Puan cetvelindeki sıralamaya bakıp  sezonu değerlendirenler eminim Sinpaş bu turu geçer diyeceklerdir ve de   yanılacaklardır zira, ilk tur eşleşmelerinde bizim 6. Sinpaş Denizli Basket in ligi 3. bitirmiş olması eşleşmemiz sonrası her ne kadar O’nu favori gibi gösterse de , bu turu atlayacak takımın Best Balıkesir olacağı gün gibi aşikar.Tabii kehanette bulunmak istemem ama şu ana kadar tüm öngörülerim de yanılmamış biri olarak kanaatimi söylüyorum.

Sezonu iyi planyan takımlar; kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere 3 bölümde ele alır.Biz ilk bölümü istediğimiz gibi bitirince doğal olarak ikinci bölümde başarılı olma ihtimalimiz de yüksek oldu.Sinpaş Denizli Basket le eşleşme sonrası seriyi takip edenler görmüş olmalıdırlar ki takımımız sezonun bu ayağına hazır geldi ve bu da maçlara gayet olumlu yansıdı.Sezon içerisin de yapılmış olan kısa yabancı pozisyonundaki operasyonun da ne kadar doğru olduğunu gördük. İzlediğim kadarı ile kanaatim şu; Best Balıkesir bu turu geçer ve öyle olacağı umudum çok yüksek.Belirtmek istediğim bir şey var ki; takımımız genel konsantrasyon ve performans olarak hazır geldiği her maçta her takıma ciddi bir tehdit, ancak periyodlar içerisinde ki düşüşler bizi zaman zaman strese sokuyor ve bu da her tur sonrası zorlaşacak olan eşleşmeler de başımızı ağrıtacak gibi gözüküyor.Bu tur sonrası eşleşeceğimiz Acıbadem Üniversitesi maç içerisinde ki bu tip düşüşlere net cezalar verebilecek güçlü bir rakip.Bu nedenle halledilmesi gereken bi sıkıntı olarak görüyorum.

Seride dikkatimi çeken bir şey de, her iki takımın yabancı oyuncularını Türk oyunculara savundurmaları oldu.Şimdi Türk oyuncuların iyi savunmacı olduğunu düşünerek yapılan bir şeyse kısaların 25 er sayı civarın da atmaları bu tezimi çürütüyor, o halde hücum gücünü düşürmek istemedikleri yabancı oyuncuların birbirlerini savunmamaları antrenör tercihi diye düşünüyorum, uzunlar içinse sanırım gene birbirlerini savunmakta alacakları performans yerine  savunma yardımları ve yine kısalar için düşündüğüm hücum katkıları tercih sebebi. Ancak takımımızın savunma zaaflarından en göze çarpanı yardıma-yardım rotasyonu.

 

Seriye  iyi başlayan takımımız kendimce tespit ettiğim bu handikapları telafi ettiğinde adım adım yukarı gidecektir zira oluşan takım kimyası,form durumu ve kenar yönetimin tecrübesi neden Süper Lig olmasın dedirtiyor.

Maça gelecek olursak ; Denizli takımı  maça daha istekli ve iyi başladı. Özellikle boyalı alanı ve Armstrong’u iyi kullandılar ve içeriden önemli bir üstünlük sağladılar. Armstrong’un hem fizik hem de oyunu okuma zekasını etkin kullandıkları bu bölümde takımımız savunmada kötüydü. Ayaklarını çalıştırmaları gereken savunmada ellerini kullanınca çok çabuk faul hakkını dolduran takımımız rakibin kolay şekilde serbest atış çizgisine gelmesine neden oldu. Hücumda da içeride zayıf kalınca dış şuta yöneldik ama özelikle Ogün’ün kötü gününde olmasına ek olarak hücum ribaundlarında ki yetersizliğimiz hücum üretkenliğimizi azalttı. Bu süreçte takımımızda sazı eline alan Kelley, hem bulduğu 3 sayılık isabetler hem de penetre sonrası bulduğu sayılar ile takımımızın önce rakibini yakalamasını sonra da öne geçmesini sağladı. İlk periyodun sonunda 21-20 üstünlüğümüz oluşmuştu ama bu tamamen Kelley’in bireysel becerileri sayesindeydi ve takımımımız ikinci periyotta hem daha iyi savunma yapmak ve bu arada faul problemine girmemek hem de hücumda üretkenliğini arttırmak zorundaydı. İlk periyotta erken yaptığı 2 faul nedeniyle oyunda kalamayan Ali, bu periyotta hücumda içeriyi kullanmamızı sağladı. Gerek ikili oyunlarda Kelley ve Serkan’a geçiş yolları açması gerekse de yaptığı screen’lerden sonra içeride doğru pozisyon alması sonucu pota altını da kullanmaya başlayan takımımız bu sayede Davis’i de oyuna sokma şansını elde etti. Gerçi Davis maç boyu yaptığı iki spekteküler smaç haricinde sahada yok gibiydi. Kolay sayıları bile kaçırdı ama yaptığı iki smaç da öyle zamanlara denk geldi ki coşkulu tribünleri daha da ateşledi. İlk yarı genelinde Denizli boyalı alanı etkili kullanırken takımımız karşılığı genelde dış şutlar ile verdi. İlk yarının sonlarına doğru maç yine başa baş giderken Tufan,Kelley ve Buğrahan ile arka arkaya bulduğumuz dış isabetler ile 10 sayılık farka ulaştık. Son hücumu kullanan Denizli biraz erken atış kullanınca kalan 3 saniyede ribaundu alan Buğrahan hızlı bir şekilde rakip sahaya geçip uzak mesafeden son saniyede şutunu kullandı ve bu şut basket olunca hem tribünler müthiş bir sevinç yaşadı hem de rakip takımın başa baş giden maçta bir anda devreye 13 sayılık bir handikapla girmesi morallerinin bozulmasına neden oldu.

 

Maçın ikinci yarısında iyi başlayan takımımız farkı bir ara 17 sayıya kadar çıkardığı 3. periyodun son bölümünde biraz savunmada gevşeyince periyodun sonunda fark 11 sayıya düştü. Denizli takımı son periyoda da hücumda yakaladıkları ivmeyle ve savunmada da sertleşip başlayınca maçın bitimine 5 dakika kala maçta beraberliği yakaladı 72-72. Bu bölümde savunmayı bir türlü oturtamayan takımımız hücumlardan  da eli boş dönünce kısa süreliğine bir sıkıntı yaşasa da Buğrahan’ın devreye girmesi ve üst üste 3 hucümda bulduğu 3 sayılık basketlerle farkın tekrar açılmasına ve rakibin direncinin kırılmasına neden oldu. Son bölümde rakip farkı kapatmak için acele dış şutlar kullandı ve  girmeyen toplardan sonra hemen faul yaparak oyuncularımızın serbest atış çizgisine gelmesini sağlayarak süreyi durdurmayı denedilerse de serbest atışlarda özellikle Kelley’in 9da 9 luk performansı takımımızın skor avantajını elinde tutmasını ve maçı da 88-78 kazanıp seride 2-1 öne geçmesini sağladı.

 

Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi bugün oynayacağımız maçı da kazanıp seriyi 3-1 ile geçeceğimizi düşünüyorum. İyi konsantre olmuş bir Best takımının bu ligde yenemeyeceği takım olmadığını düşünüyorum. Sporcularımıza ve Mete hocamıza başarılar diliyor ve inşallah turu geçtikten sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın...