POLİTİKA

ZAĞNOSPAŞA MEYDANI

ZAĞNOSPAŞA MEYDANI
AHMET SERT
AHMET SERT( ahmetsert@gmail.com )
3.181
04 Ocak 2021 - 0:05

Ne çekti bu şehir….

Meydansızlıktan, heykelsizlikten, estetik, sanat-zanaat,görgü, kültür-sanat kısırlığından…

Malum; şehirler meydansız, meydanlar heykelsiz olmaz.

Ama şehr-i Balıkesir tarihin hiçbir devrinde ne yazık ki bu vasfa sahip bir alana sahip olmadı.

Dolayısıyla hiç sahip olamadığımız bu tür şeyleri istemek de kimsenin aklına pek gelmedi.

Zaten ülkemizdeki bütün şehirler gibi cumhuriyetin ilk dönemlerine kadar şehrimizin de kasaba kıvamında bir yerleşim yeri olmak, kaderi oldu.

Cumhuriyet ilan edilince Osmanlı döneminde kurulan “belediye teşkilatı” yeni bir form kazandı.

1930’da kabul edilen Belediye Kanunu ile şehircilik daha planlı, daha kurumsal bir çerçevede yapılmaya çalışılacaktı.

Bu amaçla şehrin haritaları çıkartıldı; imar planları hazırlatıldı.

Bizim şehrin imar planını ünlü İsviçreli mimar Ernst Egli çizdi. Ancak 1938’de başlayıp 1941’de bitirdiği plan revize talepleriyle ancak 3 yıl sonra 1944’de uygulanmaya başlanabildi.

Daha hazırlık aşamasında ne yaptık ne ettik, bu planı değiştirmeye muvaffak olduk; o belediye meclis üyesi, bu bürokrat, şu hatırlı esnaf derken planı kendimize uydurduk.

Çıkan planın uygulanması da bir hayli fırtınalı oldu. O dönemin Belediye Reisi İsmail Hakkı Varnalı hatıralarında bu durumdan çok yakınmış garibim. Zaten iki küsur yıl görev yaptıktan sonra sağlık sebeplerini öne sürerek reislikten affını istedi.

Varnalı, hatıratında imar planının uygulanması için istimlak yapılması gerektiğini, ancak hatırlı ahalinin bu plandan kendilerinin ayrı tututlmasını istediğini şu sözlerle ifade ediyor.

Bize de mi yahu! Görmeyiversin…”

Şehrin yapılaşmasının nasıl vahim bir anlayışla şekillendiğini aşağıdaki şu sözlerinden gayet net anlamıyor muyuz?

 

“Şu veya bu vatandaş hakkında ruhsatsız inşaat yapılır. Belediyece görülür. Fakat reis ahbabınızsa sizi cezadan vareste kılabilir! Bu olağan şeydir! Ve birçoklarımızda kanaat bu merkezdedir.”

Neticede bu plan doğru dürüst uygulanamadan 1955’de belediyenin tozlu raflarında yerini aldı.

Bu planı uygulayabilseydik birçok meydan kazanma şansına sahip olabilirdik belki daha o zamanlarda…

Egli’nin yaptığı Plana göre şehrin o dönemki küçücük halinde bile 5 adet meydan planladığı görülüyor.

Bunlar; şimdinin Ali Hikmet Paşa Kavşağı olup meydan olarak anılan “Ticaret Meydanı”, Deve Loncasında “Müze Meydanı”, İstasyonun önündeki “istasyon Meydanı, valilik yanındaki “Hükumet Meydanı” ve Kuva-yı Milliye Müzesi yanındaki “Belediye Meydanı” olarak hayata geçirilecekti.

Neticede olmadı; Alman mantalitesiyle yapılan plan Türk kafasına, yaşayışına, şehircilik anlayışına uymadı.

Bu plandan önce şimdiki Ali Hikmet Paşa Meydanı/kavşağında bulunan ve 1909 yılında yapılıp, 1935 yılında yıkılan belediye binasına atıfla adına Belediye Meydanı denilen bir meydana sahiptik.

Yine 1912’de yapılan İstasyon Binasının önündeki boş alan “Cumhuriyet Meydanı” olarak isimlendiriliyordu. Bu meydanın Cumhuriyetin ilanından sonra özellikle 1930’larda çok önem kazandığını, törenlerin burada yapıldığını görüyoruz.

1934 Kasım ayı belediye meclis toplantısında alınan karar gereği 1935 İlkbaharında meydanda genişletme çalışmaları ile bazı düzenlemeler yapıldı.

Bu düzenlemelerle istasyon karşısında 12.000 metrekarelik bir meydan hayata geçirilecek ve meydanın tam ortasında 400 metrekarelik bir alan çiçek bahçesi yapılacak, onun çevresine de 684 metrekare sıcak asfalt, 1876 metrekare asfalt dökülecekti.

Ancak bütün bu meydanlar kavşak niteliğinde olan ve bir türlü insanımıza gerçek bir “kent meydanı” imkânlarını sunamayan alanlar olarak kaldı.

Zaten Egli Planı gerçekten uygulanabilseydi bile yine de değişimkısıtlı olacaktı; çünkü bu plan bile eski kent merkezini koruyup, daha çok yeni yerleşim yerleri açan bir yapıdaydı.

