Rusya’nın Esad rejimi ve terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD kontrolündeki Kamışlı kentine 100 asker ve teknik uzman göndereceğine ilişkin haberler Ankara’da tedirginlik yaratmıştır. (Hürriyet, 21 Ocak 2016)

PYD’nin denetimi altında bulunan Kamışlı Mardin’in Nusaybin ilçesine çok yakındır ve stratejik yönden önemli bir bölgedir. Davos’ta bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu bir Kürt siyasal oluşumu olan PYD’nin (PKK’nın Suriye kolu) Cenevre’de 25 Ocak’ta yapılması öngörülen barış görüşmelerine Suriye muhalefeti safında katılmayacağını vurgulamıştır. Ancak Rusya’nın PYD’nin görüşmelere ısrarla katılmasını istemesi tüm dengeleri alt üst edecektir.

Türk güvenlik kaynaklarından basına yansıyan bilgilere göre, Rusya Nusaybin’in hemen karşısındaki PKK’nın Suriye kolu PYD’nin kontrolündeki Kamışlı’da askeri üs kurmak hazırlığı içinde görünmektedir. (Hürriyet, 23 Ocak 2016) Aynı haberde 16 Ocak 2016’da Kamışlı’ya giden Rus askeri heyetinin başında bir Korgeneralin bulunduğu öne sürülmüştür. Türkiye’nin bölgedeki hareketliliğini yakından izlemek isteyen Rusya’nın stratejik önemi olan bu bölgeye büyük önem verdiği, bu bölgede üs kurmak için incelemeler yaptığı fark edilmektedir. Bu önemli gelişmelerden sonra Türkiye Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı kenti arasındaki mayınlı bölgede güvenlik için hendek kazmaya başlamıştır. Türk tanklarının da sınırda konuşlandırıldığına ilişkin haberlere de yer verilmiştir. Tüm bu kritik gelişmelerden sonra Suriye’nin iki önemli stratejik bölgesinde hem Rusya’nın hem de ABD’nin yarış içinde olduğu gözlemlenmektedir. Bu durum kuşkusuz ülkemiz için son derece olumsuz koşullar yaratacaktır. İşte bu nedenle ABD Başkan Yardımcısı Biden ile 21-23 Ocak 2016 günleri İstanbul’da yapılan görüşmeler ülkemiz için büyük önem taşımaktadır.