POLİTİKA

Sıra Atatürk’ün Vasiyetinde! Arkası gelecek mi?

Sıra Atatürk’ün Vasiyetinde! Arkası gelecek mi?
Düşünen Adam
Düşünen Adam( dusunenadam@politikam.com )
287 defa
14 Mart 2019 - 20:23

Atatürk’ün, ölümünden yaklaşık iki ay önce (5 Eylül 1938) düzenlediği vasiyetnamesinden; “Sahibi olduğum tüm nakit ve hisse senetleri ile Çankaya’daki menkul ve gayrimenkul mal varlığımı-belli koşullarla- CHP’ye devrediyorum”. Söz konusu koşullar şunlar:

  • “Nakit ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından değerlendirilecektir.
  • Manevi kızları; Afet (İnan), Sabiha “Gökçen”, Ülkü (Adatepe), Rukiye ve Nebile’ye-hayatta kaldıkları sürece- aylık olarak belirlenen… Lira ödenecektir.
  • Sabiha’ya bir ev alınabilecek para verilecektir.
  • İsmet İnönü’nün çocuklarının yüksek tahsillerini tamamlayabilmeleri için ihtiyaç duyulacak para ailesine ödenecektir.
  • Her sene nemadan geri kalan miktar para Türk Tarih Kurumu(TTK) ile Türk Dil Kurumu’na (TDK) yarı yarıya tahsis edilecektir”.

Kolayca anlaşılacağı gibi; Atatürk, İş Bankası’ndaki hisselerinin kuru mülkiyetini CHP’ye, gelirini de TTK ve TDK’na bağışlamıştır. Bunun tartışma konusu yapılması, siyasi malzeme olarak kullanılması, ölen kişiye saygısızlıktan öteye bir anlam taşımaz.

İki kurum da Atatürk tarafından, “Cumhuriyet Devrimleri ile getirilen ulus ve vatandaşlık bilincini geliştirmek” amacıyla kurulmuştur. Bunun için de, bu kurumlara siyasi baskılardan etkilenmeyecek bir tür özerk kimlik, özel statü tanınmıştır.

Atatürk’ün CHP’ye bıraktığı hisse senetleri, İş Bankası’nın yüzde 28.1 payına karşılık olup, CHP’nin bu pay karşılığında İş Bankası Yönetim Kurulu’na dört yönetim kurulu üyesi atamak dışında hiçbir akçeli hakkı yoktur. Zaten, Anayasa’nın 61. Maddesine göre, siyasi partilerin ticari faaliyette bulunmaları yasaktır.       

TTK ve TDK 1983’te kapatılarak “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” adı altında bir kamu birimine dönüştürüldü. (12 Eylül tufanının sonucu olarak “netekim”)!

1938-2019. Seksen bir yıl sonra Cumhuriyet’in kurucusu bir insanın vasiyetini TBMM’nin oy çokluğu ile çıkaracağı bir yasa ile yok saymaya çalışmanın mantıklı, vicdani bir tarafı olabilir mi? Varsa, bilmek hakkımız değil mi?

Atatürk’ü yok saymak, küçük düşürmek, değersizleştirmek Türkiye’ye ne kazandıracaktır? İş bankası hisselerinin Hazine’ye devri ile faizler mi düşecek, yatırımlar mı artacak, işsizlik mi azalacak, enflâsyon mu düşecek?

Bu çığır açılırsa, 24 Kasım 1934’te Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını veren yasayı oybirliği ile çıkaran TBMM’nin şimdi de aynı yasayı –oy çokluğu ile de olsa- değiştirmesinin bile gündeme getirilmesi şaşırtıcı olmayacaktır!

Afrika’nın ilkel kabilelerinin dışında Dünya’da örneği, benzeri görülmemiş, görülemeyecek, akla gelmeyecek, sığmayacak konuların, işlerin gündeme getirilmesinden bıktık, usandık…

Yaşadıklarımız da, düşündüklerimiz de, Fransız filozofu Descartes’in; “yaşıyorum düşünüyorum, düşünüyorum öyleyse varım” sözü ile hiç bağdaşmıyor. Déscartes’ın, “yaşamak” ve “düşünmek”, sözleri “içi dolu” konular, işler için geçerlidir. Ya bizim uğraştıklarımız?

Düşünen Adam

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.