Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 10 Ekim 2016 günü İstanbul’da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi’nde bir araya gelmeleri dünya basın yayın organlarında birinci haber olarak yer alırken iki lider arasındaki bu buluşmanın başta ABD’de olmak üzere Batılı çevrelerde endişe yarattığı haber ve yorumlardan anlaşılmaktadır. Enerji konusunun ön planda göründüğü ancak başta Suriye ve Irak olmak üzere siyasal içerikli konuların ele alındığı buluşma Rus basınında da geniş şekilde yer almıştır. Kremlin muhabiri Kolesnikov’un “öyle görünüyor ki Putin ve Erdoğan’ın bugün üzerinde anlaşamadıkları tek bir nokta bile olmadı” şeklindeki değerlendirmesi dikkat çekicidir. (Efe Tanay’ın Moskova kaynaklı haberi, Aydınlık, 12 Ekim 2016)

Rusya Devlet Başkanı Putin’in elinde 8 dosyanın bulunduğu her bir dosyanın içerik yönünden iki ülkeyi de yakından ilgilendiren önemli konuları kapsadığı belirtiliyor. Bu dosyalarda Rusya ile imzalanan Türk Akımı, Doğal Gaz Boru Hattı Projeleri gündemin en önemli konuları olarak yer alıyor. İki lider arasında düzenlenen basın toplantısında doğalgaz da indirim yapılacağı vurgulanırken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ironik bir şekilde Amerika’yı Türkiye’ye şikayet etmesi, Suriye konusunun etraflıca ele alındığının iki lider tarafından açıklanması dikkat çekiyor.

Erdoğan Putin görüşmesinde Türkiye ile Rusya arasında askeri ve enerji konularında alınan kararlar Putin’in Türkiye ziyaretinin önemini arttırmaktadır. Rusya’nın Türkiye’nin savunma sistemi konusunda ihale teklifi vermesi iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği açısından önemli bir gelişme olarak yorumlanmalıdır. Askeri konularda temaslar hızlandırılırken uzay alanında işbirliğinin geliştirilmesi iki ülkeyi birbirine daha çok yakınlaştıracaktır.

Putin 10 Ekim 2016 günü İstanbul’da Türk karşıtlarıyla önemli görüşmeler yaparken ABD Başkan adaylarından, eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un 10 Ekim gecesi diğer başkan adayı Donald Trump ile tartışırken “Bölgedeki en büyük müttefikimiz Kürtlerdir. Onları silahlandırmaya devam edeceğiz” (CNN-International, 10 Ekim 2016) şeklindeki sözleri ve bu sözlerin Putin’in ziyareti sırasında söylenmiş olması dikkat çekicidir.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye ziyareti gerek ABD de ve gerek Batı’da tedirginlikle karşılanmıştır. Rusya ile yakınlaşma süreci Türkiye için siyasi olduğu kadar psikolojik bir avantajdır. Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesi Türkiye’nin lehinedir. Günümüzün hızla değişen koşulları Türkiye’nin büyük komşumuz Rusya ile yakın işbirliği yapmasını zorlamaktadır. Hassas dengeler üzerine kurulan dış politikamızda ulusal çıkarlarımızı gözeterek çok dikkatli ve ihtiyatlı bir politika izlemek temel ilkemiz olmalı.