tarik @ politikam.com

ALTIEYLÜL Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, “Ağustos ayı Meclis toplantılarında Balıkesirspor için sürpriz kararlarımız olacak” demişti.

İki aylık Başkanlık maaşını Balıkesirspor’a bağışlamıştı Zekai Kafaoğlu.

Altıeylül Meclis üyeleri de bir aylık huzur haklarını vermişti, kırmızı beyazlı formalarla çekilen fotoğraflar eşliğinde.

Kimisi, “çok anlamlı bir bağış” diye yorumladı.

Kimisi, bizim gibi ‘devede kulak’ dedi.

Kafaoğlu, “kıvılcımı biz çaktık” açıklaması yaptı.. Yani, bu çıkışı yapmayıp iki aylık maaşını bağışlamasaydı, Büyükşehir Belediyesi harekete geçmeyecek, Edip Uğur “verin anahtarları Kulübü biz yönetiriz” demeyecek, BALTOK ve BALPARK’ı Balıkesirspor’un ana sponsorları yapmayacaktı.

Kafaoğlu ve ekibi böyle düşünüyor.

Bağışın, desteğin küçüğünü büyüğünü sorgulamayacaksın elbet. Gönlünden ne kopuyorsa…

..ve fakat koskoca Altıeylül Belediyesi bu.

Balıkesirspor üzerinden reklamasyon yaparken, koskoca Belediye’nin verip vereceği iki aylık Başkanlık maaşı mı olur?

 

***

BAŞKAN Kafaoğlu, bu eleştirinin altında ezildiğini hissetmiş olacak ki..

Geçen hafta Taraftarlar Derneği’ne gitti, bir grup taraftarla muhabbet etti; “Ağustos ayı Meclis toplantılarında Balıkesirspor için sürpriz kararlar alacağız” dedi.

Biz de sorduk:

“Acaba Sedefne’yi mi verecek?”

Billahi makara yapmadık; hem öyle umut ettik, hem de Balıkesir’in en büyük ilçesini yöneten Başkan’ın çok sevdiği Balıkesirspor için böylesine mühim ve anlamlı bir jest yapabileceğine ihtimal verdik.

“Sedefne’yi mi verecek” sorusuna yanıt gelmedi.

Yanıt gelmediyse, “vermeyeceğiz” anlamındadır zaten.

 

***

“TAPUSUNU ver” demedik zaten.. Verilmez!

İşletmesini verirsin; Kulüp işletir. Buradan elde edilen kazanç Balıkesirspor’un kasasına girer.

Kulüp için kalıcı bir gelir olur.

Neyse.

 

***

ALTIEYLÜL’ün Ağustos ayı Meclis oturumlarının ilki geçen akşam yapıldı.

Meclis, Gazi Osman Paşa Mahallesi, Çalışkan Caddesi, 134. Sokak’ta, Fahri Kiraz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin yanındaki yeşil alana park yapma kararı aldı.

Parkın adı Balıkesirspor Parkı olacak.

Projesi hazırmış, görmedik.. Sonuçta Altıeylül ve diğer ilçelerdeki park mantığını az çok biliyoruz; uydur kaydır bir peyzaj, birkaç oyun aleti, az biraz yeşillik.. Al sana park.

Ama Altıeylül buraya bir de çay bahçesi yapacak. Sosyal hareket olacak yani.

..ve karar:

Altıeylül Belediyesi’nin Gazi Osman Paşa’da projelendirdiği parkın çay bahçesi Balıkesirspor’a tahsis edilecek. Çay bahçesini Kulüp işletecek.

Hiç yoktan iyidir.

Fakat biz Sedefne Otel’den bahsederken, karşımıza çıka çıka çay bahçesi çıktı.

Dağ fare doğurdu.

Balıkesirspor için hayırlı uğurlu olsun, ne diyelim başka?

 

***

ŞİMDİ sorarsınız siz: “Altıeylül’ün verdiklerini küçümsüyorsun da, Karesi Balıkesirspor’a ne verdi birader?”

Öyle ya, madem ilçeler arası fena halde rekabet var; Karesi Belediyesi’nin Altıeylül’ün altında ezilmemesi lazım!

Ama Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’ın “iki aylık maaşım Balıkesirspor’a feda olsun” türü bir çıkışı olmadı.

