tarik @ politikam.com

EDREMİTLİ bir işadamıyla sohbet ettik geçenlerde. Balıkesir'de olan biten her şeye vakıf.

Özellikle Büyükşehir'in çalışmalarını takip ettiğini anladım söylediklerinden.

İzmir yolundaki arsanın Sabancı'ya satılmasıyla ilgili süreci izlemiş meselâ.

Oraya bir alışveriş caddesi yapılacağını biliyor.. Arsanın 50 milyon liraya satıldığını da.

"Neden Ali Sabancı aldı" diye sordu.

"Ne bileyim, para kazanılacak bir iş olduğunu görmüştür belki..."

100 milyon liralık bir yatırım yapacakmış ya...

100 milyonu orta ve uzun vadede üçe beşe katlayabileceğini sezmiştir...

Bir soru daha:

"Balıkesirliler neden gözardı etti orayı?"

 

***

ÇOK bilinmeyenli bir denklem bu.. Ben ki, matematiği zayıf biri olarak çok bilinmeyenli denklemleri hiç bir zaman çözemedim!..

Oysa Edremitli işadamı çözdü hemen:

"50 milyon lira çok büyük bir para değil.. Madem Balıkesir'de bir alışveriş caddesi projesi uygulanacak, bunu Balıkesirliler de yapabilirdi."

"Tek başına böyle bir projeyi göğüsleyecek sermaye birikimine sahip olan işadamları var neticede..."

"Ya da birkaç ortaklı bir konsorsiyum da olabilirdi."

"Arsa ihaleyle satılıyor.. Girselerdi ihaleye.. Sabancı alacağına onlar alsaydı."

 

***

OLABİLİR MİYDİ acaba?

Olurdu elbet.. Yeter ki istesinler.

 

***

BÜYÜKŞEHİR'in malı olan arsa, otomatikman Balıkesirli'nin malı.

Satışa çıkaranlar "Biz Esas Holding'e rezerve ettik, başkasına veremeyiz" der miydi?

Kim daha çok arttırırsa onda kalırdı.

Projeyi de o uygulardı.

 

***

PEKİ bizim memleketin sermaye sahipleri niye böyle büyük işlere girmiyor?

"Biz bildiğimiz işi yapalım, fazla açılmayalım" diyen çok.

Ama açılmazsan körelirsin.

Yeni alanlar yaratmazsan küçülür gidersin.

 

***

BİTTABİ, bu tür projelerle Balıkesir'i gelişmiş kentler ligine yükseltmek isteyenlere sallamak kolay.

"Satıyor memleketi" vaveylaları savurmak kolay.

 

 

************* 

Yeni yılı karla karşılamak

 

YİNE uykuda girdik yeni yıla!

Dalmışım; uyandığımda yeni yıla girmişiz çoktan.

Geçen yıl da aynısı oldu.. Uykudayken girdik.

Demek ki tavuk gibi erkenden uyuma alışkanlığımız var.

Bu alışkanlık 2016'da da devam edecek!

Ama zaten çılgınlar gibi eğlenip para saçıp savurmak gibi bir yılbaşı alışkanlığımız olmadı hiç.

Ne öyle bir niyet içindeyiz, ne de savuracak birikim mevcut...

Otururuz evde çoluk çocuk, mandalin portakal soyarız!

 

***

YENİ YIL jargonunda kar vardır malum.

Yılbaşıyla ilgili hemen her şeyi karla ilişkilendirir tüm dünya.

Bu kere gerçekten sıkı bir kar vardı yılbaşında.

Gazeteden çıkıp eve ulaşmak bir saatten fazla sürdü.. Yürüyerek on dakika, arabayla beş dakikalık yol çile oldu bize.

Yollar karlı buzlu diye arabayı çıkarmadık.. Taksiyle falan gideriz dedik.

Taksi bulmak ne mümkün?

Yeşilli'de bir saate yakın taksi bekledik, gelen giden olmadı.

Tipi şeklinde yağan kar gözümüzü korkuttu, yürümedik.

Neden sonra bir taksi geçiyordu, tanıyormuş bizi, "götüreyim" dedi.

Herhalde yarım saatten fazla sürdü yolculuk.

Çarşı'dan Ticaret Lisesi'nin oraya gideceğiz hepi topu. Normalde yedi lira falan tutuyor bu güzergah taksiyle.

Bu anormal ortamda "yirmi lira yeter" dedi taksici!

Verdik netekim.

 

***

ULEN, bir bizmişiz arabayı evin önünde bırakıp çarşıya gelen.

Trafik nasıl sıkışık.. Sanırsın İstanbul.. Gıdım gıdım ilerliyor araçlar.

Bir tek trafik ekibi yok ortalıkta.. Çarşı kaderine terkedilmiş gibi; "ne haliniz varsa görün" der gibi...

Arabasına atlayan karlı yollara çıkmış, evine gitmeye çalışıyor.

Okullar tatil.. Normalde okul çıkışı saatlerde trafik kilitlenir kısa süre için.

Buna rağmen kilit durumdayız.

Eve ulaştık ama, gelin bize sorun bir de.. Üşümüş, ıslanmış, titrer haldeyiz.

 

***

OYSA o karlı yılbaşı gecesi, beyaza bürünmüş kenti arşınlayıp karların üstüne atmak isterdik kendimizi.

Bir kartopu savaşı falan.

Kısmet değilmiş.

 

***

ERTESİ gün öğleden sonra.. Evden çarşıya geliyoruz.

Benzin almak icap etti, İzmir yolundaki bir istasyona yollandık.

Yol açık, ama kar birikintileri tehlike arzediyor.

Refüj kenarlarındaki birikintiler yolun ortasına kadar savrulmuş.. Ani bir frenle kaza yapma olasılığı yüksek.

İzmir yolundan Çardaklı tarafına dönüp Atalar'dan gitmeyi denedik ama, sonra vazgeçtik.. Caddeyi kendi haline bıraktılarsa, şehir içindeki cadde ve sokaklar zaten daha beterdir.

Nitekim öyle.. Tamam, yer yer tuzlama yapmışlar ama, çarşı bölgesi adeta jilet.. Araçlar kaymamak için saatte on kilometre hızla ilerliyor.

Kaldırımda biriken kar bloklarını caddenin ortasına savuruyor temizlik ekipleri.. Böylece temizlik yapılmış oluyor!

Gözlemim o ki, "şu kadar ton tuz stokladık, bu kadar ekip ve araçla karla mücadeleye hazırız" haberleri yollayan belediyeler çok fazla çalışmamış.

Özellikle çarşı bölgesindeki manzaraya bakınca öyle anladık.