tarik @ politikam.com

YAĞMURUN çok yağması, ille de sel olur anlamına mı gelir?

Altyapıyı sağlam oluşturursanız sel baskınlarının önüne geçersiniz.

Yağışı karşılayamayan yetersiz altyapı sel baskınlarının, taşkınların asıl sebebi.

Bir de altyapı konusunda kurumlararası koordinasyonsuzluk bizde geleneğe dönüştü artık.

Bunun böyle olduğuna çok örnek var.

Son örnek, Küçükkuyu beldesini sular altında bırakan sel baskını.

 

***

KÜÇÜKKUYU, bizim mıntıkada değil elbet.. Çanakkale'ye bağlı; orası tamam.

Ne ki, Çanakkale'ye uzak, bize yakın bir belde. Altınoluk'la birleşmiş halde.

Ayrıca Küçükkuyu'daki sel, Körfez'in Balıkesir sınırları içinde kalan yerleşmeliklerin de sorunu.

Neticede Kazdağları'nın parçasıdır hepsi.

..ve Kazdağları'ndan akıp gelen derelerdir baskınların sebebi.

 

***

DERELER dedik de.. binlerce yıldır akıp geliyorlar işte.. Dağdan inip denize dökülüyorlar. Doğa kendini yolunu açmış, kusursuz biçimde akan suyu denizle buluşturuyor.

İnsanoğlu dokunduğunda ortalık karışıyor.

Doğanın kafası karışıyor!

 

***

KAZDAĞLARI'ndan gelip denize dökülen Ilıca Deresi, Edremit - Çanakkale Karayolu'nun bütününde olduğu gibi, Küçükkuyu bölgesinde de karayoluyla kesişiyor. Kesişme noktasında suyun rahat geçişini sağlayacak yatırımı yapmazsanız, ya da geciktirirseniz, evler, işyerleri, caddeler, sokaklar sular altına kalabiliyor. Altgeçitler çamurlu suyla doluyor.

 

***

KAZDAĞI Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği geçenlerde bir açıklama yaptı. Küçükkuya'daki sel baskınının nedenlerini ele aldı. Ilıca Deresi'nin DSİ tarafından ıslah edilip etrafının betonla örülmesinin gerçek anlamda bir ıslah olmadığı görüşünü ortaya koydu.

Ayrıca kurumlararası koordinasyonsuzluğun faturasının Küçükkuyulu vatandaşlara çıktığı anlatıldı.

Nasıl?

Dere, normal akışı ve ıslah edilmiş haliyle kendi yolunda akıp gidecekken, Edremit - Çanakkale Karayolu önüne set çekiyor. Burada Karayolları köprü genişletme çalışması başlatmış. Ancak DSİ 25. Bölge Müdürlüğü'nün dere ıslahı çalışmasıyla eşgüdümlü değil. Islah çoktan bitmiş, Karayolları köprü işini bitirememiş. DSİ, yüzlerce metre uzunluğunda duvar örüp dereyi ıslah etmiş; bu yetmemiş derenin geçtiği bölgede kalan caddeler yenilenmiş, estetik bir doku oluşturulmuş.. Ama Karayolları bir genişletme işini halledememiş.

Bu ne demek?

Koordinasyonsuzluk demek.

"Devletin her işi böyle" şeklindeki genel algıya hizmet etmek demek.

Sonuçta görüldüğü gibi sel demek, su baskını demek, milli servetin heba olması demek.

 

***

KAZDAĞI Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'nin gazetede çıkan açıklamalarını okuduktan sonra, elinde bir dosyayla DSİ 25. Bölge Müdürü Erol Şenöz geldi gazeteye. Islah öncesi, ıslah sonrası çalışmaların görüntülendiği fotoğraflar ve uydu görüntülerini gösterdi. Ilıca Deresi'nin bataklık görünümündeki eski yatağıyla ıslahtan sonraki farkı anlattı. Dere ıslahıyla ilgili yapılan çalışmalardan söz etti uzun uzun.

Sonra, Karayolları'nın geciktirdiği köprü ve menfez işine geldi söz.. "Biz işimizi tamamladık, dere yatağını ıslah ettik, Karayolları menfezi bitiremeyince doğal olarak su baskınları oluştu" dedi.

Dernek yetkililerinin "Ilıca Deresi'ni ıslah etmeye çalışanlar iyileştirme değil Küçükkuyu'nun başına dert açtılar" dese de, DSİ Bölge Müdürü Şenöz böyle düşünmüyor. Islah çalışmasında sorun yok O'na göre.. Sorun, Karayolları'nın geciktirdiği çalışmada.

 

***

KARAYOLLARI bizde şeflik durumunda hâlâ. Bursa Bölge'ye bağlıyız. Balıkesir'de 141. Şube Şefliği olarak hizmet veriyor Karayolları.

Bursa merkezli karayolu çalışmaları ve projeler çabucak tamamlanırken.. Şeflik konumundaki Balıkesir ve Çanakkale her seferinde geri plana atılıyor.. Yatırımlar yavaş ilerliyor.. Yapılması gerekenler geciktiriliyor.

Bunun böyle olduğunu yine Balıkesir - Çanakkale Karayolu yapımı sürerken gördük.

Geçen yıl Şapçı bölgesinde istinat duvarı göçmüştü biliyorsunuz. Taş yığınları yolun üstünde aylarca öyle kaldı. Yolun bir şeridi kapalı tutuldu; duvarın onarımı aylar sonra tamamlanabildi.

Kar yağışlarında da görüyoruz bunu.

Bursa bölgesinde iş makinaları harıl harıl yol açarken, bizim bölgeye üvey evlat muamelesi yapılır hep.

Balıkesir ve Çanakkale açısından Karayolları'nı aslında enine boyuna ele almak lazım.