Suudi Arabistan’ın öncülüğünde 34 İslam ülkesinden oluşan “Teröre Karşı İslam İttifakı” adını taşıyan Türkiye’nin de içinde bulunduğu koalisyon için Başbakan Davutoğlu “Doğru yönde atılmış bir adım” (Hürriyet, 16 Aralık 2015) açıklamasını yapmıştır. Koalisyonda İran, Irak ve Suriye’nin yer almaması, Sünni ülkelerin yer alması koalisyonun Sünni bir ittifaka dönüşmesi olasılığını arttırmaktadır. Suudi Arabistan’ın bölgede en büyük rakibi sayılan İran’ın ittifaka dahil edilmemiş olması dikkat çekicidir.

Suudi Arabistan’ın teröre karşı İslam gücünü oluşturması özellikle ABD’yi memnun etmiştir. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter’in “Sünnilerin birleşmesinden IŞİD’e karşı sürdürecekleri mücadeleden mutluluk duyacağını” bildirmesi anlamlıdır.

Türkiye Suudi Arabistan’ın kurduğu İslam İttifakı’nın kararına katılmayacağını 16 Aralık 2015 günü açıklamasına karşın iki ülke arasındaki Riyad’da 30 Aralık 2015 günü yapılan üst düzey görüşmelerden sonra kararın değiştirildiği ancak askeri alanda ikili anlaşmalarda ilerleme kaydedilmediği Cumhuriyet Gazetesi’nde 31 Aralık 2015 tarihinde yer alan haberlerden anlaşılmaktadır.

Suudi Arabistan’ın önderliğinde kurulması düşünülen Sünni ittifakın İran’a karşı yeni bir yapılanma olabileceği akla gelmektedir. Aralarında Pakistan’ın da bulunduğu bazı Müslüman ülkelerin ittifaka mesafeli davranmaları dikkat çekicidir.

Tüm bu gelişmelerden Suudi Arabistan’ın Türkiye ile askeri alanda da işbirliğini geliştirmek için istekli davrandığı, bu alanda girişimde bulunduğu fark edilmektedir. Suudi Arabistan’ın öncülüğündeki bu ittifakın kurulmasında ABD’nin etkili olduğunu söylemek zorundayız.