tarik @ politikam.com

GÖKÇEYAZI çıkışında Elif Büfe adında bir yer var. Körfez'e gidip gelirken genelde mola veririz.

Yol üzerinde, temiz, kendi halinde bir aile işletmesi.

Çayı, kahvesi, tostları on numara.

Kışın kapalı kısımda oturmak zorunda kalıyorsunuz. Yaz aylarında bahçe kısmına yerleştirilen eski ev koltuklarına kurulup soğuk bir maden suyuyla içinizi serinletmek için ideal bir mola mekanı.

İşletmeci aile güler yüzlü, cana yakın.

 

***

CUMARTESİ günü Körfez'e gidelim dedik; bizim oğlanla ikimiz yola çıktık.. Gökçeyazı'da yine mola verdik.

Kahve içelim diye girmiştik ama, ocaktan gelen kokuya dayanamayıp tost siparişi verdik.

Pastırması, sucuğu, peyniri ve yumurtasıyla farklı bir tost yapmaya başlamışlar.

'Yumurtalı' diyorlar.

Müthiş bir lezzet; tavsiye ederim.

Ocakla müşterilerin oturacağı alanlar aynı yerde olduğu için kapalı bölümde yumurta ve pastırma kokusu üstünüze siniyor.

Ama o koku muhteşem.

Bizim oğlan gastronomi okuyor malum; yeme içme işlerinden iyi anlar.

"Nasıl buldun tostu" diye sordum..

"Müthiş, çok beğendim" dedi.

Yanında ev yapımı karışık turşu da ikram ediyorlar.. Turşular da güzel.

 

***

KARNIMIZI doyurduk, dışarıya sigara içmeye çıkıyorduk ki..

Siyah renkli bir sedan araba, arkasından yine siyah renkli iki sedan araba yanaştı.

İçinden siyah, lacivert, koyu gri renkli takım elbise giymiş adamlar çıktı.. Kalabalıklar.

Park edip araçtan inişlerini bir görseniz.. Sanırsınız baskına geldiler!

Hızlı adımlarla kapıya yöneldiler.

O sıra ben de tam kapıyı açıp dışarıya çıkmak üzereyim.

Bir baktım ki, en önde AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Aydınlıoğlu...

Kapıyı açtım, "buyrun sayın vekilim, hoşgeldiniz" dedim.

Dedim ama, karşılık yok.. Hızlı adımlarla, sağa sola bakmadan, kimseleri selamlamadan lap diye girdiler içeri.

Ne bize bir selam, ne içeridekilere.

Lambur lumbur oturdular.

İnsan kapıyı açana bir "merhaba" der en azından.

Girdiği ortamdakileri yarım ağızla da olsa selamlar.

Bir milletvekilinden bunu bekler vatandaş, en azından!

 

***

AYDINLIOĞLU kimseye merhaba demeden geçti içeri oturdu.. Biz dışarıya çıktık, sigara içiyoruz.

Bizim oğlan sordu: "Kim bu, tanıyor musun?"

"Tanıyorum" dedim; "Balıkesir Milletvekili olur kendileri..."

Çıkıştım bu kere: "Sen nasıl Balıkesirlisin, koskoca vekili tanımıyor musun?"

El cevap: "O beni tanıyor mu?"

 

***

SONRA düşündüm.. Ali Aydınlıoğlu beni tanıyor mu?

Otuz yıldır gazetecilik yapan ben..

AK Parti kurulalıberi mebbusluk yapan Ali Aydınlıoğlu.

Siyasetçi ve gazeteci olarak hiç temasımız olmamış birbirimizle.

Gazeteci olarak biz varlığından, icraatlarından haberdarız ve sayfalarımızda yer veririz kendisine.

..ve fakat siyasetçi olarak O bizimle hiç temas kurmamış; ilginç.

Benim vekilim beni tanımıyor yani...

Selam ederim.