POLİTİKA

Taşıma Suyla Değirmen Dönmüyor

Taşıma Suyla Değirmen Dönmüyor
Düşünen Adam
Düşünen Adam( dusunenadam@politikam.com )
1.304 views
23 Ekim 2018 - 20:52

Dört ay öncesine kadar, Hükümet’in uyguladığı ekonomi politikalarına kendisi ve Başkanı olduğu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) adına tam destek veren Rıfat Hisarcıklıoğlu ekonomik krizin yarattığı sıkıntılardan yakınıyor ve yakınmalarını; “Bin türlü sıkıntı yaşarken Devletimizden tek istediğimiz, yanımızda olduğunu göstermesidir” sözleriyle tamamlıyor.

Ekonomide yaşanan sıkıntıların nedeninden- nedense- hiç bahis yok. Somut bir çözüm önerisi de yok. Adeta Hükümet’ten “diyet” istiyor!

Şikâyet konuları; faizler, kurlar ve bürokrasi. Kendi iş dünyası ile finans sektörünün aynı gemide olduğunu, ikisinin de olumsuzluklardan aynı şekilde zarar göreceğini vurguluyor. Doğru söze ne denir? Geminin diğer yolcularından tek kelime bahis yok! Çalışan kesim, çiftçi, esnaf, emekli, hepsi güverte yolcuları. Denize atlarlar ya da atılırlar…

İş dünyası adına finans sektöründen işbirliği ve destek bekliyor. Oysa, ikisi de kendi savundukları serbest piyasa ekonomisinin ülkü birliği içindeki neferleri. Marx’ın büyük öngörüsünü on yılda bir ama her seferde haklı çıkarıyorlar. “Kapitalizmin en büyük düşmanı kapitalistlerdir”.

İş dünyası olmazsa bankalar olmaz, bankalar olmazsa iş dünyası ayakta kalamaz. İş dünyası zorlandığında bankaların kapısını çalar, düşük faizle ucuz borç para arar, bulamazsa-serbest piyasa ekonomisi gereği mecburen- yüksek faiz ödemeyi kabul eder ve borçlanır. İşleri bozulunca bankalara salvo ateşi ile saldırır. Bir yandan serbest piyasa ekonomisi der, bir yandan da aynı kurallara göre faaliyetini sürdüren bankalara ver yansın eder. Bir anda iki “zorunlu kardeş” iki “doğal düşman” oluverir.

TOBB bünyesinde çeşitli alanlarda yatırımları olan, kârlı gördükleri sektörlerde yeni yatırımlar yapmayı plânlayan kişiler, kurumlar var. Mademki, bankalardan istedikleri, bekledikleri desteği göremiyorlar, neden bankacılık sektörüne yatırım yapmazlar? Kendi bankaları dahi olsa istedikleri koşullarda borçlanabileceklerini imkânsız görüyor olmalılar! Tabii ki, tüm seçenekleri düşünmüşlerdir. Taşıma suyla değirmen dönmeyeceğini bildikleri halde; sistemin nimetlerini kendilerinin “hakkı”, külfetlerini yüklenmeyi devletin “görevi” çilesini de halkın “kaderi” olarak görürler.

Türk Ekonomisi’nin temel sorunu tasarruf yetersizliği. Nedeni ise toplumda gelir dağılımındaki eşitsizlik, yaygın yoksulluk ve bilinçsiz tüketim. Zengin ve mutlu azınlığın tasarrufları, yoksul ve mutsuz çoğunluğun tasarruf açığını kapatmak için yeterli olmuyor. Mutsuz azınlık borçlanarak tüketerek kendisini mutlu ettiğini düşünüyor.

Sonuç: Zenginin de, devletin de, halkın da borç batağında debelendiği bir ekonomik düzen. Akademik tanımı ise “serbest piyasa ekonomisi”! Sıkıysa itiraz et. Anında “dinazor” ya da “ekonomi yobazı”  nişanını takıverirler!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.
Kasım 2018
PSÇPCCP
« Eki  
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930 

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.