayın oğlum, Türkiye’de var ya demir yumruğu yersiniz, akıllı olun’’ sözleriyle siyasi iktidarı savunuyor, küçük bir grupta alkışlıyor; camiler siyaset yeri mi, ibadet yeri mi, hakkında işlem başlatılır mı dersiniz?

 

19 MART DARBESİNİN EKONOMİK MALİYETİ…

Ekrem İmamoğlu operasyonu ekonomiyi alt üst etti. Döviz çıktı, yabancı kaçtı, sokaklar yaşanan sıkıntıların da tetiklemesiyle eylem alanı oldu. Partili cumhurbaşkanı Erdoğan ise yine her zamanki gibi, CHP’nin ekonomide suni dalgalanmaya sebep olduğunu söyledi. Tıpkı gezi de oluğu gibi…

Oysa iktidar NAS diyerek, ekonominin kurallarını çiğneyerek, faizleri düşürdü, sonra Kur Korumalı Mevduatı (KKM) getirip trilyonluk zarara yol açtı. Sonra aynı iktidar maceradan dönerek Mehmet Şimşek’i tekrar ekonomin dümenine getirerek heterodoks politikalardan Ortodoks yani Şimşek’in ifadesiyle ‘irrasyonel’ ekonomi politikasından ‘rasyonel’ politikalara döneceği sözünü verdi.

İki yıldır halkı inim inim inleten sıkılaştırıcı, sıkı para politikalarıyla biriktirilen rezervler yapılan siyasi operasyonlarla heba edildi… yükselen TL kredi faizleri reel sektörü yabancı parayla borçlanmaya yöneltti, firmaların 1 günlük döviz risk maliyeti 270 milyar.

Bugün döviz, altın yükseliyor, borsa düşüyorsa, yabancı yatırımcı ülkeden çıkıyorsa, borsa yatırımcısı zarar ettiğini bile bile borsadan çıkıyorsa sebebi muhalefet değil, iktidardır.

İBB’ye yönelik operasyonlarla birlikte, Türkiye’nin baş döndürücü siyasi gündeminin ekonomiye tek günlük maliyetinin uzmanların hesaplamalarına göre yaklaşık 2.8 trilyon lirayı bulduğu iddia edilmektedir. Tabi esas vahim tabloyu hanehalkı yaşıyor. Dövizin yükselmesiyle maliyetler artıyor, zam yağmuru başlıyor; akaryakıt, elektrik, doğalgaz zamlandı, daha da zamlanacağından başka! Gelirleri enflasyon altında eriyen vatandaş daha fazla yoksulluğa itiliyor, çilesi daha da artıyor.

Tüm bu türbülansın nedeni ekonominin temel paradigmalarının sonucu değil, iktidarın muhalefete yönelik operasyonların sonucudur. Şimdi iktidar her zaman yaptığı gibi, kendi sebep olduğu olumsuzlukların faturasını muhalefete özellikle CHP’ye yüklemeye çalışmaktadır.

İktidarın aksine siyasette normalleşme olmasını isteyen, temasları başlatan CHP değil mi? CHP ve kitleler durduk yerde kendiliğinden mi meydanlara döküldü. Ne yapacaktı CHP, kendisine yönelik siyasi operasyonlara sessiz kalıp, boyun mu eğecekti…

Sınırsız yetkili iktidarın, sorumluluktan kaçarak faturayı kendisi dışındakilere kesmesine göz yumulmamalı…

‘’İnsan, adaletsizliği genellikle sadece kendi canı yandığında görür.’’ Charles Bukowski

 

 

Exit mobile version