Ortadoğu’da sınırların yeniden tartışıldığı bu duyarlı dönemde İngiltere Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu işlerinden sorumlu Müsteşar Martin Ellwood’un Erbil’i ziyaret etmesi bölgede egemenlik alanını genişletmek isteyen emperyal güçler tarafından hazırlanan planın uygulama aşamasında olduğunu göstermektedir.

Bağdat’tan sonra 12 Nisan 2017 günü heyetiyle birlikte Erbil’de Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ile kapsamlı bir görüşme yapan İngiliz Müsteşar Ellwood’un “Barzani ile Musul’un güvenliği, istikrarının sağlanması ve yeniden inşası konuları hakkında çok yapıcı bir toplantı gerçekleştirdik” şeklindeki açıklaması, IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani’nin “görüşmelerde bağımsızlık planları için destek talebinin yinelendiğini” söylemesi, İngiliz müsteşarın peşmergelere askeri desteğin süreceğini bildirmesi (Sözcü, 16 Nisan 2017) önemsenmesi gereken gelişmelerdir.

İngiliz Müsteşar Ellwood ile Barzani arasındaki görüşmeler devam ederken Barzani’ye yakınlığı ile bilinen Rudaw İnternet sitesinde “Kürdistan Haberleri” başlığı altındaki bölümde 9 ilimizin (Hakkari, Bitlis, Van, Diyarbakır, Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Bingöl) “Kürdistan” bölgesi olarak gösterilmesi (Sözcü, 16 Nisan 2017) dikkat çekicidir.

Ülkemizin ulusal güvenliğini yakından ilgilendiren önemli gelişmeler olurken Türkiye bölgemizde nasıl bir dış politika izleyecektir?

Türkiye’nin ABD ve AB ile ulusal çıkarlarının örtüşmediği bu duyarlı dönemde Irak ve Suriye’nin bölünmüşlüğünün kalıcı olmasını isteyen emperyal güçlerin bundan sonraki hedefinin İran olup olmayacağı şimdilik belirsizliğini korumakla beraber, bu konuda Trump yönetiminin kararlı olduğu Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’un açıklamalarından fark edilmektedir.

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson sıkıntılı geçen bir günlük Ankara ziyareti sırasında 30 Mart 2017 günü düzenlenen ortak basın toplantısında Türkiye’yi de kast ederek şunları söylemiştir:

“Türkiye ve ABD’nin ortak hedefi İran’ın bölgede karışıklık çıkarma potansiyelini azaltmaktır.” (Cumhuriyet, 31 Mart 2017)

Tillerson’un bu açıklaması Türkiye’nin Astana’da gerçekleşen Türkiye-Rusya-İran arasındaki işbirliğini terk etmesi anlamına gelmektedir.

ABD’nin İran’a karşı Türkiye’yi kendi safına çekme politikasının ülkemiz için son derece tehlikeli sonuçlar doğuracağını söylemek zorundayız.