16 NİSAN referandumunda Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ‘evet’ denmesi ve gerçekleşen  kongre ile AK Parti Genel Başkanlığına Recep Tayyip Erdoğan’ın dönmesi sonrası partide başlayan “yenilenme” ve “değişim”le birlikte  İstanbul, Ankara ve Bursa büyükşehir belediye başkanları yanı sıra Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı görevlerinden istifaya davet edildi ve söz konusu büyükşehir  belediye başkanları görevlerinden  istifa etti.

Eylül ve Ekim aylarını kapsayan bu istifa süreçlerinin Erdoğan ve AK Parti açısından siyasal getirisi ve götürüsü üzerinde bu yazımız kapsamında üzerinde durmayacağız. Çok partili siyasal yaşamımızda bugüne kadar alışılmadık ve tanık olunmadık bu karar ve uygulamanın üzerine çok şey söylenebilir. Ancak, Ak Parti ve Erdoğan açısından  büyükşehir belediye başkanlarına yönelik bu kararın siyasal  ve sosyal açıdan muhasebesini ve takdirini en iyi yapacak olan  partililer ve seçmendir diye düşünüyorum.

2019  yılı Mart’ın da gerçekleşecek yerel seçimlere yaklaşık 1,5 sene var ve sandıkta partililer ve seçmen nezdinden alınmış bulunan “yenilenme” ve “değişim” yönündeki görevden istifa kararlarının  sandığa yansımasının  siyasal ve sosyal sonuçlarını hep birlikte görüp, yaşayacağız. O nedenle, en azından şimdilik, bu konuda fazla ahkam kesmenin partililer ve seçmen nezdinde fazla anlamı ve hükmü olmadığına inanıyorum.

AMAÇ VE HEDEF 2019 BAŞKANLIK SEÇİMİ

Ben, Erdoğan ve AK Parti’nin “yenilenme” ve “değişim” yönünde aldığı bu kararın siyasi ve sosyal riskleri bir yana doğrudan 16 Nisan referandumu sonuçlarına göre kabul ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getirileriyle ve aynı yıl içinde Kasım’da gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilişkili olduğuna inanıyorum.

Fazla öteye gitmeye gerek yok. Balıkesir Büyükşehir ve AK parti açısından öne çıkan tabloya bakmak yeterli. Şöyle ki:

1.si, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, meclis üyeleri, parti il ve ilçe örgütleri, milletvekilleri nezdinde ortada sorunlu ve sıkıntılı bir  tablo yaşanmakta idi.

2.si, parti hızla Büyükşehir Belediyesi, parti il ve ilçe teşkilatları, milletvekilleri nezdinde yaşanan sorun ve sıkıntılara dikkat edildiğinde kendi içinde ayrışmakta ve ayrışma adım adım partilileri de içine alacak şekilde genişleme riskini içinde taşımakta idi.

3.sü, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, meclis üyeleri, il ve ilçe  teşkilatları, milletvekilleri nezdinde yaşanan sorun ve sıkıntılar ideolojik ya  da siyasal bir nitelik taşımadığı gibi kişisellik içeren bir öbekleşmeyi, kendi içinde ötekileştirmeleri ve ayrışmayı,  gerilim ve çatışmayı içermekteydi.

BİRLİĞİN BOZULDUĞU YERDE DİRLİK OLMAZ

Bir iktidar partisinde böylesi bir hava siyaseten “puslu” bir havadır  ve  kimin ne adına ne iş çevrildiğini, düşünce ve eylemliliğiyle neye ve kime, kimin ya da kimlerin amacına hizmet ettiğini göremez, anlayamazsınız. Herkes kendisine göre haklıdır ve diğeri tu kaka’dır. Birliğin, beraberliğin bozulduğu ya da bozulmaya başladığı yerde dirlik ve  huzur ortamı olmaz.

Tabiri caiz ise, böylesi ortamlar, aklın tatile çıktığı anlardır. Artık, aynı parti içerisinde birisinin düşüncelerini ve duruşunu diğerinin düşünceleri ve duruşu tayin eder hale gelmiş demektir ki, parti yaşamında  ortak akıl, kollektif yönetim anlayışı, hizmet dürtüsü tali planda kalır ya da kalmaya başlar. Benbilirimcilik, kibir ve şımarıklık ön plana çıkar.

