tarik @ politikam.com

ZAMAN insanı nasıl değiştiriyorsa..

Kentler de değişiyor.

Dünün Balıkesir'iyle bugünün Balıkesir'i aynı mı?

Çocukluğumuzun küçük şehriyle bugünün şehri aynı mı?

Nüfus artıyor, insan varlığı çoğalıyor; göç alıyor bu şehir.

Biz çocukken Paşaalanı, Adnan Menderes, Bahçelievler gibi nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgeler var mıydı?

Edremit yönüne bakınca, Kızpınar'daki belediye evlerinde biterdi Balıkesir.

Paşaalanı dediğin yer tarla tapa.. Bir imar fırtınası esti; vakti zamanında Arap Sadettin Çiftliği diye geçen yer orta boy bir ilçeye dönüştü neredeyse.

Bahçelievler'e, 'Subay Evleri' derdik.. 100. Yıl Caddesi'nde üç beş apartman.. Gerisi tarla. Kurbağalar vıraklardı yağmurlardan artakalan bataklıklarda. Çamurlara bata çıka ilerlerdik.

Çayırhisar'la birleşti o bölge.

Hava Üssü olmasa, Çevre Yolu'nu aşıp o tarafa zıplayacak yapılaşma.

Ayşebacı, kendi halinde bir köyken.. Şehrin içinde kaldı neredeyse. Hali hazırda 'kırsal mahalle' statüsünde ama, merkez mahalle gibi artık.

 

***

AYŞEBACI dedik de.. Bugünlerde Ayşebacı'ya sınır komşusu Küçük Sanayi Sitesi'yle ilgili gelişmeler yaşanıyor kentte.

1/5000'lik imar planlarında özel imar alanı olarak gösterilmesi sanayi esnafını ayaklandırdı.

Vaktiyle tarlaydı oralar da.. Ayşebacılılar eker biçerdi.

Birinci sınıf tarım toprağı sonuçta; Balıkesir Ovası'nın en verimli arazisi.

Sen kalk sanayi bölgesi yap orayı.

12 Eylül sonrasında karar verildi.

Temellerini dönemin Başbakanı Turgut Özal attı.

Kuruluş süreci çok çileli oldu.. Dedikodular, spekülasyonlar, kavgalar, suçlamalar.. Neler gördük, neler yazdık vaktiyle.

 

***

BUGÜN Balıkesir ekonomisinin önemli bir noktası.

Otomotivden tarım aletlerine, inşaattan yedek parçaya her alanda faaliyet var.

Yüzlerce işyeri, binlerce çalışanıyla devasa bir fabrika.

Yirmi beş - otuz yıllık bir birikim; önemli bir değer kent için.

Ne ki, mülk sahiplerinin tapularını yakın zamanda alabildiği, kuruluşundan bugüne hep sorun olmuş, o sorunların çözümü zamana yayılmış, siyaseten her dönem malzeme yapılmış bir bölge: KÜÇÜKSAN.

 

***

BÜYÜKŞEHİR'in hazırlattığı 1/5000'lik planda özel proje alanı olarak gösterilmesi, kararı verenlerin ağzıyla 'avantaj' olurken.. Site esnafı için muamma.

Neden muamma?

Neyin ne olduğu sağlıklı anlatılmıyor da ondan.

Biri çıkıp da, "Belediye mülklerimize el koyacak, burayı imara açacak, sanayi sitesi taşınacak" dedi mi..

Oradaki esnafı, sanatkarı, mülk sahibini, ustayı, kalfayı, çırağı tutamazsın.

Siyasetin önemli bir kullanım aracıdır ama..

Balıkesir siyasetinde belirleyiciliği de vardır.

Oy deposu sonuçta.

 

***

KENTLERİ sadece dün ve bugün olarak göremeyiz. Geleceği de hesaplamak lazım.

Kentin sürdürülebilir geleceği diyorlar ya hani..

Tabi onu kentin bütününü düşünerek ve o bütünün menfaatini gözeterek yapmak lazım.

Gelecek yılların Balıkesir'inde bilmem şu kadar nüfusun içme suyu ihtiyacını hesap ediyorsan..

Bilmem şu kadar milyon nüfusu barındıracak konut alanlarını hesap ediyorsan..

Tarımsal geleceği, gıda üretimini, sosyal yaşamı, şunu bunu hesap ediyorsan..

Kentin doğru yönde büyüyüp gelişmesi anlamında kent içinde ve çevresinde geleceği kucaklayan doğru planlar yapıyorsan..

Sanayisinin de geleceği için doğru ve kalıcı planlar yapmak zorundasın.

Kentlerin korunması gereken tarihi ve doğal varlıkları, özgün dokusu dışında her şeyinin değişebilmesi mümkün.

Tabi bunu yaparken kent yaşayanlarının hakkını, hukukunu gözeterek.

Meselâ KÜÇÜKSAN.

Otuz küsur yıldır orada.

Peki üç yüz yıl daha mı kalacak?

Doğru bir planlamayla, gelecek on yıllarda başka bir yere taşınması kentsel bir zorunluluk olacak.

Bugün için sorun yok elbet.

Ama sonrasında Balıkesir'in ihtiyacını karşılayamayacak; hâttâ kentin ortasında kalmışlığıyla halkın hedefi olacak.

