Sizlere geçen haftaki yazımın sonunda "haftaya Demir İnşaat galibiyet yazımda görüşmek üzere" demiştim.

Şimdiye kadar bir çok sefer söylediklerimin çıkmış olmasından ve takımlarımızın gidişatlarına göre beni yanıltmamış olmalarından çok memnunum. Culpepper'in da takıma katılmasıyla birlikte daha iyi ve güçlü bir takım olacağımız belliydi tabi ama Culppepper'dan yoksun çıktığımız maç dönemlerine de baktığımızda, olsaydı şu maçları da kazanırdık dediğim en az 2 maç var ki şu an en kötü 5 galibiyette Muratbey Uşak ile durumu eşitlemiş olurduk.

Gelelim geçen haftadan söyleyip beklediğim bu galibiyet yazıma ; Takımımız kurgu olarak Delroy ve Andrew'in takıma katılmasıyla ve takıma alışmasıyla birlikte daha oturaklı hale gelmeye başladığının sinyallerini vermişti. Bu süreçte Culpepper gibi kaliteli bir oyuncunun devre dışı bırakılması hata olsa da yanlıştan geç de olsa dönen ve takımın geleceğini düşünen antrenörümüzü kutluyorum.

Özellikle Yunus'un da sakatlandığı bir süreçte Kelly ve Ahmet ikilisi çok yetersiz kaldılar. Bu hafta deplasmandan galip gelmemizdeki en büyük faktör elimizdeki oyunculardan maximum verimi alma yoluna gitmemiz oldu. Buna Golubovic de dahil. Maça her iki takımda hücumda iyi konsantre olarak başladı. Karşılıklı basketlerle başlayan periyot aynı şekilde devam etti ve benzer tablo ikinci çeyrekte de vardı.

Bu sureçte hücum konsantrasyonlarını savunmada gösteremeyen iki takım da kolay sayılar gördüler çembenlerinde. Yüksek skor seviyesinde geçen maçın ilk yarısını takımımız 48-47 önde kapattı. Maçın devre arasında eminim ki iki takımın koçu da maçı kazanmak için savunmayı sertleştirmeleri gerektiğinin altını kalın çizgilerle çizmiştir. Özellikle ikinci yarının başında bunu daha etkin kullanan taraf Büyükçekmece takımı oldu.

Bu süreçte aynı karşılığı veremeyen takımımız savunmada sorunlar yaşamaya devam ederken özellikle dış atışlarda yine çok kötü bir yüzde ile oynamamız sonucu 3. çeyreğin sonunda 14 sayılık bir farkla bench'e giden takım Büyükçekmece oldu. Maçın final periyodunda ise daha sert savunma yapan ve hucumda da daha üretken olan takımımız oldu. Bu çeyrekte daha yüzdeli şut sokan özellikle faul atışlarını kaçırmayan takımımız bulduğu 29 sayı ile şimdiye kadar oynadığı en üretken son çeyreğini oynadı. Genel olarak final periyodu oynamada sorun yaşayan takımımızın bu performansı ilerisi için de umut veren bir performans oldu.

Sonuç olarak maçın normal suresi eşitlik ile sonuçlanınca uzatma periyoduna geçildi. Bu periyotta da hücumda aynı üretkenlik devam ederken savunmamız da iyi çalıştı ve uzatma periyodunu 13-5 maçı da 100-92 kazanan takımımız önemli bir galibiyet ile bir nebze olsun nefes almış oldu. Maçın analizine gelecek olursak maç genelinde takımımızın düşük dış şut yüzdesi büyük sorun ve çözülmeli. 40 tane faul atışı kullandığımız bir maç bir daha olmayacaktır büyük ihtimalle ama umarım yüzdemiz hep böyle olur %85 yani 40/34...

Maçı kazanmamızdaki önemli diğer iki istatiski veri de ribaundlardaki 45'e 33'luk ciddi üstünlüğümüz ve rakibin 17 top kaybına karşılık bizim sadece 8 top kaybı ile oynamamız oldu. Bu top kayıplarında rakibin 4 top çalmasına 9 top çalma ile karşılık vermemiz de bizim için önemli artıydı. Şimdi bizim için önemli olan Anadolu Efes maçını iyi oynayıp sahamızda oynayacağımız ve kazanmamız gereken Tofaş maçına moralli çıkmamız. Haftaya göruşmek üzere sevgiyle ve basketbol ile kalın