GIDA, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba “Ramazan ayında yüzde birlik dahi fiyat artışı yapsalar tepelerine bineriz” diyor.

Tabi bunu et ve et ürünleri için söylüyor.

Tamam, yalnızca et için söylemiş olsun.. Dolaşıverin kasapları, bir hafta önceki fiyatla bugünkü arasında yüzde kaçlık artış olmuş görün.

“Ramazan fırsatçılığı yapmayın” diyor Bakan Fakıbaba.

Ramazan demek ‘fırsat’ demek zaten.. Oruç ayı geldi mi, fırsat şenlikleri de başlar anında!

Ekmekten suya, sebzeden meyvaya, etten süte, peynirden zeytine, her şeye zam gelir.

Yüzde bir ne ki; yüzde yirmileri, kırkları bulur fiyat artışı.

 

***

RAMAZAN alışverişleri başladı şimdi. Evin erzağını, tarhanasını, bulgurunu, makarnasını, yağını, tuzunu bol tutmak lazım. Marketler ana baba günü; arabalar dolacak.. Torba torba yiyecek içecek taşınacak evlere.

Bir hafta önceki fiyatların katlandığını görecek tüketici.. Katlanan etiketlerin üstünde ‘fırsat ürünü’, ‘indirim’ falan yazacak elbet.

Bindirdikten sonra indiriyorlar ya hep.

 

***

İFTAR menüleri hazırlanıyor şimdi lokantalarda, restoranlarda.

Bir kişi elli lira.

Çorba, etli yemek, pilav, tatlı.. Yanında ayran veya kola.. Ver elli lira, aç iftarını.

Dışarıda iftar yapacak dört kişilik ailenin yemek  maliyeti asgari iki yüz lira.

Önceden rezerve yaptırıyorsun, lokantada masa bulamazsın çünkü iftar saatinde.

Masayı buldun, oturdun.. Servis iftardan on – onbeş dakika önce başlar; masaya konan çorbaya bakar durursun dakikalarca. Sen bakarsın, çorba soğur.

Buz gibi çorbaya kaşık sallarsın.

Arkasından gelen yemeğin içinde üç küçük kuşbaşı parça et bulursun; gerisi patates soğan.

En az yirmi – yirmi beş lira buna yazarlar zaten.

Bir de kola içersin yemekte.. Akşam yemeğinde kola niye içilirse!

Neyse..

Diyeceğim o ki, bu iftar menüleri hangi maliyet hesabıyla hazırlanıyor, nasıl bir fırsatçılık hesabı yapılıyor?

Bunu denetleyen falan yok mu?

 

***

YİNE marketlerden örnek verelim.

Şampuanın, saç kreminin, parfümün, kolonyanın, traş bıçağının, tuvalet kağıdının, peçetenin, şunun bunun Ramazan ayıyla bir ilişkisi olmaz meselâ.

Sonuçta iftarı şampuanla açmıyorsun.

Ama ona da yeni etiket koyuyor market.. Makarnaya, bulgura fiyat bindiricince, şampuanı kremi eksikli kalmasın, ona da yaz bir etiket!

 

***

DAHA pek çok örnek veririz fırsatçılığa dair.

Bu her Ramazan böyle olur; hiç değişmez kural.

..ve hiçbir denetim yapılmaz; iki günde yarı yarı artan fiyatlar yetkililerin dikkatini çekmez.

Bu feci Ramazan zammının hesabını kadınlar yapar çoğunlukla.

Hangi ürünün indirimde, hangisinin bindirimde olduğunu bilir onlar.

İki gün önce aldığı makarnaya, Ramazan münasebetiyle yüzde kaç zam yapıldığını anında hesap ederler.

Bu işin denetimini kadınlara yaptıracaksın.

 

***

“YÜZDE birlik artış dahi yapsalar tepelerine bineriz” diyor ya Bakan Fakıbaba.

Laf olsun torba dolsun.

Kimsenin kimseyi denetlediği yok.

Vatandaş Ramazan’da kazık yiyor her zamanki gibi.

 

 

*************** 

 

 

 

Çorbalar Büyükşehir’den…

 

RAMAZAN geldi ya, aklımız fikrimiz yemekte şimdi.

Mevzumuz da yeme içme işleri oluyor haliyle.

Alın size bir yeme içme işi daha.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Üniversite’nin Çağır Kampüsü’nde ‘Çorba Evi’ açtı.

Şehri yönetenler cümbür cemaat açılışta.

Kurdelayı kestiler, çorbaları içtiler.

Çorba Evi’nde hedef kitle öğrenciler.

Sabah sekizden akşam dörde kadar ücretsiz çorba ve çay servisi olacak.

Koskoca Balıkesir Üniversitesi, öğrenciler için böyle bir hizmet düşünememiş, Büyükşehir Belediyesi yapıyor.. Rektör de açılışta ve keyfi yerinde. Sonuçta cepten para çıkmıyor, Büyükşehir hallediyor.

Rektörlüğün kampüste yaşamı geliştirmeyi, sosyal donatıları çoğaltmayı öngören tek bir projesi olmadı baştan beri.

Meselâ bir Çorba Evi bile kuramamışsın Rektörlük olarak; Büyükşehir’in kaynattığı çorbaya kaşık sallıyorsun açılışta.. İnsanın yüzü kızarır.

Büyükşehir’in Çorba Evi projesine gelince..

Hem eğitim öğretim sezonu bitiyor, hem Ramazan ayına girdik.

Öğrencilerin büyük bölümü için tatil başlıyor.

Şu çorba işini eğitim öğretim dönemi başladığında düşünseydiniz ya.

Okullar kapanırken, Çorba Evi açılıyor.

Tezata bakar mısınız!