Başbakan Binali Yıldırım ile ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence arasında 9 Kasım 2017 günü Beyaz Saray’ın Roosevelt Salonu’nda gerçekleşen görüşme iki ülke arasında gerilim içinde olan ilişkilere yeni bir ivme kazandırmak açısından önemli sayılabilecek bir gelişme idi.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada “Görüşmenin Türk-ABD ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya yardım edecek nitelikte” olduğu vurgulanırken, Türkiye ile ABD arasında kalıcı stratejik ortaklıktan söz edilmesi dikkat çekti.

Açıklamada yer alan “stratejik ortaklık” ifadesinin gerçekleri yansıtmadığını, ABD’nin en önemli stratejik ortakları arasında İngiltere ve İsrail’in yer aldığını söylemek zorundayız. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in “ABD’nin PKK ve diğer terörist tehditler karşısında Türkiye ile birlikte olma taahhüdünü” (Cumhuriyet, 10 Kasım 2017) yinelemesi de inandırıcı değildir ve gerçekleri yansıtmaktan uzaktır.

İki lider arasında yapıcı dialog kurulması konusunda genel anlamda bir mutabakat sağlanmasına ve yapılan tüm girişimlere karşın Türkiye ile ABD arasında çıkar çatışması devam ederken bu çatışma ülkemiz aleyhine gelişiyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında, ABD’nin PYD/YPG’ye olan silah yardımı devam ederken Türk-ABD ilişkilerinde yumuşamadan söz etmek zor görünüyor.