tarik @ politikam.com

CUMHURİYETİN valilerini tanıdık, sevdik.

Sonra 'hükümet valileri' geldi.. Cumhuriyet kuşağı yaş haddinden tekaüttü artık.

Hükümet valileri, iktidarın temsilcileri gibiydi.

Sonra öyle bir hal aldı ki, iktidar partisinin il başkanı gibi davranma modası çıktı.

Çok partili dönemin Demokrat Parti iktidarında da böyle değil miydi?

 

***

YALNIZ, öyle bir noktaya geliniyor ki bu durumda; iktidarın gücüne yaslanan mülki idare ile iktidarın seçilmişleri arasında güç çatışması başlıyor bir süre sonra.

Öyle ya; ortalama iki yıl görev yapıp bir başka yere tayin olacak mülki amir.. Ya bir beden daha büyük vilayetlerden birine, ya merkeze.

Seçilmişin yeri yurdu buralar.. Gideceği başka yer yok.

Seçilmiş dediğin yükünü paylaşır, gücünü paylaşmaz!

Atanmışın kıdemlisi bu hususta tecrübeli olmalı diye düşünürüz.. Amma ve lâkin pek öyle görünmüyor.

 

***

BİR süredir Balıkesir'de bu güç çatışmasına tanık oluyoruz.

Daha önce görev yaptığı vilayetlerde muhalefete haddini bildiren Vali Mustafa Yaman, Balıkesir'de iktidar partisinin seçilmişleriyle cebelleşiyor.

O cebelleşince, seçilmişler de geri durmuyor elbet.

İktidarın Balıkesir'deki temsilcileri, Vali için şu tesbiti yapıyor:

"Önceki görev yerlerinde genellikle muhalefet partileri iş başında.. Yerel yönetimlerde CHP var. Muhalefete mensup yerel yöneticilerle olsun, milletvekilleriyle olsun kendi üslubunca bir tavır koymuş.. Ama burada durum farklı.. Balıkesir bir Tunceli, bir Giresun, bir Kırklareli değil..."

 

***

ELBETTE her vali kendi mülki alanında etkili olmak ister. Ses getirmek ister.. Ardında bir iz bırakmak ister.

Son dönemin gelişmeleri ekseninde bakarsak, Vali Yaman'ın çok olumlu bir iz bırakmayacağı anlaşılıyor.

Tunceli Valiliği döneminde iktidar partisine avantaj sağlayacak beyaz eşya, mobilya, erzak yardımlarıyla anılmıştı biliyorsunuz. Bu yüzden yargılandı, 7 ay hapis ve memuriyetten men cezası aldı; bu ceza ertelendi.

Sonuçta bu atraksiyonun ardında, iktidara güç katma hedefi vardı.. Muhalefet ne derse desin, iktidar bu işten memnundu.

Kırklareli'nde Atatürk resmini kaldırma girişimiyle olay olmuştu.. Belediye Başkanı ile kapışmış, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile restleşmişti.

Oralarda verimli hizmetler ortaya koymuş da olsa, ardında bıraktığı iz budur şimdi.

Balıkesir'de durum farklı.

 

***

BİR süredir Balıkesir basınında usülsüzlük iddialarıyla, on aylık süreçte tüketildiği ileri sürülen 25 ton mazotla, çok önce hasar görmüş bir evi satın alıp sigortalattığı, daha sonra sigortadan para talep ettiği iddiasıyla gündeme geliyor Vali Yaman.

Yerelle kalmadı, yaygın basında da bu iddialarla gündeme geldi.

Başka iddialar da var, yerel ve yaygın basında gündem olan.

Hürriyet yazarı Yalçın Bayer, devletin imkanlarıyla her hafta eşini ve kızını Balıkesir'e getirdiği, onlara koruma ve şoför tahsis ettiği, bu geliş gidişlerde devletin akaryakıtını kullandığı, denetime gelen müfettişleri Midilli'ye gezmeye götürdüğü, kişisel harcamalarını devlete ödettiği gibi iddiaları köşesine taşıdı.

Bir mülki amirin bu tür iddialarla gündeme gelmesi kendisi için de, görev yaptığı vilayet için de hoş değil.

Güç çatışmasına girmeseydi, bu iddialar sayfa sayfa manşet olmazdı.

 

***

BU güç çatışmasının daha farklı boyutlar kazanabileceğini sezinlemek zor değil.

Yaman'la ilgili iddiaları gündeme taşıyan gazetelerle, savunmaya geçen gazetelerin yayınlarını izlemek kâfi.

Bir grup, iddiaların dozunu arttırıp sorgu sual etmeye devam edecek..

Diğer grup, iddiaların merkezine siyasi aktörleri oturtup 'paralelcilik' suçlaması yapacak.

 

***

PARALELCİLİK dedik de.. "Ulusalcıyım" diyen herkesin Ergenekonculukla suçlandığı bir dönemin ardından, önüne gelenin 'paralelcilikle' itham edildiği bir döneme girmiş bulunuyoruz.

