tarik @ politikam.com

SINIRIMIZDAKİ kanlı savaşın her an içinde yer alıverecekmişiz gibi bir haleti ruhiye içindeyiz milletçe.

Rus savaş uçağını düşürdüğümüz andan itibaren..

Savaş ha çıktı, ha çıkacak sanki.

Üstüne tuz biber faslında, Rusya'nın Türkiye'ye yönelik devletler arası diplomasi kurallarına takla attıran yaptırım bombardımanı.

Bizim tarafın "orada ne işin var birader" diklenişi.

"Tamam" diyor insan, bugün değilse yarın savaştayız!

***

CUMHURBAŞKANI Erdoğan'ın Körfez'den verdiği mesajları dinleyince..

Hani dedi ya, "Balıkesir Kuva-yı Milliye'nin başkenti, Alaca Mescit bağımsızlık savaşının başladığı yer" falan.

Hem öyle vurgulu verdi ki mesajı; o sıra mehter davulu vursa; Allah Allah Allah, silah kuşanıp cepheye koşacağız!

Bir de bizim meşhur İki Keklik türküsünün sözlerini okumaz mı..

O türkü de cepheye giden bir gencin acı öyküsünü anlatır malum.

***

AMA biz zaten savaşın içindeyiz.

Suriye'deki savaş öyle iç savaş falan değil artık; üçüncü dünya savaşı gibi bir şey.

Dokuz yüz küsur kilometrelik sınırın olacak, o savaşın parçası olmayacaksın!

Üç milyona yakın Suriyeli bize sığınmış.

Bir o kadarı Avrupa'ya kapağı atmak için bizim buralardan gelip geçmeye çalışıyor.

Kıyılarımız karşı tarafa geçmeyi başaramayan Suriyeli mültecilerin cesetleriyle dolu.

Beri yanda kara, hava, deniz gücümüzle bize yönelik olası bir saldırıya müdahale etmek için tetikteyiz.

İçeride PKK terörüyle mücadeleye devam.

Karmaşık, kaotik, belirsiz bir ortam.

***

BÜYÜK Ortadoğu Projesi'ni konuşuyorduk.. Galiba bitti o iş.

Doğudaki komşumuz İran, kuzeydeki komşumuz Rusya, Akdeniz'e inme ideallerini gerçekleştirebilecekleri zemini çok iyi hazırladılar. Şimdi oralarda bu iki ülkenin borusu ötüyor. Seçimlere hazırlanan Amerika bu süreçte bölgede kayıplar vermek istemiyor, diplomatik cümlelerle idare etmeye çalışıyor.

***

İYİ DE, Rusya'nın buralarda ne işi var?

Rus uçakları niye bizim hava sahamızı ihlal ediyor?

Suriye toprağına niye bomba yağdırıyor?

İran'ın ne işi var oralarda?

Niye savaşın bir parçası?

Rusya'yı, İran'ı sual ederken, "Amerika'nın ne işi var" diye sormak lazım önce.

Amerika'nın hedefi neyse, Rusya'nın da, İran'ın da aynısı.

İngiliz, Fransız, Alman neyin hesabındaysa, Rusya ve İran da aynı hesabı yapıyor.

Birleştikleri tek nokta var:

"Türkiye bu işlere karışmasın!"

***

KARIŞMAMASI için ne yapıyorlar?

İçerideki terörü palazlandırıyorlar.. PKK'yı besliyorlar.. Türkiye'yi terörize etmek için her türlü numarayı çeviriyorlar.

Güneydoğu'daki illerin, ilçelerin Suriye'nin yerle yeksan olmuş şehirlerinden pek farkı yok şu sıra. Daha dün Diyarbakır'ın orta yerinde Baro Başkanı Tahir Elçi'yi vurdular, polisleri şehit ettiler.

***

O HALDE bu kanlı savaşın ortasına çekilmemiz an meselesi.

Kim ister savaşı?

İki büyük dünya savaşında milyonlarca insanı yitirmişiz.. Şehirler yakılıp yıkılmış.. Ülkelerin sınırları yeniden çizilmiş.. Oluk oluk kan akmış geniş bir coğrafyada.

Sonuç?

Bu dünya bir üçüncü savaşı kaldırabilir mi?

Ama üçüncü dünya savaşı başlamıştır artık.

***

RUSYA'NIN DERDİ NE?

ŞU Putin'e bakalım biraz.

Savaş uçaklarıyla bizim hava sahamızı ihlal ediyor. Bizimkiler de indiriyor uçağın birini.

"Bir daha olmasın" yani.

Akabinde "doğalgazı keserim, alışverişi bitiririm, mal almam, mal vermem" falan filan.

