Hafta sonu oynanan Best-Socar maçının genel analizine başlamadan önce geçen hafta Afyon deplasmanında kaybettiğimiz maçla ilgili bir kaç noktaya değinmek istiyorum. Öncelikle Afyon deplasmanında kaybettiğimiz maçı bir iş kazası olarak nitelendiriyorum ve bu tür sonuçlar bu ligde her takımın başına gelebilir ancak oyuncularımızın sezon başından itibaren bu kadar etkisiz ve takıma katkısız oynadıkları bir maç daha görmedim açıkçası. Maçın kaybedilmesindeki en büyük etki 7 oyuncumuzun sahada buldukları toplam 78 dakikalık sürede [Serdar(1) ,Tibet(3), Okan (1), Tufan (2), Ali (2), Barış (0), Serkan (0)] skora toplamda sadece 9 sayı katkıda bulunmalarıydı. İçinizden bazıları 40 dakikalık maçta nasıl 78 dakika süre aldılar diyecektir o yüzden açıklamasını da yapayım hemen ; bahsettiğim 78 dakikalık süre bu 7 oyuncunun sahada teker teker kaldıkları sürelerin toplamıdır. Serkan’a bu oyuncular içerisinde haksızlık etmek istemem çünkü Tofaş maçından sakatlığı bulunmaktaydı ve sanırım deneme amaçlı iki buçuk dakika süre aldı ancak bu oyuncular içerisinde benim için iki isim gerçek hayal kırıklığıdır. Tibet bu takıma şutör olarak alındığı halde sezon başından beri hala açılamadı ve bu özelliğini maç temposu içerisine yansıtamadı. Diğer isim Tufan da bu deplasmanda ki 2 sayısını da sadece serbest atış çizgisinin arkasından bulmuş olup kullandığı 2 ve 3 sayılık şut girişimlerinin hiçbirinde isabet sağlayamamış olması eminim benim kadar Mete hoca için de hayal kırıklığı yaratmıştır. Afyon maçı sonrasında Socar maçını kazanmak playoff için çok önemli duruma gelmişti çünkü socar maçı sonrası güçlü Acıbadem deplasmanında muhtemel bir yenilgi sonrasında devre arasına ilk 8 dışında bile kalabilme ihtimali doğacaktı.
Takımımız herzaman olduğu gibi kendi sahamızdaki maçın öneminin farkında olarak sahaya çıktığını ilk periyotta hem bizlere hem de rakibine gösterdi. İlk dakikalarının karşılıklı basketlerle geçilen maçta periyodun ortalarında üstünlüğü ele alan takımımız  periyodun sonunda özellikle Davis’in etkili oyunu sonucunda 8 sayılık farka ulaştı. Maçın geri kalan kısmında rakibin ataklarına ve oyunda üstünlük kurma çabalarına yerinde hamlelerle karşılık veren takımımız devreye 7 sayı önde girdi. İkinci devrenin başlangıcı aslında kabus geri dönüyor dedirtecek şekildeydi ancak allahtan rakip takımın faul problemi devreye girdi ve bizim sıkıştığımız her dönemde bulduğumuz sayılar rakibin tecrübesiz ve savunma yönü çok kötü olan 12 numaralı oyuncusu Can Terzioğlu’nun üzerinden geldi ve takımımızın sanki 6. oyuncusu gibi bizi sıkıştığımız dönemlerde hep rahatlattı. Son periyoda 5 sayı önde giren takımımızı yine aynı oyuncu bu sefer hücumda kullandığı acele ve gereksiz dış şutlar ile rahatlattı savunmada da Tufan’ın savunmasında etkisiz kalmaya devam etmesi sonucunda takımımız sahadan 79-73 önde ayrılarak playoff sıralaması açısından önemli bir galibiyete imza atmış oldu.
Bu maçta da Afyon maçında olduğu gibi yine 3 oyuncu skor yükünü üstlenmesine rağmen saha ve seyirci avantajıyla ve rakibin erken faul problemine girmesi neticesinde zorlu geçen maçtan galip ayrıldık. Ancak son periyotta bir pozisyonda önce Serkan hemen ardından da Tufan’ın gereksiz konuşmaları ve tepkileri nedeniyle arka arkaya teknik faul almaları sorumsuz davranışlardı. Yine bu dakikalarda şeref tribününden beyaz saçlı prensin hakeme küfürlü tepkileri gözden kaçmadı. Artık bu davranışlar klasik hale gelmeye başladı ve umarım bir gün sağlam ve korkusuz bir hakem çıkıp kendilerine yapılan bu hakaretleri cezalandırır ve herkes haddini bilir...!!!
Bugün oynanacak olan Acıbadem mücadelesinde takımımıza başarılar diliyor ve bir sonraki maç yazımda görüşmek dileğiyle hoşçakalın.