POLİTİKA

NE OLUR BİRAZ SAYGI!

NE OLUR BİRAZ SAYGI!
AHMET SERT
AHMET SERT( ahmetsert@gmail.com )
4.819
30 Kasım 2020 - 0:18

Zaman çok çabuk geçiyor; 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerin üzerinden tam bir buçuk yıl geçti. Bir değişiklik olmazsa yeni seçimlerin yapılmasına şunun şurasında üç buçuk yıl var.

Seçimler yapılır, gelir geçer elbet. Hiç kimse kazık çakmadı; ne dünyaya ne koltuklara. Bu koltuklar gelip geçici, emanet yani…

Bu koltuklara oturmanın amacı halka hizmet tabi ki… Amaç ulvi ve görünürde böyle olmasına rağmen başka sebeplerle gelenlerin olduğunu da her devirde gördük, göreceğiz.

Aynı zamanda bu koltuklara oturmanın bir bedeli, gerekleri ve sorumlulukları var. Yani öyle o koltukları doldurmak kolay değil hani…

Belediye yönetimleri halkla en çok iç içe olan, vatandaşın en çok muhatap olduğu yerel yönetimler. Doğumdan cenazeye, sokağa adımımızı attığımız andan itibaren evimize geri dönene kadar birçok vesileyle belediye hizmetleriyle ya da belediye personeliyle karşılaşmak çok olası.

Dolayısıyla belediye yönetiminin halkla olan ilişkisini bu çerçeve temelinde şekillendirmesi gerekiyor.

Belediye yönetimlerinin bütün fiil ve icraatlarında halka açık ve şeffaf yönetim süreçleriyle muamele etmesi gerekiyor.

Yönetimde olan iktidar partisinin kendince belirlediği ve öncelik verdiğini her zaman sıklıkla vurguladığı yönetim ilkelerinden biri “katılımcı belediyecilik”…

Bu ilkeyi, bizzat başkanın defalarca dile getirdiği “Şehri beraberce yöneteceğiz.” ve “Şehrin sakini değil sahibi olun” gibi cümlelerle daha da ileri bir boyuta taşıdığını da biliyoruz.

Ancak geçen bir buçuk yıllık süreçte bu süslü cümlelerin, retoriğin sadece söylem boyutunda kaldığını fiili olarak hiçbir zaman hayata geçirilemediğini üzülerek görmüş olduk ne yazık ki…

Seçimden önce verilen “katılımcı belediyecilik” sözünün şimdilerde küçük bir grup haricinde kimseyi kapsamıyor olması hayatımızın yakıcı bir gerçeği haline geldi.

İşin en vahim ve üzücü tarafı da vatandaşı denklemin dışında tutma davranışının artık yönetimsel bir alışkanlık haline gelmesi…

Başkanın seçim öncesi yaptığı lansman toplantısında gülücükler saçarak yaptığı konuşmada “katılımcı belediyecilik anlayışıyla, şehri birlikte yöneteceği” vatandaşlarına verdiği vaatler hala hafızalarda.

Uçacaktık, kaçacaktık, her bir şeyin şehri olacaktık.

Ancak geçen bir buçuk yıllık sürede bu söylemlerin kâğıt üzerinde kaldığını görüyoruz.

Ancak haklarını teslim etmek adına bu işi iyi yapan birkaç başkanın adını saymamak haksızlık olur. Özellikle Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş’ın hem iş yapma hem de yapılan işleri halka açık ve şeffaf şekilde anlatma konusunda şehirdeki belediye başkanları arasında emsalsiz bir konumda olduğunu belirtmek gerekiyor.

Yine Hasan Avcı ve Dinçer Orkan da elden geldiği kadarıyla projeleri ve süreci mümkün olduğunca açık şekilde halkla paylaşmaya çalışıyor.

Bu konuda ne yazık ki en zayıf halka en önemli ve etkili makamda oturan Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz. Kendisi bizzat bir televizyon programı vasıtasıyla bunu yapmadığı gibi geçen sürede bir basın toplantısıyla basın mensuplarının karşısına da çıkmış değil.

Oysa diğer şehirlerde görev yapan başkanların böyle toplantıları, mülakatları zaman zaman yaptıklarını biliyoruz.

Doğal olarak başkan bu şekilde bir davranış biçimi geliştirince ekibi de yapılan ve yapılacaklar hakkında ketum davranmaktan geri kalmıyor.

Ancak bu makamlar, mevkiler halka rağmen, halka bilgi vermeden görev yapılacak yerler değil. Kapalı kapılar ardında, gizli kapaklı yapılan işlerin de bir şekilde yapanların eline yüzüne bulaştığını güncel bir proje olan Zağanospaşa Meydan Düzenlemesi ve Turan Caddesindeki altyapı çalışmalarındaki aksaklıklardan görüyoruz.

Belediyeler vatandaşın işinin en çok düştüğü, en çok hizmet aldığı ve yaptığı iş ve icraatların hayatını doğrudan ve önemli şekilde etkilediği kurumlardır.

Aynı zamanda kamusal bir kurum olmasının yanında seçimlerle iş başına gelinen bir kurum olduğu için siyasi yönü de bulunan bir kurumdur.

Dolayısıyla seçilenlerin, kendisini oy vererek seçen seçmenlerine ve seçmeseler de başkan olarak sorumlu olduğu hemşerilerine kendi vergileriyle sağladıkları kaynaklarla yapılan iş, hizmet ve icraatları açık ve şeffaf şekilde paylaşmak, anlatmak, eksik ve yanlış yaptıklarında da hesap verme sorumluluğu vardır.

En son meydan özelinde gördüğümüz bu eksikliğin artık bir milat olmasını ve belediye yönetiminin bu yanlışından dönmesini bekleyerek haksız şekilde ve çok şey mi bekliyoruz acaba…

Bu noktada; Sabahattin Ali’nin kendisini yargılayan mahkeme heyetine “İstediğim şey adalet, vermekle mükellef olduğunuz adalettir.” Sözünü hatırlatmak isterim ama onun bu sözü üzerine 12 ay olan cezası 14 aya çıkarılmıştı.

Şimdi belediye yönetimi büsbütün kendini dışarıya kapatır, basına verdiği o rutin basın bültenlerini de vermez maazallah…Bu vatandaşa verilen bir lütuf, bir inayet olmamalı… Anasının ak sütü gibi helal ve verilmesi gerekli olan bir haktır.

NE OLUR BİRAZ SAYGI…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mart 2021
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728 

Gazetemiz İHA abonesidir. Kaynağı haber ajansı olan haberlerimiz dışındaki haber gazetemiz özel haberleridir ve yayın hakları bize aittir. İzin almadan kullanmayınız. Köşe yazarlarının yazıları yazarlara aittir.