Ortadoğu’da askeri ve siyasi yönden güçlenen, etkisini giderek arttıran İran’a karşı İsrail ile Suudi Arabistan arasında gerçekleşen “örtülü ittifak”ın gelişmekte olduğu fark edilmektedir.

İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkof’un 2017 yıl Kasım ayında İsrail’in İran’a karşı Suudi Arabistan ile istihbarat paylaşımına hazır olduğunu açıklaması ile iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir adım atılmıştır. Bu gelişmenin ardından İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın ABD ve İsrail ile birlikte “İran tehdidine” karşı ortaklaşa hareket edeceklerini açıklaması, Ortadoğu’da tüm dengeleri sarsacak önemdedir. İsrail Başbakanı Netanyahu bununla da yetinmemiş, İran’a yönelik ultimatomunda “İran’ı durdurmalıyız, durduracağız” sözlerini söylemekten de kaçınmamıştır.

İki ülke arasında tüm bu gelişmeler olurken Suudi Arabistan Veliahtı Prens Muhammed bin Salman’ın Mısır’a yaptığı ziyaretten sonra Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayımlanan “Khalej Times” gazetesi bir iddiayı ortaya atmıştır. Gazeteyle görüşen Filistin yönetiminden bir yetkili İsrail’in Suudi Arabistan ile Kahire’de gizli bir görüşme gerçekleştirdiklerini söylemiştir. (Sözcü, 12 Mart 2018) Gizli tutulduğu anlaşılan görüşmenin ayrıntıları açıklanmamıştır. Ancak İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki bu yakınlaşmanın nihai hedefinin İran olduğu, ABD’nin de bu gelişmede önemli bir rol üstlendiği biliniyor.

Suudi Arabistan Veliahtı Prens Salman’ın üç günlük İngiltere ziyareti sırasında 10 milyar sterlin karşılığında İngiltere ile 48 savaş uçağı alımına ilişkin anlaşma imzalaması da dikkat çekicidir. (BBC, 11 Mart 2018)

ABD, İsrail, Suudi Arabistan ve Mısır arasında kurulan “Örtülü ittifak”ın Ortadoğu denkleminde tüm dengeleri etkilemesi beklenmelidir.