ABD Başkanı Trump’ın sürpriz bir kararla yönetimde iki önemli değişiklik yapması, Dışişleri Bakanı Tillerson’un yerine CIA Başkanı Pompeo’yu, Pompeo’nun yerine CIA’nın ileri gelenlerinden Gina Haspel’i atamasıyla yönetimde ortaya çıkan depremin artçı depremlere yol açıp açmayacağı bilinmemektedir. Ancak Dışişleri Bakanı Tillerson’un görevine son verilmesi, 19 Mart 2018’de Washington’da gerçekleşmesi beklenen Tillerson-Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu arasındaki toplantının ertelenmesine neden olmuş, Türkiye için yaşamsal önemde olan Menbiç sorunu görüşülememiştir.

Yeni Dışişleri Bakanı Pompeo’nun göreve başlamadan önce atanmasının ABD kongresi tarafından onaylanması gerekmektedir. Onay sürecinden sonra yeni Dışişleri Bakanı Pompeo ile Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu arasındaki olası görüşmenin ne zaman gerçekleşeceği, Pompeo’nun Tillerson gibi Menbiç konusunda aynı anlayışta olup olmayacağı belirsizliğini korumaktadır.

19 Mart günü aynı saatlerde hem ABD Dışişleri’nin hem Pentagon’un Zeytin Dalı Harekatı konusunda “Kaygılıyız” şeklindeki açıklaması ardından ABD Dışişleri’nin “NATO müttefikimiz Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarını dikkate alma hususuna bağlıyız. Aynı zamanda IŞİD karşıtı kampanyaya ve ortağımız SDG’ye (Suriye Demokratik Güçleri-YPG/PYD Yanlısı) de bağlıyız” (Cansu Çamlıbel, Washington, 20 Mart 2018, Hürriyet) şeklindeki ifadeler ABD yönetiminin YPG/PYD konusundaki değişmeyen tutumunu yansıtması açısından dikkat çekicidir. Kendi çıkarı için YPG/PYD’yi “müttefik” olarak seçen ABD’nin bu örgüte olan bağlılığından vazgeçmesi beklenmemelidir.