Norveç’teki NATO tatbikatında Atatürk’ün ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef gösterilmesi ülkemizde büyük tepkiyle karşılanmış, NATO’nun müttefiklikle bağdaşmayan bu tutumu gerek hükümet, gerek muhalefet çevreleri tarafından şiddetle kınanmıştır.

Skandalın ortaya çıkmasının ardından NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ve Norveç Savunma Bakanı Türkiye’den özür dilemiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan TSK’dan 40 görevlinin NATO tatbikatından çekilmesi talimatını verdiğini açıklamış, NATO olayda sorumluluğu bulunan iki kişinin görevine son vermiştir.

NATO tatbikatında gerçekleşen ve Türkiye tarafından önemle izlenmesi gereken olay NATO tarafından sıradan özür dilenmesi ile geçiştirilemez.

NATO, kurulduğu günden beri ABD’nin güdümünde hareket eden bir örgüttür. Ancak son günlerde Avrupa Birliği’ne üye 23 ülkenin savunma alanında kalıcı yapıda işbirliğini öngören bir askeri ittifak kurmaları dikkat çekici bir gelişmedir.

NATO ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler nasıl şekillenirse şekillensin Türkiye’nin NATO ile ilişkileri ABD ile yakında bağlantılıdır. Türk-ABD ilişkilerinde gerilimin doruk noktasına ulaştığı günümüzde ülkemiz çok zor bir durumla karşı karşıyadır. Gerek ABD’nin gerek NATO’nun çıkarları Türkiye’nin ulusal çıkarlarıyla örtüşmemektedir. ABD’nin Türkiye’ye yönelik baskısı her geçen gün artmakta, “müttefik” ve zaman zaman “stratejik ortak” şeklinde tanımladığımız ABD’nin başta sınırlarımız olmak üzere ulusal güvenliğimizi de hedef aldığı fark edilmektedir. Örneğin ABD, Türkiye’nin terörist olarak nitelediği PYD/YPG’ye silah yardımı yapmaya devam etmekte, ayrıca İsrail ve Suudi Arabistan’la kurduğu üçlü saldırı paktı ile Ortadoğu’yu karıştırarak ülkemize de gözdağı vermektedir.

Resmen ilan edilmemekle beraber Türkiye, bugün hedef ülke konumuna getirilmiştir. Küresel gücün mimarları geçmişte olduğu gibi günümüzde de görev başındadır. Geçmişte yapılan yanlışlardan dönülerek Atatürk’ün “yurtta barış, dünyada barış” politikasını izlemenin zamanıdır.