ŞUNUN şurasında birkaç gün önce görüşmüşlükleri var.. Yani insan özler de, üç beş günde gövdeleri birbirine yapıştırıp dalak patlatırcasına sarılmak için uzun zaman geçmesi lazım!

 

***

AK Parti Balıkesir Koordinatörü Muhammet Balta ile Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’ın kucaklaşma fotoğrafı düşünce önüme.. Dedim, “bu kare üstüne fena halde bir makale attırmak farz oldu…”

 

***

YER: Karesi AVM önü..

Aç parantez; AVM diyoruz da, değil tabi.. Hasan Baba Çarşısı’nın düzayak olanı.. Fazlası yok.

Kapa parantez.

Orada olma sebepleri, hepinizin bildiği gibi AK Parti Karesi İlçe kongresi.

Muhammet Balta, vekili olduğu Trabzon’a bile Balıkesir’den daha az gidiyordur.. Trabzonlu ne kadar özlüyor bilmem ama, Balıkesir’deki partililerine kendisini özletmiyor hiç!

AVM’nin girişinde kalabalık bir grup karşılıyor Balta’yı.. E koskoca Koordinatör Vekil; Balıkesir’in müfettişi.. Her tesbiti, her gözlemi, her sözü notlar halinde Genel Merkez’e gidiyor. Bittabi cümlesinin iyi geçinmesi lazım.

Balta’ya dair kem söz eden yok; hiç duymadık.. Önceki koordinatörlere dair ne çok dedikodu vardı oysa.. Balta içinse, “iyi” diyor herkes.

Yücel Yılmaz da dahil.

 

***

NE Kİ, bir süre öncesine kadar Muhammet Balta’nın önyargıları olduğuna dair tevatür yaygındı, Karesi ve Yücel Yılmaz için. Hem öyle böyle değil.. Neticede Edip Uğur’un tercihiydi Karesi’ye.. “Edip Uğur’la gelen Edip Uğur’la gitmeli” zihniyetinin yaygın jurnalleriyle doldurulan Muhammet Balta, zaten Uğur ve avanesine mesafeli; hâttâ gıcık… O sebeple Yücel Yılmaz’a da mesafe koymuş haliyle, ‘Yücel de gitsin’cilerin gözbebeği konumundaydı Muhammet Balta.

 

***

SONRA ne olduysa oldu; günün birinde Karesi Belediyesi’ni ziyaret etti.. Bir sunum yaptılar çalışmalara dair, ne var ne yoksa anlattılar.. Yücel Yılmaz’ın ortaya koyduğu vizyondan gözleri parlayan Muhammet Balta, “biz seni böyle bilmiyorduk” deyiverdi.

Daha doğrusu, dediğini duyduk sağda solda, gözümüzle görmedik.

Ama “biz seni böyle bilmiyorduk, yanlış anlatmışlar” dedikten sonraki günlerde bakınca ortama; Muhammet Balta’nın Yücel Yılmaz’a daha sempatik, daha dostane, daha “bizim çocuk” formatında yaklaştığı görülüyor.

..ve sonraki günlerde, siz de görüyorsunuz işte, böyle sarmaş dolaş haller falan.

 

***

KARENİN solunda bu sarmaş dolaşlıktan hoşnut haliyle Yasin Sagay görünüyor. O müstehzi gülüşün ardında kim bilir ne düşünceler var, dışarı çıkmak isteyip de dizginlenen. Neyse…

 

***

MUHAMMET Balta ve Yücel Yılmaz arasındaki bu yakınlaşmanın parti içi dengeler ve gruplara göre iyi ve kötü tarafları var tabi.

İyi tarafı, yani Yücel Yılmaz ve Karesi ekibi açısından iyi tarafı, “gitsin” diyenlerin ağızları kapanmıştır şimdilik… Üstüne bir de yüzde doksan altı nokta üçlük memnuniyet oranı eklenince, Ankara’ya rağmen “Yücel gitsin” denmez yani.

Kötü tarafı, yani Muhammet Balta için kötü tarafı, önceki koordinatörlerle aynı kaderi paylaşması yönünde medyasal atraksiyonlar gelişebilir. Bu işler şehr-i Balıkesir’de medya üzerinden yapılır zira.

 

***

BU sarmaş dolaşlıktan çıkardığım sonuç:

Yücel Yılmaz mebusluğa oynuyor…

 

 

 

*************** 

 

AMORTİ BİLE YOK

 

YILBAŞI diye özel bir kutlama yapmayız hiç. Ne genel eğlence kültürüne dahil oluruz, ne de marjinal organizasyonlarda alternatifçilik oynarız.

Çekirdek aile; herhangi bir akşamdan farkı olmayan soframızda oturur, karnımızı doyurur, dinlenceye çekiliriz.

Eski zamanda dansöz falan çıkardı ya televizyonda.. Eğlencelik işte, birkaç dakikalığına.. İzlerdik yani.

Şimdi geçtik dansözü, şarkılı türkülü yılbaşı programı bile yok ekranlarda. Hepsi birden cümleten konjonktüre uymuş, günlük rutin akışa bağlamış yayını.

..ki, çoğu yılbaşı gecesi yeni yılı karşılayamadan uyumuşumdur.. Uykum da derin; top atsan duymam. Havai fişek falan patlatıyorlarsa saatler sıfır sıfırı gösterdiğinde, duymamışımdır.

Bir farkı olur diğer günlerden.. Senede bir kere Milli Piyango bileti alırız.. Üç beş yılda bir amorti vurur, dahası olmaz.

Bu kere de adettendir diye iki üç bilet aldık.. Birini Balıkesir’den, diğerlerini hastalık mastalık diye gidip geldiğimiz İzmir’den.

1 Ocak akşamı bakabildim biletlere.. Amorti bile vurmamış!

Herhalde şansımız bu sene de kapalı.. Yeni seneye şanssız başladık zira.

Gerçi astrolog milleti yay burçları için şanslı bir yıl olacağını söylüyor; Satürn bizim burçtan çıkıyormuş ya artık.. O kaka gezegenden kaynaklanan baskı, şanssızlık, yorgunluk, tükenmişlik, çaresizlik hissi ortadan kalkacakmış.

Hadi hayırlısı.

Yeni yıla dair yüzlerce binlerce paylaşım gördük sosyal medyada. Kutlamalar, renkli kareler, eğlencenin dibine vurmuş halleriyle insan fotoğrafları falan filan.

O paylaşımlardan en çok beğendiğimse, Milli Piyango’nun logosuna külahı ters giydiren bu kare oldu.

Bir umutla bilet alıyorsun, “size de çıkabilir” diye…

Sonra, “nah çıkabilir, çıkmıyor işte…”

Netekim çıkmadı!