Rusya'daki Türklere ağır taciz.. Türk büyükelçiliğine sivil saldırı.. Türk turistleri havaalanından geri döndürmeler.

İşi oradaki öğrencilere kadar vardırmışlar; "bir hafta içinde ülkeyi terkedin" diyorlar.

Türkiye'de yaşayan Ruslara "geri dönün" çağrıları.. Oradaki Türk şirketlerinin faaliyetine son vermeler..

Turizm bağlantılarının iptali..

Hâttâ spor kulüplerinin Antalya'daki turistik tesislerle yaptıkları kamp bağlantıları bile iptal ediliyor.

Rusya, bu şekilde Türkiye'ye ağır yaptırımlar uyguluyor güya.

Putin'in bu tavrı hem çocukça, hem de kendi ülkesi açısından riskli.

Otuz küsur milyar dolarlık bir pazar oluşmuş aramızda; bundan vazgeçebilir mi?

Putin'de Hitlervari bir hava var. Önce Gürcistan, ardından Ukrayna'ya yaptığı askeri saldırılar unutulmadı. "Ben gücüm" diyor.

***

BİZİM taraf iyi niyetle yaklaşıyor. "Paris'deki İklim Zirvesi'nde görüşelim, ilişkilerin tamiri için fırsat yaratalım."

Putin'in ilişkileri tamir edip eskisi gibi devam etme niyeti var mı peki?

Dedik ya, çocukça bir tavır içinde.. İki ülke arasındaki ilişkilerin düzelmeyecek noktaya gelmesi, Rusya'yı yalnızlaştırır.. Sadece İran'la sürdürülen iyi diyalog Rusya'ya yetmez.

Ama şu da var; Türkiye - Rusya ilişkileri normale dönse bile, Putin'in sıcak deniz hayaliyle girdiği Suriye'den vazgeçirmenin imkanı yok.

Bombaladığı bölgelerde kendine tertemiz bir koridor oluşturma hevesinde Rusya.

Erdoğan'ın, Rusya'nın bombaladığı Türkmen bölgesinde IŞİD unsurlarının olmadığı, dolayısıyla Rusya'nın gerçekte IŞİD'le mücadele etmediği şeklindeki sözleri, Putin'in gerçek amacını anlatmaya yetiyor.

***

CUMHURBAŞKANI Erdoğan Burhaniye'deki konuşmasında bir fıkra anlattı:

"Anadolu’da bir çifti, tarlasını sürerken, bir çoban sürüsüyle oraya yaklaşıyor. Çiftçiye, ‘sürümü şu karşı tepeye götüreceğim; tarlayı dolaşırsam mesafe çok uzar, şu köşeden geçsem olur mu’ der. Çiftçi ‘peki’ der. Çoban sürüsünü geçirir. Çoban başka gün tekrar gelir, izin ister. Çiftçi karşı çıkar. Eğer şimdi de izin verirsem iz olur, bu tarla benim olmaktan çıkar, senin sürünün yolu haline dönüşür."

Putin'in tercümanları bu fıkrayı Rusça'ya çevirmiştir herhalde!

*************** 

O minarenin altından yedi kez geçmişliğim var

 

DİYARBAKIR Baro Başkanı Tahir Elçi'yi, Şeyh Mutahhar Camii'nin dört ayaklı minaresinin dibinde öldürdüler.

Yüzlerce yıldır dört ayak üstünde yıkılmadan duran bir minare o.. Sırrı da var; altından yedi kez geçenin dilekleri kabul oluyormuş. Bizim de vaktiyle o minarenin ayaklarının altından yedi kez geçmişliğimiz var.

Dileğimiz tuttu mu, tutmadı mı bilmiyorum. Ne dilediğimi de bilmiyorum.

Ama o güzelim tarihi mekanın kana bulandığını biliyorum.

Tahir Elçi, Suriçi'ndeki tarihi dokunun gelecek nesillere taşınması adına, bölgedeki silahlı çatışmalardan korunmasını istiyordu. Mermilerin isabet ettiği tarihi mekanların zarar görmesinden kaygılıydı.

Caddeye, sokağa bomba koyan terörist, yarın dört ayaklı minareyi de dinamitleyebilir. Terörist için oradaki insanın nasıl değeri yoksa, tarihi mekanların da bir değeri yok.

Dört ayaklı minareyi kana bulamaktan çekinmediler sonuçta.

Dört ayaklı minarenin altında toplananların elinde bir döviz vardı; şöyle yazıyordu:

"İnsanlığın mirasıyım, mirasına sahip çık..."

Ne mirasa, ne de mirasa sahip çıkana acıdılar!