O gazla, Başkan Yardımcısı Yasin Sagay da “iki aylık maaş ne ki; bir yıllık maaşımı veriyorum” demedi.

Öteki Başkan Yardımcısı Yusuf Hocaoğlu zaten vermez, eli sıkıdır.

Karesi ekibinin, iki aylık Başkanlık maaşını bağışlayıp bunun üzerinden reklam yapma çabası içine girmeyeceğini de az çok biliyoruz.

 

***

SÖZÜN ÖZÜ:

Zekai Kafaoğlu’nun Balıkesirspor üzerinden yaptığı reklam ve algı çalışmasının maddi ağırlığının yanında, gelecekte yapılacak parkın çay bahçesi yüzde birlik KDV gibi kalır.

Devede kulak yani.

 

 

****************** 

 

Altıeylül cihetinden iki arızalı görüntü

 

SINDIRGI Caddesi’ni bilirsiniz. Milli Eğitim’in önündeki cadde.

Bir ucu Çardaklı’ya, bir ucu İzmir Caddesi’ne çıkar.

Her daim bakımsız, kontrolsüz bir caddedir.

Yol boyunca araçlar iki yana park ettiği için, ortada kalan dar koridordan arabayı çizdirmeden geçmek zorunda kalırsınız.

Ticaret Lisesi’nin bulunduğu kavşak zaten Allah’a emanet haldedir.

NEF tarafından gelip sağa dönüş yapacak araçlarla kavşakta her an burun buruna gelirsiniz.

Kaza riski yüksektir yani.

Benim çocukluğum, gençliğim o caddede geçti. Eskiden, bu kadar araç yokken top oynardık cadde üstünde. Şimdi bir tek çocuk göremiyorum.

Eski zamanda iki katlı müstakil evler vardı cadde üstünde. Bahçeli mahçeli…

Onları yıktılar sırayla.. Yerlerine apartmanları diktiler.

Bu kere otopark sorunu çıktı. Cadde yedi yirmi dört otopark vazifesi görüyor bir yerde.

Hergün mecburi istikamet burası bizim için.. İzmir yolundan gelir, Ömür Sitesi’nin bulunduğu sokaktan Sındırgı Caddesi’ne; oradan Çardaklı, Atalar, Kızılay istikametinden Çarşı’ya geliriz.

Güzgergahta doğru düzgün asfalt kalmadı desek yeridir.. Gereksiz yükseltiler, derin çukurlar; hoplaya zıplaya ilerliyorsunuz.

Çukurun hası Sındırgı Caddesi’nde tabi.. Ticaret Lisesi tarafına ilerlerken birkaç metre arayla üç ayrı derin çukur var yolda. Azıcık hızlı gittiniz mi, arabanın ön takımlarının dağılması an meselesi.

‘Ön takım’ dedim de.. Bu mevzuda belden aşağı ifadeler eşliğinde evinin sokağına ertesi gün asfalt attıran hacının ‘yaptırım gücü’ geldi aklıma.

‘Ön takımlar’ mevzubahis olduğunda, sorun anında çözülebiliyor memlekette!..

Neyse.

Şimdi; bu çukurlar çoook uzun süredir öyle duruyor.

“Efendim, o bölgede inşaat çalışması olduğu için asfalt yapmıyoruz” mazeretine sığınabilirler.

İnşaatlar yokken de çukurlar duruyordu.

Az önce bahsi geçen Ömür Sitesi’nin sokağından İzmir Caddesi’ne çıkışta da bir arızalı görüntü mevcut.

Ağaçların dalları yolu süpürüyordu.. Herhalde birileri ricacı oldu, ekipler geldi budama yaptı; yol açıldı.

Budama derken, ağacı gövdesiyle götürmüşler gene!

Şimdi iki koca kütük sokağın bir ucunda duruyor.

Cumartesi günü budama yaptılar; günlerdir kütükleri almadılar.

Sokağın bir yanına araçlar park ediyor; boş kalan yerden trafik işliyor. Trafiğin işlediği bölüme getirip o kütükleri bırakırsan.. Kapalı dönen araçların ön tamponları darmadağın olur billah.

Kestin madem, orada niye bırakıyorsun; al götür.