ABD Dışişleri sözcüsü Mark Toner 16 Şubat 2016 Salı günü düzenlediği basın toplantısında “Biz Türkiye’nin herhangi bir kara saldırısına hazırlandığına yönelik herhangi bir kanıt göremedik” sözlerinden sonra böyle bir harekete Türkiye yönelirse ABD’nin bunu desteklemeyeceğini vurgulamıştır.

Sözcü Mark Toner Türkiye’nin YPG’ye yönelik olarak 13 Şubat 2016’da başlattığı topçu ateşi için şöyle konuşmuştur:

“ABD, IŞİD’le mücadeleye zarar vereceğini düşündüğü bu çatışma halinin sona ermesini istiyor.” (Hürriyet, 18 Şubat 2016, Tolga Tanış’ın Washington kaynaklı haberi)

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in son açıklamalarında “Suriyeli Kürtler” ifadesini sık sık yinelemesi, PYD’ye ve YPG’ye bir müttefik gözü ile bakması dikkat çekicidir.

PYD’nin Suriye’deki askeri kolu olan YPG Rusya’nın desteği ile alanda üstünlük kazanmaya devam ettiği takdirde Rusya’ya karşı ılımlı davranmaya özen gösteren ABD’nin bu gelişmeler karşısında Türkiye lehinde hareket edip etmeyeceği belirsizliğini korumaktadır. Unutulmamalıdır ki ABD ve Rusya tarafından desteklenen ve IŞİD’e karşı savaşan YPG 2012 yılında Suriye’nin yüzde 9’unu elinde tutarken, son gelişmelerden sonra topraklarını genişleterek Suriye’deki egemenlik alanını yüzde 14’e çıkarmıştır.

ABD, IŞİD’e karşı savaşan YPG’yi bir müttefik olarak görmekte, Türkiye’nin tüm çabalarına ve girişimlerine karşın YPG’yi desteklemeye devam etmektedir. YPG’nin Tel Rıfat’ın büyük bir bölümünü ele geçirmesi stratejik açıdan bu bölgenin önemini arttırmakta, bu durum ABD, Batı ve Rusya’dan destek alan PYD terör örgütünün meşrulaşmasına yol açmaktadır. Ortadoğu çıkmazında, çok zor bir süreçten geçen ülkemizin dış politikada yeni arayışlara yönelmesi gerekiyor.