Tıpkı Akıncılar bölgesi gibi.

 

***

MALUM; bu kentin küçük sanayisi bir zamanlar orasıydı. Şehir geliştikçe sanayi hem yetersiz hem metruk kaldı. Yeni Sanayi'ye giden gitti; ısrarla kalanlara zor kullanıldı.. Ne bileyim, çıkmaya zorlandılar, elektrikleri kesildi, falan filan.

Alıştığın ortamı bir anda değiştiremezsin elbet; insan bunda zorlanır.

Ama bir değişim yaşanıyorsa, bundan kaçamazsın.

Bugün Akıncılar Balıkesir'in hâlâ önemli sorunlarından bir tanesi.

Doksanlı yıllarda bu bölge için planlar yapıldı, bozuldu.. İki binli yıllarda planlar yapıldı, bozuldu.. Akıncılar'ın metrukluğu ortada kaldı.

Yarın, Küçük Sanayi Sitesi için aynı şey olacak.

 

***

KÜÇÜKSAN yeni planda özel imar alanı gösteriliyor.

Ada bazında büyük projelerin uygulanabileceği bir alan.

Buradaki mülk sahiplerinin birleşerek kente değer katacak ortak projeler üretebilmelerinin önü açılıyor aslında.

Bugün "bu plana itiraz ediyoruz" diyenlerin çocukları, yarın oldukça değerli bir arazinin mirasçısı olacaklar.

 

***

1/5000'i KÜÇÜKSAN esnafına dosdoğru anlatacak bir organizasyon yapılmadı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur'un gazetelere yansıyan bir iki açıklaması.. Yine bir grup KÜÇÜKSAN esnafıyla yapılan durum değerlendirmesi.. Esnaf Odaları başkanlarının düzenlediği ve az daha tekmelerin yumrukların havada uçaşacağı toplantının dışında.. Bu bölgenin yeni durumunu A'dan Z'ye anlatacak kapsamlı bir toplantı yapılmadı.

Neyin ne olduğunu anlatmak Belediye'nin görevi şimdi.

 

***

KÜÇÜKSAN'da çok başkan gördük biz.. Kuruluşundan bu tarafa nicesi geldi geçti. Şimdi, oldukça genç bir arkadaş başkanlık yapıyor: Ahmet Sakbaş. Geçen gün UMESO Başkanı İsmail Pala'nın tepkileri göğüsleyemediği, kavga çıkması muhtemel toplantıya sonradan gelip duruma hakim olan, empati yapabilen, sanayi esnafını sakinleştiren, akıcı konuşması ve konuya hakimiyetiyle dersine çalıştığı belli olan bir başkan.

Bu notu da yazıya eklemiş olalım.

 

***

KÜÇÜKSAN Başkanı Ahmet Sakbaş, yeni planla ilgili durumu özetlerken şöyle bir ifade kullandı:

"Edip Bey'in projeyle ilgili çok güzel söylemleri var. 2019 yılında bir seçim geçireceğiz, önümüzde bir referandum var. . Diyelim ki 2019’da Edip Bey gitti, başka biri geldi.. Bu plan kabul edildi.. Yeni gelecek Büyükşehir Belediye Başkanı ‘arkadaşlar kanunu uygulamak zorundayım, benim projem bu, yapacak bir şey yok’ derse... İşte bu sanayicinin bittiği gündür. Biz ufkumuzu görmüyoruz."

Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur, "ben özel imarı vereyim de siz ne yaparsanız yapın" diyor ya.. KÜÇÜKSAN esnafına "kimse size buradan çıkacaksınız demiyor" diye sesleniyor ya.. Yani en azından kendi dönemi için bunun garantisini veriyor ya..

Yarın seçilemezse?

Korku bu.

Seçilir seçilemez, onu seçmen bilir.

Az önce de sözünü ettik.. Akıncılar Projesi gibi bir olay var karşımızda.

2004 - 2009 arasında Belediye Başkanlığı yapan Sabri Uğur'un bu bölge için öngördüğü proje, 2009'da Belediye Başkanı seçilen İsmail Ok tarafından iptal edilmişti. İsmail Ok, projeyi yeni adımlarla modernize edip uygulamak yerine bölgeyi kendi kaderine terk etmeyi tercih etti.

İyi yaptı kötü yaptı, o ayrı bir tartışma konusu. Burada aslolan, kararların ve uygulamaların değiştirilebileceği.

Yani KÜÇÜKSAN Başkanı bu noktada haklı.

 

***

KÜÇÜKSAN sakinleri, geleceği iyi planlamak zorunda artık.

Sanayi sitesi dünya durdukça orada kalacak değil.. Kent değiştikçe, ihtiyaçlar da değişecek..

Planlar değişecek, alışkanlıklar değişecek.

Ağır Sanayi Bölgesi değişiyor malum.. Çay Deresi Projesi ekseninde Ağır Sanayi'deki çöküntü alanı ortadan kaldırılıyor.

KÜÇÜKSAN da yarınlarda kentin çöküntü alanı olacak.

Marangozlar için bugün yeni bir kümelenme alanı oluşturuluyor.. Bu, diğer branşlarda faaliyet gösteren işletmeler için de örnek olabilir ileride. Yani yavaş yavaş gelecek planları yapmakta yarar var.