Fethullahçı bir esnafın dükkanının önünden geçmiş olmak bile paralelcilik için yeterli kanıt!..

Bu noktada istibdat devrinin jurnalciliğinden farksız bir ihbar trafiği işliyor memlekette.

Bir vakitler cemaatle yan yana gelmiş, ancak bugün siyasi iradenin kavga verdiği bu yapıyla uzak yakın ilişkisi olmayanların 'pararelci' suçlamalarına muhatap olduklarını görüyoruz.

Bu olay amirleri, memurları, müdürleri, işadamlarını, esnafları aştı; seçilmişlere kadar dayandı Balıkesir'de.

Jurnal listelerine önüne geleni yazanlar, Belediye koridorlarında dolaşan hemen herkesi 'paralelci' ilan ediyor.

Bu işin de suyu çıktı yani.

 

***

NEYSE.. Asıl konuya dönelim.

Vali Yaman, hakkındaki bu iddialara yanıt vermedi şu ana kadar. Ne iddiaları manşetlere taşıyan gazetelere, ne de bu gelişmeleri görmezden gelen basın kuruluşlarına tek satır açıklama yapmadı.

Muhtemelen suçduyurusunda bulunmuştur; fakat kamuoyu da ayakları yere basan bir açıklama bekliyor şimdi.

 

***

YİNE bir gazeteden öğreniyoruz ki, düğmeye basılmış, 'hayali projeler'den elde edilen paralar Pensilvanya'ya uçmuş; sahte evraklarla devletin paraları iç edilmiş.. Proje ve Koordinasyon Merkezi'nin onayladığı elli küsur proje hayaliymiş.

Habere göre bu operasyon, eski valiler Yılmaz Arslan ve Ahmet Turhan'ın dönemlerini de kapsıyormuş.

Bir bayan memur suçlanıyor; başka bir isim geçmiyor.

Vali Yaman'la ilgili bu iddiaların gündeme geldiği süreçte, operasyon için düğmeye basılması zamanlama açısından manidar değil mi?

"Neden şimdi" diye sormazlar mı?

Ayrıca bu operasyonla ilgili gelişmeler neden tek bir gazete üzerinden duyuruluyor?

Madem büyük bir olay bu; gazetesiyle, televizyonuyla, ajansıyla tüm medyaya açık olmak lazım.

 

***

VELHASILI; ortalama iki yıllık şu hizmet süresinin sonunda, geride iyi hatıralar, unutulmayacak izler bırakmak lazım.

 

 

 

 

********************  

 

 

"Bazılarına bakıyorum da

eşlerini Ankara'da bırakıyor..."

 

CUMHURBAŞKANI Erdoğan söylüyor bunu..

Valiler toplantısından bir cümle..

Diyor ki: "Gece gündüz demeden çalışın. Yalnızca siz değil ha, eşlerinizle birlikte... Bazılarına bakıyorum, eşlerini Ankara'da bırakıyor, kendisi Van'da valilik yapıyor. Öyle valilik olmaz.. Eşini de alacaksın. Halk valisini eşiyle birlikte görmek ister."

Bu sözlerin muhataplarından biri de Balıkesir Valisi Mustafa Yaman.

Cumhurbaşkanı Van'ı örnek veriyor ama, Balıkesir de bu uyarıdan nasibini alıyor sanırım.

Vali Yaman hafta içi bekar.. Değirmenboğazı'na hakim tepedeki koca konakta bir başına.

Eşi Gülseren Yaman haftasonları geliyor Balıkesir'e.

EPDK'da çalışıyor.. Hafta içi Ankara'da mecburen.

Haftasonları geldiğinde, Altıeylül Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu'nun eşi, bir iki bayan arkadaş eşliğinde çarşı pazar gezmesi yapıyor, "eşlerinizle birlikte çalışacaksınız" emrini yerine getiriyor.

Sonra birkaç fotoğraf, çarşı pazar ziyaretlerinden.. Bir iki ev gezmesi.. Sosyal medyadan görüntü.

Genellikle de Kafaoğlu'nun eşiyle beraber o fotoğraf kareleri.

Eş durumu diye bir şey var.. Eşi Balıkesir Valisi.. Neden Ankara'dan Balıkesir'e tayin istemiyor?

Daha önceki valilerin eşleri de çoğunlukla çalışıyordu.. Ama Balıkesir'deydiler; Balıkesir'de çalışıyorlardı.

Ankara'daki kurulu düzenini bozmak istemiyordur; anlayış göstermek gerekir.

Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatı var.. Ne diyor:

"Öyle valilik olmaz.. Eşini de alacaksın.. Halk valisini eşiyle birlikte görmek ister."

Erdoğan'ın bir sözü daha var:

"Her vali kendi şehrinin Hazreti Ömer'i olmalıdır."

Bence de.