Kısa da olsa bu kadar bilgiyi şehrimizin bu zamana kadar nelerle uğraşarak, nasıl bir seyir izleyerek geldiğini anlatmak açısından verdim.

 

Şimdi gelelim günümüze…

Yakın zamanda özellikle Zağnospaşa Cami çevresinde şekillenen bir meydan düzenlemesi yapma fikri ve projesinde yine rahmetli Sabri Uğur’u görüyoruz.

Rahmetli, bu fikri ortaya atmasaydı; hal binasını tartışmaya açmasaydı; cami yanındaki alan bugünkü durumuna gelir miydi bilmem…

Muhtemelen hal binasının hala ayakta olduğu, bu bölgedeki diğer binaların da yıkılmasının gündeme gelmediği bir durumu yaşayacağımızı düşünüyorum.

Bazıları katılmasa da şahsi kanaatim olarak rahmetlinin şehir tarihinde Naci Kodanaz ile birlikte en başarılı başkan olduğunu düşünüyorum.

Rahmetli Sabri Uğur asfalt parasına feda edilince bu proje de ne yazık ki gündemden kalktı. Onun yerine başkanlığa seçilen İsmail OK yıktırmamak vaadiyle oy aldığı hal binasını yıktırıp bir düzenleme yapılacağını ilan edince proje değişik bir boyut aldı.

Ancak o da bir sonraki seçimde kaybedince bu defa da Edip Uğur yeni proje seçenekleriyle sahne aldı.

Bu konu üzerinde başta Tarık Sürmelioğlu olmak üzere detaylı yazılar yazıldığı için konuyu fazla uzatmayacağım.

Neticede bir türlü Paşa Cami ve çevresinde bir meydan düzenlemesi yapmak mümkün olamadı.

Kamulaştırma tartışmaları yüzünden uzayan süreç herkesin malumu…

Şimdi Yılmaz kendisinden önce belli bir aşamaya getirilen çalışmaları bitirmeye çalışıyor.

Ancak bir takım gazeteciler de aralarında olmak üzere bazı kişilerce sanki bütün işi Yılmaz yapmış gibi oluşturulan algıyı görünce şaşırmamak elde değil…

Üstelik geçtiğimiz ay şehrimize bir ziyaret gerçekleştiren Bakan Kurum’un fitilini ateşlediği “siluet” tartışması da işin cabası…

Mevcut yönetim aylar boyunca, yapacağı meydan düzenlemesini kamuoyuna açıklamadı.

Kamuoyu; projenin içinde olduğunu ancak inşaat başladığı zaman anladığı “wc inşaatının” 4734 sayılı ihale kanununun 21/B maddesindeki “pazarlık usulü” ile adrese teslim ihale edildiğini çok sonraları öğrendi.

Neden bu şirket seçildi, neden ve nasıl bu rakam belirlendi, hala muamma…

Bendeniz; sosyal medyada defalarca bu meydan projesini kimin çizdiğini, daha önce böyle projeler yapıp yapmadığını sorsam da bir türlü cevap almak mümkün olmadı.

Zaten; gizlenen projenin açıklanması da muhalefet partilerinin bu projeyle ilgili iddialarına iktidar partisinin belediye meclis grubu sözcüsünün  “lütuf göstererek” açıklamasında yer vermesiyle oldu.

Bakanın açıklamalarıyla gündeme gelen siluet tartışmaları hala devam ediyor.

Yine bazı gazetecilerin ve kraldan çok kralcı zevatın iddialarına göre Yeni Çarşı karşısındaki camiden yüksek yapının tıraşlanması konusu “güleç ve vizyoner” başkan tarafından halledilebilirdi ancak… Halletti de nitekim…

Peki, bu ticaret merkezi vasfına sahip binanın, daha yeni sayılabilecek zamanda verilen ruhsatını vermeseydi ya başkan ve yönetimindeki bürokratları o zaman…

Koruma kurulunun daha kendini bile koruyamadığını saat kulesi ve şadırvanın yanındaki binalara verilen yoğunluk ve kat sayısının fazlalığıyla anlamıştık zaten…

O halde eğer istenilseydi Paşa Cami çaprazındaki bu ticaret merkezine verilen kat sayısının camiden daha az yükseklikte olabileceğini kestirebilmek hiç de zor değil…

Yazık değil mi o zaman belediyenin kasasından dolayısıyla bizim vergilerimizle oluşan kaynaktan bu tıraşlanacak katlar için verilecek kamulaştırma bedeline…

Bu mu vizyonerlik, tasarruf, etkin kaynak yönetimi…

Neticede Zağnospaşa Meydan düzenlemesi daha çok konuşulur.

Keşke en baştan halkın sürece bizzat katılımının sağlandığı, sürecin şeffaf ve açık yürütüldüğü bir ortam oluşturulabilseydi.

Daha bu işin yıkılan hal alanındaki kısmı var. Bakalım orada neleri, ne şekilde göreceğiz.

Bakalım neler çıkacak meydana; ne değişiklikler, ne gelişmeler olacak şehrin meydanında…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ocak 2020
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

Gazetemiz İHA abonesidir. Kaynağı haber ajansı olan haberlerimiz dışındaki haber gazetemiz özel haberleridir ve yayın hakları bize aittir. İzin almadan kullanmayınız. Köşe yazarlarının yazıları yazarlara aittir.