tarik @ politikam.com

TANKLARIN namlusu düşmana çevrilince, Silahlı Kuvvetler'in halkın gözünde yeniden kahraman olduğunu gördük Suriye operasyonunda.

15 Temmuz'da TSK içindeki FETÖ'cü yapı millete çevirmişti o namluları.

Sivil insanların üstüne sürülen tanklar.. Dişlilerin arasında ezilen insanlar...

Öylesine korkunç bir görüntüydü ki o.

Jetlerin mermileri.. Ağır silahlar.. Tank, top, tüfek.. Cümleten halkı hedef almıştı.

Milletin Meclisi'ne yağan bombalar, TSK içindeki FETÖ'cülerin IŞİD teröristlerinden farkı olmadığının göstergesiydi.

Darbe girişimi sürecinde TSK çok yıprandı.

 

***

GEÇEN gün haber sitelerinde dünyanın en büyük orduları sıralanıyordu.

Elli ülke, elli ordu.

Türkiye listenin onuncu sırasındaydı.

Güçlü, büyük, donanımlı bir ordumuz var.

Devletler, ekonomileriyle, gelişmişlik seviyeleriyle, refah ortamlarıyla, üretim ve iş gücü potansiyeliyle, teknolojik ilerlemeyle, tarihsel ve kültürel birikimleriyle olduğu kadar ordularıyla da güçlü olmak zorunda.

Hele de bizimki gibi bir coğrafyada.

 

***

ASKERİYENİN acemi ocağında, henüz terzi eli değmemiş, iki beden büyük dahili üniformayı giydiğinde..

Üstten bağlamalı asker kepini, üç numaraya vurulmuş kafaya tas gibi geçirdiğinde..

Kara postalların içinde terden sırılsıklam olan ayakların koşmalara dayanamayıp su toplamaya başladığında..

Tek kol aralıklı hizaya girip, nizami koşuda kan ter içinde kaldığında.. Dilin damağın kuruyup, dalağın şişim şişim şiştiğinde..

Gıcırdayan ranzadan kabuslarla sıçrayıp uyandığında..

Sabahın beşinde palas pandıras üniforma kuşanıp iştimaya dizildiğinde..

Sivilde olsa iki koyunu güdemeyeceğini düşündüğün, henüz onsekizinde, bıyığı terlememiş astsubay çavuşun en gıcık, en sıtma görmemiş bir tonla "esas duruş" diye bağırmasıyla tek hamlede hazırola geçtiğinde..

Bir tas sabah çorbası için hiç bitmeyecek diye düşündüğün yemekhane kuyruğunda bel sokumun sızladığında..

Velhasılı, her saatinde farklı bir mevsim yaşadığın acemi ocağında kendini kapana kısılmış gibi hissettiğinde..

Bir bağırtı seni kendine getirir:

"Her Türk asker doğar!"

Bölükten eğitim sahasına raprap koşarken, yüzlerce kez tekrarlarsın bu sözleri.

Sonra askerlik biter; yaşamının küçük bir bölümünü kapsayan o günleri bir ömür anlatırsın abarta abarta!

 

***

15 Temmuz sürecinde vatanını seven, bu ülkeye bağlı askerlere değil, TSK içinde yuvalanan FETÖ'cülereydi herkesin tepkisi.

Ne ki, alaşağı edilen, yıpranan, en güvenilir kurumken en güvenilmez kuruma dönüşen TSK oldu.

Darbecilerin tek amacı devleti tamamen ele geçirmekti..

Onların ardındaki gizli güçlerin derdiyse, TSK'yı hem dünyaya rezil rüsva etmek, hem Türk halkının gözünden düşürmekti.

Böylece güçlü ordu imajı yerle bir edilecek, Türk halkı eskisi gibi askere güvenmeyecekti.

 

***

AMA Türkiye'nin bir de terör gerçeği vardı.

Otuz küsur yıldır bitmeyen, son dönemde daha büyük kayıplara sebep olan bir terör gerçeği.

Terörle mücadeleyi sekteye uğratanın, çarpışmaktan yorulmuş bir TSK değil, onun içinde yuvalanan ihanet odakları olduğunu da gördük.

O ihanet şebekesinin, gerçek yurtsever askerleri bir biçimde safdışı edip komuta kademelerine nasıl hakim olduklarını da gördük.

Ne bugün yaşayanlar affediyor onları, ne gelecek nesiller, ne tarih affedecek.

 

***

..VE bugün; belki çok daha önce yapılması gerekeni yapıyor Türk Ordusu.

Sınırlarını korumak ve bölgeye yeni ayarlar çekmeye çalışanları engellemek için askeri varlığıyla Suriye'ye giriyor.

Hatırlayın, kısa süre önce IŞİD'in kontrolü altındaki bölgeye türbe operasyonu yapmıştı Türkiye.

Süleyman Şah türbesinin olduğu yerde Türk bayrağı dalgalanıyordu.

Ne yaptık?

Türkiye'nin kendi sınırları dışındaki bu toprağı terkettik.

Süleyman Şah türbesini yıktık.

Bayrağı indirdik.

Bu operasyonu, kahramanlık destanı gibi anlattılar kamuoyuna.

O gün türbe operasyonunu başarılı bulanlar, bugün aynı şeyi düşünmüyor.

Bugün, dış politikadaki yanlış hamlelerin bize nelere malolduğu tartışılıyor artık.

 

***

TÜRKİYE, bölgede vahşet diktatörlüğü kurmak isteyen IŞİD'e karşı bir şeyler yapmak zorunda.. Çünkü IŞİD Türkiye için çok önemli bir tehdit.

Türkiye, Suriye'deki PKK uzantısı terör örgütlerinin kendine yeni bir alan, yeni bir yurt yaratma girişimini engellemek zorunda. Çünkü PKK ve uzantıları Türkiye için çok büyük tehdit.

Türkiye, Suriye'deki Türkmenlerin de bir anlamda güvencesi olmak zorunda.

Suriye'nin bütünlüğünün korunması, Türkiye için önemli. Bölünmüş bir Suriye, bizim için her zaman tehdit oluşturacak.

 

***

BU noktada, 15 Temmuz sürecinde çok örselenen Silahlı Kuvvetler'e, sınır ötesi harekat ortamında millet desteği şart.

Sosyal medyadaki paylaşımlardan TSK'nın Suriye operasyonuna yoğun bir halk desteği olduğunu da görüyoruz.

 

***

BİR tarafta PKK ile, bir tarafta IŞİD'le, bir tarafta da FETÖ ile mücadele eden, terörle sıkıştırılmış haldeyiz.

Devlet FETÖ irinini temizleye çalışıyor.

PKK ve destekçilerinin hendek siyaseti, şehirlerin, kasabaların savaş alanına dönüşmesine neden oldu. Bu yüzden PKK ve siyasi uzantıları artık eskisi gibi destek görmüyor.

IŞİD, başlı başına bir tehdit. Türkiye'nin IŞİD terörüne karşı daha etkili hamleler yapması gerekiyordu; Cerablus operasyonu ile IŞİD'i bölgeden temizleme kararlılığı da ortaya kondu.

 

***

ÖZETLE.. Türk Ordusu'nun daha fazla desteğe ve morale ihtiyacı var bugün.

Böyle bir ortamda özellikle sosyal medyadaki paylaşımlarda daha dikkatli olmak gerekiyor.