24 Ocak tarihi yalnız Türk basın tarihinin değil ülkemizin de kara günüdür. 24 Ocak, Uğur Mumcu’nun korkunç bir tuzak sonucu aramızdan ayrıldığı gündür.

Uğur Mumcu, ilkelerinden ödün vermeyen bir inanç, onur ve erdem anıtı idi. Uğur Mumcu uygarlığın, aydınlanmanın simgesi idi. Mustafa Kemal Atatürk’e tutkun bir Kuvayı Milliyeci idi.

Şimdi aramızda olmayan değerli yazar Oktay Akbal bir yazısında şöyle demişti:

“Sevgili Uğur Mumcu, bir yıldız gibi geldin geçtin Türk tarihinden. Ardından inanç ışıkları bırakarak.”

Türkiye son derece ciddi ve tehlikeli bir süreçten geçiyor. Uğur Mumcu yıllar önce ülkemizin karşı karşıya kalacağı tehlikeyi gördü ve yazdı. Şimdi onun yıllar önce yazdıklarına kulak verelim:

“Ortadoğu siyasetinde kimin kiminle ne zaman dost, ne zaman düşman olacağı bilinmez. Çünkü Ortadoğu kum ve petrolden oluşan bir cehennemdir.” (Cumhuriyet, 26 Nisan 1991)

“ABD, Türkiye topraklarını öteden beri Ortadoğu müdahalesi için bir üs olarak kullanmak istiyor. Dün böyleydi, bugün de böyledir. Herhalde yarın da böyle olacaktır” (Cumhuriyet, 22 Haziran 1991)

“Nereden bakarsanız bakın Ortadoğu bir bataklıktır. Ne yazık ve ne acı ki Beyaz Saray ve Pentagon eliyle bu bataklığa saplanmış bulunuyoruz.” (Cumhuriyet, 24 Ocak 1991)

“Olası bir Kürt devleti hiç kuşkunuz olmasın, Washington desteği ile kurulacaktır.” (Cumhuriyet, 6 Mart 1991)

“Sevr Antlaşması’nın Kürt devleti kurdurtmayı amaçlayan 62 ve 64 maddeleri yıllar sonra bugün keşfediliyor. ABD güdümünde bölgede bir Kürt devleti kutuluyor, olay bu…” (Cumhuriyet, 27 Mart 1991)

Kemalizmin yılmaz savunucusu Uğur Mumcu’yu saygı ve artan bir özlemle anıyorum.