Yeni bir haftada yeniden sizlerle kısa ve öz bilgileri aktaracağım bir yazıda birlikteyiz.

Geçtiğimiz hafta Best Balıkesir, Anadolu Efes'i ağırlarken Karesi de liginin ilk maçında Yeşilyurt'u ağırladı. Karesi Basketbol gecen sene olduğu gibi bulunduğu lige bir kaç gömlek fazla bir takım olduğunu yine sezonun ilk maçında göstermiş oldu. Geçen sene de 100 sayı barajının üzerinde bir skor ürettiği sezonun ilk maçına nazire yaparcasına yine barajı aşarak bunu bir gelenek haline getirecek gibi bir görüntü yarattı. Kulübün yapısı, organizasyonu ve istekli hali herkesin gıptayla baktığı ve kıskandığı bir durum olmayı çoktan geçti.

Fahri hoca ile hem hırslı hem de karakterli bir yapıya da ulaşan takımda her oyuncunun skora katkı yapması özgüvenlerini arttıran güzel bir etki oldu. Maç ile ilgili detay konuşmaya gerek yok, uzun oyuncularının hepsinin sakat olmasına karşın farklı kazanılan bir maçta en çok göze çarpan detay; 40 sayı fark varken ve maçın sonlarına gelinmişken yerdeki topa takımımızdaki her oyuncunun maçın ilk dakikalarıymış gibi istekle hırsla atlamaları oldu. Bu tip oyuncuları seçmek ve böyle oynatabilmek önemli bir iş ve bunu başaran Fahri hoca ve teknik ekibi kutluyorum. Best Balıkesir takımı ise Euro Lig maçında ağır yara almış Anadolu Efes'i ağırladığı maça bana göre yanlış bir beş ile başladı ve rakibe karşı savunmacı bir beş tercih edip rakibi durdurayım derken hücumda skor üretebilecek oyuncuların eksikliğini yaşadığı periyotta aslında maçı da kaybetti farkında olmadan.

Takımımızda bizleri en mutlu eden özellik maçın belli bölümlerinde özellikle de ikinci periyot da rakibine karşı üstünlük kurabilecek kapasiteye sahip olduklarını göstermeleriydi. Rakip kim olursa olsun nasıl oyunculardan kurulu olursa olsun önemli olan takımımızın sergileyeceği mücadele ve kazanma isteğini bizlere göstermesi.

Takımımız hala hazır değil ve hazır hale gelmesi de zaman alacaktır önemli olan hazır hale gelene kadar en az hasarla bu dönemi atlatmaktır. Şu ana kadar 3 maçın ikisini Euro Lig takımlarına karşı oynaması ve birkaç hafta daha bu ve benzeri takımlarla oynayacak olmaları fikstürsel açıdan handikap olarak bakılsa da aslında takım oturana kadar zaten kaybetme olasılığı yüksek olan maçlarla bu süreci geçmek bir anlamda da hedef maçlar öncesi büyük bir avantajdır.

Tabii ki burada en önemli etken bu durumu avantaja çevirebilecek tecrübe de bir antrenöre sahip olmamız. Mete hoca takımının maçın belli bölümlerinde ki iyi basketbolunu, maçın genelinde ne kadar fazla oynamasını sağlarsa, bundan sonraki süreçte maç kazanma olasılığını da bununla doğru oratılı olarak arttıracaktır. Skor üretme aşamasında kısa oyuncularımızın öne çıktığı Anadolu Efes maçında forvetlerden neredeyse hiç katkı alamamanın dışında uzun oyuncumuz Golubovic yine saç baş yoldurttu.

 Yerine oynayan Türk oyuncumuz Murat Kozan ise günün kazancıydı bana göre. Böylesine zorlu bir rakibe karşı sahaya çıktığı bu maçta Golubovic'ten daha az süre almasına karşın Golubovic'in oynadığı son iki maçtaki toplam sayısına eşit sayıda skor üretip ondan daha fazla ribaunt alması ve mücadeleyi seven hırslı yapısı ile görev verildiğinde Golubovic'ten daha faydalı olacağını gösterdi. Geçen sene hem Best hem de Karesi için belli bir süre izledikten sonra hangi bölgelere ve ne tür bir oyuncu almaları gerektiğini yazmıştım ve benim yazdıklarım ile paralel yapılan değişimler sayesinde iki takımımız da bir üst lige çıkma başarısını elde etmişlerdi.

Bu sene için de ikinci yazımda üstüne basa basa haykırıyorum ki Golubovic'in yerine; skor gücü olmasa bile en azından şut tehdidi olan, savunmada sürekli pozisyon hatası yapmayan ve ribaunt alabilen bir uzun oyuncu derhal gelmeli..!!! Bu hafta deplasmanda geçen sene aşağıdan birlikte çıktığımız Tofaş ile oynayacağız. Benzer bir fikstüre sahip Tofaş da bizim gibi 2 Euro Lig takımı ile oynayıp kaybetmenin haricinde Demir İnşaat Büyükçekmece ile oynadılar ve deplasmanda oynadıkları Büyükçekmece maçını farklı kazandılar.

Bizden çok daha hazır oldukları hem oynadığı maçlarda skorlara hem de oyunlarına yansımış olan rakibimizin favori olacağı maçtan bir sürpriz ile dönebilecek kapasiteye sahip olan takımıza bu maçta başarılar diliyorum. Son olarak belirtmek istiyorum ki benimle birlikte artan bir basketbol yazarlığını gözlemlediğim Balıkesir yerel basınındaki bu artış beni mutlu etse de hala bazı kişilerin basketbolu bilmeden yazıyor olmaları ve hatta basın toplantılarına katılıp üst düzey antrenörlere çok garip sorular sormaları da bir o kadar rahatsız ediyor.

 Yeni salonumuzda ilk defa dolu tribünlere oynanan Anadolu Efes maçından sonra Anadolu Efes baş antrenörüVelimirPerasovic ve asistanının Balıkesir basketbol seyircisine yönelik güzel sözleri ve takdirlerini de es geçmeden siz değerli basketbol severlerle paylaşmak istedim. Haftaya yeni bir yazımda tekrar görüşmek üzere sevgiyle ve basketbol ile kalın...