Cumartesi günü sahamızda oynadığımız Akhisar Belediye maçını 90-81 kazanan takımımız, maçın son düdüğü ile çalmaya başlayan “tavukları pişirmişem hacıyı da çarşıya göndermişem”  şarkısı ile tavuk yetiştiriciliğinde ülkemizin önde gelen yerlerinden olan Akhisar’a ve takımına göndermede bulundu. Bu şarkı eşliğinde tribündeki seyircilerle birlikte oynayıp eğlenirken keyifli ve güzel görüntüler verdiler, Akhisarlı bazı oyuncular bu durumdan pek hoşnut değillerdi ve eminim deplasmanda oynanacak olan maç için şimdiden müzik araştırması yapılmış, kılıçlar çekilmiş ve bileylenmeye başlamıştır diye düşünüyorum.

Maçın teknik analizine geçmeden önce belirtmek istediğim bazı hususlar olacak. Öncelikle belirtmeliyim ki sayın Valimiz her maça gelmeli; çünkü bu sayede beyaz saçlı prens hakemlere küfürler edemiyor ve bulunduğu “protokol (şeref)” tribününe yakışan şekilde oturmak zorunda bırakılıyor. Bir başka konu takımın Bench’te oturan genel sekreterinin hakemlerle girmiş olduğu diyalogların gereksizliği ve komikliği; öncelikle orada Mete Hoca gibi tecrübeli bir antrenör varken en etkili itirazı onun edeceğini bilmen lazım çünkü Mete hoca senin gibi telefonla uzaktan kumanda edilmiyor ve basketbol kurallarını da çok daha iyi bildiği için gerektiği şekilde itiraz ediyor zaten senin gibi sportmenlik dışı faule bu maçta yaptığın itirazdaki yanında oturan genci kalçasıyla ve omzuyla itmiyor pozisyonu anlatıyor ve bu sayede sıradan bir faul çalan hakemin kararını maçın baş hakemine yaptığı doğru itirazla en azından atış halindeye çevirtip 2 atış kazandırıyor takıma. Bu takımın evinde ne kadar kolay teknik fauller yediğini de düşünürsek bir senin yüzünden yememiştik zaten onun da olması için elinden geleni yapmaktan vazgeçmelisin artık genel sekreter(!).

Bir diğer konu da maçları yöneten hakemlerimiz ; Federasyonumuzda A klasman hakemlerimiz malesef yeterli sayıda olmadığı için kaliteli basketbol oynanan TBL liginde oynanan her maça en az 1 A klasman hakemi verememesi de normal aslında ancak bu konuda da Merkez Hakem Kurulunun B klasman hakem kadrosunun kalitesini arttırması gerekmekte ve bu doğrultuda projeler üretmeliler. Mete Hocamızla maç sonunda basın toplantısında yaptığımız samimi sohbette de belirttiği gibi bu lig hakem yetiştirme ligi olmamalı bu konuda sonuna kadar hak veriyorum ama ülkemizdeki hakemlerin yetersizliği de malesef başka bir gerçeğimiz. TKBL ve EBBL liglerini yöneten hakemleri de izliyorum ve o kadar kötü maçlar yönetiyorlar ki malesef aşağıdan yukarıya çıkartabileceğimiz hakem sayısı da çok çok az. Bu gerçekler doğrultusunda takımlarımızın yapması gereken tek şey maçlarına iyi hazırlanmak ve maçın sonucunu hakemlerin ellerine bırakmamak olmalı. Bu hafta izlediğimiz Best-Akhisar maçının hakemlerinin iki taraf için de çaldığı hatalı düdükler vardı ama sonuçta iyi basketbol oynayan takımımız maçı bu düdüklere bırakmadan kazanmayı başardı ve umarım bundan sonrası için de önceliğimiz bu olur.

Maça dönmeden önce belirtmek istediğim bir konu olacak sahaya dizilişimizle ilgili ; ilk maç yazımda Okan Bostancı’nın daha çok süre alması gerektiğini söylemiştim bu takımda ve son iki iç saha maçında sahaya ilk 5’te çıkması benim için süpriz değildi çünkü Okan’ın savunma gücü ve yer tutuşu diğer aynı bölge oyuncularına göre çok daha iyi. Şu ana kadar izlediğim maçları göz önüne aldığımda bana göre ilk 5 dağılımımızın ön tarafında DJ ve Serkan ile başlamak yerine DJ ve Buğrahan ile başlamak hücumdaki alternatiflerimizin artmasını sağlayacaktır. Yani Dj, Buğrahan, Ogün, Okan, Davis ilk 5’i ile başlamak sahaya çıkacağımız en doğru 5 gibi görünüyor geride kalan maçlara baktığımızda. Okan-Tufan değişimlerinde Tufan’ın hücum gücünden yararlanmak ve bu süreçte Okan’ı dinlendirip sahay döndüğünde savunma direncini en üst seviyede tutmak adına doğru hamleler olacaktır. Serkan’ı daha çok Dj ile değiştirmenin en doğrusu olduğunu düşünmeme rağmen Dj ve Serkan ikilisinin aynı anda sahada bulunmasına da karşı olmadığımı belirtmek isterim. Barış’ın da bu takımda daha fazla süre alması gerektiğini ve sahada olduğu zamanlarda iyi işler yaptığını da göz ardı etmemek lazım. Özellikle Buğrahan ile uyumları dikkat çekici. Kaptan da iyileştiğinde Davis’i rahatlatacaktır ve o zaman takımımız rakipleri için daha dişli ve çekinilecek bir takım olacaklardır.

