YENİ NESİL SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK

Dünkü yazımı yarıda keserek devamını bugüne saklamıştım. Bundaki muradım, hem yazının uzun olması hem de biraz merak uyandırmaktı.

Dünden çok kısa bir hatırlatma yaparak yazıma kaldığım yerden devam edeceğim.

Dünkü yazımda, kısaca Balıkesir’in kentsel gelişiminden ve mevcut belediyecilik anlayışının çarpık ve sakat bir anlayış olduğunu aynen şu ifadelerle anlatmaya çalıştım:

Balıkesir’in gelecekte nasıl bir kent olması gerektiğine dair söyleyeceğim ilk şey, kentin belediyesi, o kenti geleceğe taşıyan en önemli kurumudur.

Balıkesir’in Büyükşehir Belediyesi ve Karesi ile Altı Eylül ilçe belediyeleri, bizi geleceğe taşıyacak, Balıkesir’i 21. Yüzyılın en yaşanabilir kenti haline getirecek en önemli 3 kurumudur.

Dolayısıyla da Balıkesir’i geleceğe taşımak istiyorsak, önce geçmiş ve bugünkü belediyecilik anlayışımızı sorgulamamız lazım. Eğer geçmiş ve bugünkü belediyecilik anlayışımız sorunlu ise, Balıkesir’i hak ettiği noktaya taşıyamamışsa, o takdirde bu belediyecilik anlayışı ile geleceğe emin adımlarla ve umutlu bir şekilde yürüyebilmemiz mümkün değildir. Zira akıl da mantık da bunu bize göstermektedir.”

Derdimiz ve hedefimiz, Balıkesir’i 21. Yüzyılda Türkiye’nin en yaşanabilir üç kentinden biri haline getirmek.

Kenti 21. Yüzyıla taşıyacak ana kurumlar ise Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Karesi ve Altı Eylül Belediyeleri. Dolayısıyla onların sahip oldukları vizyon bizi ancak 21. Yüzyılda bu hedefe taşıyabilir.

Lakin mevcut belediyelerimizin ve belediyecilik vizyonlarının bunu gerçekleştirmeye yetmediğini hepimiz çok net bir şekilde görüyoruz, yaşıyoruz.

AK Partili belediyeler, ne yazık ki, kentin geleceğini sağlıklı bir şekilde planlayıp, bu planlar ile kenti geleceğe doğru yöneltme konusunda son derece yetersizler.

Evet, Ak Parti belediyeciliğini eleştiriyorum, eleştirimin de doğru ve yapıcı olmasına dikkat ediyorum. Eleştirimin altının dolu olmasına da dikkat ediyorum.

Söz gelimi, kentte belediyenin sosyal harcamalarının toplam belediye bütçesine oranının yüzde kaç olduğunu biliyor musunuz? Toplam harcamalarının % 5’inin altında. Bu kadar düşük sosyal harcama ile nasıl sosyal belediyecilik yapılabilir ki?

Belediyelerimizin günlük sosyal yaşamda, halkın ortak ihtiyaçlarının kaliteli, eşit ve etkin bir şekilde karşılandığına yönelik çok ciddi kuşkularım var.

Belediye yönetiminin muhafazakar olması sorunum değil. Lakin vizyon meselesi sorun.

Bu vizyon, Balıkesir’i gelecek 10- 20- 30 yılda sıradanlıktan kurtaramaz.

Benim bu noktada belediyecilik vizyon önerim, başlıkta yazdığım gibi, Sosyal Demokrat Yeni Nesil Belediyecilik Vizyonudur.

Nedir Sosyal Demokrat Yeni Nesil Belediyecilik Vizyonu ?

Yeni Nesil Sosyal Demokrat Belediyecilik, klasik sosyal demokrat belediyeciliğin temel ilkelerini koruyarak, günümüz uygarlığının gelişimini dikkate alarak sosyal demokrat belediyeciliğin daha da ilerisindeki belediyecilik vizyonudur.

Yeni Nesil Sosyal Demokrat Belediyecilikte yönetim hiyerarşik değil, katılımcı ve eşitlikçi bir düzlemde inşa edilecektir. Halka en yakın hizmet birimi olan yerel yönetimler, ancak halkın katılımı, denetimi ve paydaşlığıyla sağlıklı yönetilebilir.

Bu yüzden ideal yönetim yerindenlik ilkesini; yani ‘hizmetin, prensip olarak vatandaşa en yakın idari birim tarafından yerine getirilmesini’ esas alan bir nitelik taşımaktadır.

Sosyal Demokrat Yeni Nesil Belediyecilik, yatay ve geniş bir yönetim modeli demektir.

Bu aynı zamanda belediyenin nasıl yönetileceğinin de cevabıdır.

Yeni nesil belediye yönetimi; belediye başkanı, belediye meclisi ve belediye çalışanlarından ayrı olarak yönetime muhtarların, sivil toplum örgütlerinin, kent konseyinin ve üniversitenin etkin bir şekilde katıldığı bir yönetim olmak zorundadır.

Yeni Nesil Sosyal demokrat Belediyecilikte kentin sorunları, bizzat sorunların muhatapları ile birlikte çözülür. Ben nasıl istiyorsam öyle olacak diyerek çözülmez.

Her Balıkesir’linin gerektiğinde ortak olabileceği, fikrini ve çözümünü sunacağı bir yönetim zemini inşa edilmelidir.

Hiçbir Balıkesir’linin dışlanmadığı ve bütün kararların ortaklaşa alındığı, ortak akıl ve bilimsel ölçütlerin kullanıldığı bir yönetim tarzı bizi 21. Yüzyılda Türkiye’nin, kim bilir belki de dünyanın en rahat ve güzel kenti yapacaktır.

Avrupa Kent Şartı’nda ideal kent şöyle tanımlanmaktadır; "İdeal kent; kentli haklarını koruyarak; en iyi yaşam koşullarını sağlayarak; halkına iyi bir yaşam biçimi sunarak; değerini orada yaşayan, ziyaret eden, çalışan ve ticaret yapan, eğlence, kültür ve bilgiyi orada arayan ve eğitim görenlerden alarak birçok sektör ve aktiviteyi (trafik, yaşam, çalışma, dinlence gereksinimleri) bir arada uyum içinde barındıran yaşam yeridir."

Evet, Avrupa Kent Şartı, ideal bir kenti tanımlamış. Balıkesir, bu ideal kent şartlarına ne kadar uymaktadır?

Bana göre, Balıkesir mevcut haliyle ideal kent ortamından bir hayli uzaktadır. Bu ideal kent ortamına ancak yepyeni bir belediyecilik anlayışı ile geçemeye çalışabiliriz.

Ben Balıkesir’in ideal bir kent olmasının, 21. Yüzyıla en yaşanabilir kentlerden biri olmasının temel şartını, sosyal Demokrat Yeni Nesil Belediyecilik anlayışına geçerek sağlanabileceğini düşünüyorum ve savunuyorum.

Yeni Nesil Sosyal Demokrat Belediyecilik, bir gazete köşe yazısının sınırlarının çok üzerinde bir içeriğe sahip. Onun için de haftaya bu konuyu işlemeye devam edeceğim.