Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen “Kuşak ve Yol” Zirvesi’nin ardından ABD’ye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında 16 Mayıs 2017 günü Beyaz Saray’da gerçekleşen görüşme yaklaşık 23 dakika sürmüştür.

Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında ABD Başkanı Trump’ın “Gelecekte büyük başarılarımız olacak. Türkiye ile ilişkilerimiz mağlup edilemez.” şeklindeki övgü dolu sözlerinden sonra Türk askerlerinin Amerikalı askerlerle Kore Savaşı’nda beraber savaştıklarına değinmesi, ayrıca Kore Savaşı sırasında Türk askerlerinin kahramanlığını vurgulaması dikkat çekmiştir.

ABD Başkanı Trump’ın basın toplantısında IŞİD ve PKK terör örgütlerine karşı mücadelesinde Türkiye’ye destek verdiklerini söylemesi, ancak YPG’den hiç söz etmemesi de dikkatlerden kaçmamıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada Türk-ABD ilişkilerinin temelini oluşturan sorunlara değinmiş, terör örgütlerinin faaliyetlerini bahane ederek bölgenin inanç ve etnik yapısını değiştirmek isteyenlere izin verilmemesi gerektiğini ifade ettikten sonra “YPG/PYD terör örgütünün hangi ülke tarafından olursa olsun muhatap alınması, bu konuda küresel düzeyde varılan mutabakata kesinlikle uygun değildir” (Cansu Çamlıbel, Washington, Hürriyet, 17 Mayıs 2017) cümlesiyle ilk net mesajını vermiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan YPG’ye verilen desteğin kesilmesini vurgularken, Gülen ve terör örgütü üyelerinin Türkiye’ye iadesi için gerekenin yapılmasını da istemiştir.

ABD Başkanı Trump’ın “Türkiye’nin istediği askeri teçhizat ivedilikle teslim edilecektir” açıklamasına karşın YPG’den yine hiç söz etmemesi dikkat çekmiştir.

ABD Başkanı Trump’ın 9 Mayıs 2017 günü onayladığı YPG/PYD’ye silah verilmesi kararının ardından 16 Mayıs günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında gerçekleşen görüşmeden sonra yapılan açıklamalardan özellikle YPG konusunda iki ülke arasında görüş ayrılığının devam etmekte olduğunu söylemek zorundayız.

Gerek baş başa ve gerek heyetler arasında yapılan görüşmelerde ABD’nin YPG konusunda bilinen tutumunu değiştirmediği, Rakka operasyonunda tercihini YPG’den yana kullanacağı anlaşılmaktadır.

Tüm bu gelişmelerden sonra ABD’nin dış politikasında Dışişleriyle birlikte Pentagon’un kararlarının da önemli rol oynayacağını söylemeliyiz.