Zaten sahamızda oynadığımız her maçın atmosfer ve seyirci desteğiyle öncelikli favorisi bana göre hep biziz ve takımımız gününde olduğunda Tofaş ve Acıbadem dahil her takımı evinde yenebilecek güçte. Ancak şunu da belirtmek isterim ki geçen sene ki yabancılarımızdan Coleman Dj’ye göre daha iyi bir oyuncuydu ve bazı disiplinsiz hareketlerine rağmen Coleman’ın olmasını tercih ederdim. Davis konusunda da özellikle bu maçta kritik yerlerde yaptığı 5 blok savunmada iyi işler yaptığının göstergesiydi ve hücumda belli bir sayı ortalamasında giden standartları olan bir oyuncu ama onun yerinde de daha size’lı ve daha net bir 5 numara tercihi takımımızı lige çıkma adayı haline getirebilirdi ancak Mete Hocanın da geçen sene Wiggins bu sene de Davis tercihlerinde bir bildiği olduğunu düşünüyorum. Belki de bu ligin yapısına tam 5 numara değil de 4 ve 4.5 numaraların uyduğunu düşünüyor tecrübeli hocamız.

Maça dönecek olursak takımımız maça yine yüksek şut yüzdesi ile başladı ve bu şut yüzdesini devreye kadar sürdürünce soyunma odasına 15 sayı farkla önde girdik. Bu bölümde rakibin uzun yabancısı için hazırlanmış sette Okan’ın yabancıya yaptığı iyi ve sert müdafası, rakibi hücumda bir silahından mahrum bıraktı. Tabi ki aradaki farkın bir etkeni de takımımızın bench’inin bulunduğu taraftaki çemberin şutları yumuşatarak içine alış probleminin de etkisi var ki bu sorun devreden sonra bizim aleyhimize döndü. Rakibimiz 2. Yarıya dış şut isabetleri ile hızlı başladı ve bir ara 15 sayılık fark sadece 2 sayıya kadar düştü ancak Tufan’ın 3. Periyodun sonlarına doğru hücumdaki etkili oyunu ile son periyoda 8 sayı farkla önde girmeyi başardık. Son periyodun başında da rakip etkili başlayıp farkı tekrar 2-3 sayı seviyesine indirse de maç sonunu iyi oynayan takımımız maçtan hakettiği bir galibiyet ile ayrılmayı başardı. Maçta en dikkat çekici nokta ise takımımızda sadece 6 oyuncunun skora katkı yapmasıydı ancak bu 6 oyuncunun hepsinin de çift haneli rakamlardaki katkısı maçı kazanmamıza yetti.

Haftaya oynanacak Bandırma Kırmızı maçında takımımızın fazla zorlanmayacağını ve Balıkesirde oynayacağı Tofaş maçına kayıpsız çıkacağını düşünüyorum.

Erkekler Bölgesel Basketbol Ligine bu sene kurduğu iddaalı takımla giriş yapan Karesi Basketbol için de birkaç şey yazmadan geçmek istemedim ; grubunda bulunan tek ciddi takım olan İnegöl’e deplasmanda yenilen takımımız içeride oynayacağı rövanş niteliğini taşıyacak maça kadar kayıpsız ve farklı galibiyetlerle yoluna devam edecektir. Bu hafta oynayacağı Bursa Basket takımı grubun en zayıf halkası ve yine 100 sayının üzerinde bir galibiyet gelecektir. Bu gibi maçlar oynamak takıma hiçbir fayda sağlamayacağı için kendilerine denk takımlarla hazırlık maçları almalarını tavsiye ederim.

Yine bölgemiz takımlarından Türkiye Kadınlar Basketbol Liginde mücadele eden Edremit Belediyesi Güre Spor da yabancı oyuncusunun sakatlığından sonra yabancısız oynadığı son 4 maçın 3 tanesini kaybetti ve bu mağlubiyetler herşeye rağmen kadro kalitesine yakışmadı ve de final grubu öncesinde yaşanacak playoff eşleşmeleri öncesi grubundaki sıralamayı belirlemek amacıyla çok önemli. Bu yüzden antrenörlerinin yabancısız oynama bahanesi arkasına sığınmadan ligin en iyi kısa oyuncularına sahip takımına bu süreçte galibiyet alışkanlığı yaratması lazım. Sonuçta Meriç ve Eyfel bu süreci geçirebilecek tecrübe ve kalitede oyuncular.

Haftaya yeni bir yazıda daha görüşmek ümidiyle hoşçakalın...