POLİTİKA

YIKILAN OKULLAR, İNŞA EDİLEN GELECEĞİMİZ OLSUN

YIKILAN OKULLAR, İNŞA EDİLEN GELECEĞİMİZ OLSUN
AHMET SERT
AHMET SERT( ahmetsert@gmail.com )
307 defa
12 Şubat 2020 - 12:20

Balıkesir Valiliği geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir basın bülteniyle, yapılan ölçümler sonucu deprem riski taşıdığı gerekçesiyle il genelindeki 51 okulun yıkılarak yeniden yapılmasına karar verildiğini duyurdu.

Bu haberi alır almaz yine aklımızda bin bir türlü düşünce uçuşmaya başladı.

Malum birkaç aydan beri depremle yatıp depremle kalkar olduk. Psikolojimiz sarsıldı, evlerimizdeki avizeye çocuğumuzdan, eşimizden fazla bakar duruma geldik. Bu okullardan biri bendenizin de üç yılını geçirdiği BCAL (Balıkesir Cumhuriyet Anadolu Lisesi )

Cumhuriyet Lisesinin ortaokul kısmında geçen üç yıl…

Dolayısıyla iyi kötü anılarımın bir bölümünü oluşturan, hayatımın üç yılını geçirdiğim bir bina ve onun bahçesi…

Deprem riski taşıdığı ilan edilen okulların güvenlik nedeniyle yıkılıp yeniden yapılacak olması güzel.

Ancak bu cümle, arkasından  amayla başlayan birçok cümleyi daha peşi sıra beraberinde getiriyor.

Çocuklarımız bu okullarda yıllardır eğitim-öğretim hayatına devam ediyor. Allah göstermesin birkaç yıl önce mesai saatleri içinde sağlam bir deprem felaketine uğrasaydık bu okullarımızın durumunu ve yaşanacakları gözümün önüne getirmek bile istemiyorum.

Bu okulların içinde SYAL ve BCAL gibi bilinen okullarımız da var. Hele SYAL bırakın şehrimizi ülke çapında sesini duyurmayı başaran bir okulumuz.

Okulu yaptıranlarsa şehrin en zengini ve onlarca yıllık mazisi olan bir aile. Yani okul, yapım aşamasında parasal sıkıntı yaşanmadan ve zamanının en iyi imkânlarıyla yapılmış olmalı değil mi? Yapılış tarihi 86-87 yılları daha 33 yıllık bir binadan söz ediyoruz.

Cumhuriyet Lisesi de ha keza onlarca yıllık bir okul. Demek ki biz ve çocuklarımız da dâhil yıllarca “kelle koltukta” okumuşumuz bu okullarda.

Okulların nasıl olup da bu şekilde yapıldığına mı yanalım. Yıllarca bu durumda olan okullarda hiçbir tedbir alınmadan, süregiden durumun neden şimdiye kadar tespit edilmediğine mi? Yazık olan kıt imkânlara, milli kaynaklara mı?

İlginç milletiz vesselam. Dolayısıyla bu ilginç milleti oluşturan ilginç insanların seçtiği insanlardan oluşan devleti idare edenlerin de ilginç olması kadar doğal bir durum yok.

Başımıza felaket, musibet gelmeden, testi kırılmadan harekete geçen insanlar, millet, devlet olmayı başaramadık, beceremedik bir türlü ne yazık ki.

Deprem bu şehrin kaderinde çok az şehrin kaderini etkilediği kadar yıkıcı bir şekilde yer alıyor. 1898 depreminin bu şehri yerle bir ettiği gerçeğini vurgulamaktan, akıllara mıh gibi çakmanın gerekliliğinden bir an olsun kendimizi alıkoymamamız gerekiyor.

Dolayısıyla şehri yönetenler, şehirde yaşayanlar bu şehrin tarihini, gerçeklerini ana hatlarıyla bilmek zorunda.

Koca yaz sezonu geçti, deprem gerçeği ülkenin ve özelinde şehrimizin acı bir gerçeğiyken ara tatil dönüşü okullar yeni açılmışken mi bu gerçek başlarına dank etti yöneticilerin.

Planlama yaz sezonunda yapılıp, ona göre önlemler alınıp, uygulamaya geçilmesi gerekirken yaşanan deprem fırtınasının ardından güncel gündeme yönelik atılan panik adımlar, “kervan yolda düzülür” mantığıyla yapılan işler…

Bu liselerde okuyan çocukların bir kısmı 11’nci, 12’nci sınıf öğrencileri; canhıraş şekilde hayatlarının en önemli sınavına hazırlanıyorlar. Bu okullara köylerden, ilçelerden gelenler var. Bu öğrencilerin çoğu öğleden sonra kursa gidiyor ya da özel ders alıyor.

Yani “biz kararı alalım da riske girmeyelim” demek işleri çözme konusunda ne kadar gerçekçi sonuçlar üretebiliyor; bundan etkilenen çocukları, velilerin hayatını nasıl etkiliyor, düşündünüz mü?

Bu şehir her an depremin olası yıkıcı gerçekleriyle yüzleşme tehlikesi yaşayan bir coğrafyada.

Valisinden, başkanına, meclis üyesinden, vekiline herkes “derhal” bütün işini gücünü bırakıp, şehirde yaşayan 1,2 milyon küsur insanın hayatını ilgilendiren hayati öneme haiz bu konuda harekete geçmeli.

Mesele sadece birkaç okul için yıkım kararı almakla çözülecek bir mesele değil.

Bu şehirde 33 yıllık okul binasını yıkarken 70 hatta 80 yıllık stadyumda binlerce insana maç seyrettirmek nasıl bir düşünce yapısının ürünü olabilir. Ya da Vasıf Çınar Caddesinde Valilik yanındaki askeri lojmanın bazılarını yıkarken, üf desen yıkılacak olan diğerini bırakmaya ne demeli.

Acilen bu ölçümler bütün kamu binalarına da uygulanmalı.

Bu da yetmez…

Artık; vatandaşın, başkanların, belediye yetkililerinin kulağının üstüne yatarak görmezden geldikleri kentsel dönüşüm çalışmalarına “derhal” başlanmalı. Şehrimizin “çarşı” dediğimiz bölümü başta olmak üzere birçok bölgemizde çöküntü bölgeleri var.

Kamulaştırma yapılarak ve “ne olursa olsun, bir şekilde” anlaşılarak bu bölgelerde yıkımlar yapılarak eskilerinin yerine depreme dayanıklı yapılar yapılmalı.

Zaman; Şehrimizi gerekli yerlerde meydanıyla, caddeleriyle, parklarıyla, modern şehircilik esaslarına uygun şekilde sağlam kamu ve şahıs binalarıyla yeniden inşa etme zamanı.

Aklımızı başımıza alma zamanı gelmedi mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.

suadiye evden eve nakliyat
kartal evden eve nakliyat