24 Ocak’ın hüznü içime çöküyor, yüreğimi sızlatıyor. 24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu’yu ölümsüzlüğe uğurladık. Onun bıraktığı boşluğu bugüne kadar kimse dolduramadı.

Aydınlanma savaşçısı Uğur Mumcu Türkiye üzerine oynanan kirli oyunları, emperyalizmin iki yüz yıldır çevirdiği dolapları belgeleriyle ortaya çıkaran, demokrasiye gönül vermiş gerçek bir Kemalist idi.

İçimizde ve çevremizde hızla gelişerek tehlikeli boyutlara ulaşan, ulusal güvenliğimizi tehdit eden olayların düpedüz emperyalizmin bir oyunu olduğunu Uğur Mumcu yıllar önce söylemedi mi? Yazmadı mı? Onun yıllar önce yazdıkları günümüzde doğrulanıyor.

Yıllar önce bu günleri gören, kimi yetkililerimizi uyaran Uğur Mumcu’nun çeşitli yazılarından ibret verici alıntılar günümüze de ışık tutuyor:

“Ortadoğu siyasetinde kimin kiminle ne zaman dost, ne zaman düşman olacağı bilinmez. Çünkü Ortadoğu, kum ve petrolden oluşan bir cehennemdir.” (Cumhuriyet, 22 Haziran 1991)

“Olası bir Kürt devleti, hiç kuşkunuz olmasın Washington desteği ile kurulabilir. Körfez Savaşı sırasında Irak toprakları üzerinde İran İslam Devrimi’nin yayılması ve ABD desteği ile bir Kürt devletinin kurulması yeni sorunlar doğuracaktır ve bu sorun doğrudan doğruya ülkemize yansıyacaktır. Konu ulusal çıkarlarsa bu ulusal çıkarlar ABD destekli Kürt devleti karşısında nasıl korunacaktır? Bush siyaseti ile mi?” (Cumhuriyet, 6 Mart 1991)

“Bugün “Kürt devleti” planlarının arkasında ABD ve İngiltere var. Bu yüzden Kürt ulusçuluğunun “anti-Amerikan” ve “anti-emperyalist” bir özelliği yok.” (Cumhuriyet, 20 Nisan 1991)

‘Nereden bakarsanız bakın Ortadoğu bir bataklık ve ne acı ki Beyaz Saray ve Pentagon’un eliyle bu bataklığa saplanmış bulunuyoruz.” (Cumhuriyet, 24 Ocak 1991)

“”Çekiç Güç”ün Güneydoğu’da konuşlandırılması oluşturulan bir gizli planın parçasıdır.” (Cumhuriyet, 16 Ocak 1991)

Yaşamını Türk ulusuna adayan, bizlere aydın olmanın sorumluluğunu öğreten Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu Uğur Mumcu’yu saygı ve özlemle anıyorum. Uğur Mumcu’ya borcumuzu ödeyemeyiz.