Partinin kurucu lideri olan ve cumhurbaşkanlığı gibi ağır bir sorumluluğu üstlenmiş olan Erdoğan ile  partinin üst yönetimi böylesi bir durum karşısında ne yapar?

Bir kere tıkır tıkır işleyen çark bozulmaya görsün. Artık, uyum ve ahenk bozulmuştur. Ortaya çıkan ses, anlaşılmaz olmuş, bütünlüğünü, uyumunu ve ahengini yitirmiş, kakofoniye dönüşmüş, partiye zarar verir hale getirilmiştir…

Erdoğan ya da parti üst yönetimi ne yapsın?

ERDOĞAN VE AK PARTİ BU SÜREÇTEN GÜÇLENEREK ÇIKAR  MI?

İstifası istenilen büyükşehir belediye başkanlarına yönelik kamuoyunda sıklıkla irdelenen ve gündeme taşınan yolsuzluk, suiistimal ya da FETÖ ile ilişkili itham ve iddialara yaşanan olumsuz tabloya müdahale etmek ve operasyon yapmak için gerekçe aramanıza  ihtiyacınız var mı?

 2019’da gerçekleşecek seçimlere ramak kaldığı bir ortamda  zamanı en rasyonel ve akılcı bir biçimde değerlendirerek inanç, kararlılık ve cesaretle sorun ve sıkıntıya neşter vurmak zorundasınız. İşte, egemen siyaset anlayışı ve siyasi geleneklere, demokratik teamüllere  aykırı olarak bu yapıldı.

Bugüne kadar bir çok iktidar partisi böylesi gittikçe kangrenleşen iç sorunları karşısında bu inanç, kararlılık ve cesareti gösteremediği için kendi içinde parçalanıp, gitti ve tarihe karıştı…

Dikkat edilirse, görevinden el çektirilmiş ve istifa etmiş büyükşehir belediye başkanlarından biriyle ilgili ne Erdoğan’dan ne de parti üst yöneticilerinden bugüne kadar olumsuz anlamında ağızlarından  bir tek sözcük, yorum bile çıkmadı… Bu güne kadar verdikleri emek ve üstlendikleri sorumluluk nedeniyle kendilerine teşekkür edilip, geçildi..

(Tam da bu noktada tarihsel, siyasal ve sosyal bir saptama yapmakta yarar var. Temsili demokrasi ile doğrudan demokrasi önemli bir tartışma konusu ve üzerinde düşünülüp, tartışılmalı. Örneğin, doğrudan demokraside seçilmişler yasal görev süreleri içerisinde seçenler tarafından eğer istenilen sonuç ve verim alınamıyorsa görevlerinden el çektirilerek, görevlerinden alınabiliyor ve yerlerine seçmenleri tarafından bu göreve layık görülen bir başka kişi atanıp, seçilebiliyor. İnsanlık tarihinde bunun bir çok örneği var. Siyaset seçilmiş kişi için bir iş  ve bir meslek olarak görülemiyor.)

Evet, bu yaşanmış ve tanık olduğumuz olayların bir yönü…

ŞİMDİ HİZMET VE YATIRIM ZAMANI

Olayın diğer yönü ise, Edip Uğur’un görevinden ve partisinden istifası sonrası  parti içerisinde gerçekleştirilen teamül yoklaması ve iştişareler sonucunda  Zekai Kafaoğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkanı olarak belirlenerek, Büyükşehir meclisinde MHP’li üyelerin de desteğiyle 2.turda başkan olarak seçilmesidir.

Büyükşehir halkını, 2017 yılının son aylarına ve günlerine damga vuran bu başkan değişimi ve seçimi doğrudan ilgilendirmiyor. Büyükşehir halkını, seçmenini doğrudan ilgilendiren AK Parti’nin büyükşehir belediyesinde söz verdiği gibi,  öngördüğü hizmet ve yatırımları kalan görev süresi içinde yerine getirmesi ve projelerini gerçekleştirmesi. Hizmet ve yatırımlarda bir aksamanın yaşanmaması; Balıkesir’in ve ilçelerinin, kırsal mahallelerinin ve vatandaşın mağdur  kılınmaması.

Zekai Kafaoğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesiyle birlikte Altıeylül ilçe Belediye Başkanlığında da aynı şekilde Hasan Avcı  ilçe belediye başkanlığına getirildi. Hem Zekai Kafaoğlu’na hem de Hasan Avcı’ya yeni görevlerinde başarı diliyoruz.

Esen kalın…