tarik @ politikam.com

AVRUPA ortaçağda yaptı mezhep savaşlarını.

Bizim taraf uzay çağına bıraktı.

Aradaki zaman farkını görün işte!

 

***

HANİ hep deriz ya "biz bilmem kaç yüz yıl geriyiz Avrupa'dan..."

Geriyiz netekim.

Oysa onlar mezhep savaşlarıyla ortalığı kana bularken, Avrupa'nın en güzel köşelerine konuşlanan müslümanlar her şeyleriyle egemen oluyorlardı o coğrafyaya.

Endülüs meselâ.. İslam topluluğunun mimaride, sanatta, kültürel yaşamda iz bıraktığı bir mıntıka.

Sonra uyandı arkadaşlar; aynı dinden olanın birbirini doğrayıp egemenlik kurmaya çalıştığı hıristiyan Avrupa, müslümanları doğramaya başladı.

Kilise taassubu batılıya "icat çıkarma" baskısı yaparken.. İslam dünyası icat üstüne icat üretip kitap üstüne kitap yazıyordu zira.

Müslüman bilime koşarken.. Hıristiyan, papazın eteğini öpüyordu!

Bir yakıp yıkma, yağma, katliam.. Endülüs tarumar edildi.

Onbinlerce eser yakılmış meselâ.. Fizik icatçısı Pierre Curie ne demiş Endülüs'e dair:

"Müslüman Endülüs'ten bize 30 kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Şayet yakılan bir milyon kitabın yarısı kalsaydı çoktan uzayda galaksiler arasında geziyor olacaktık."

 

***

SAVAŞ istiyor batı.. Kanlı, bol katliamlı, yakımlı yıkımlı bir savaş.

İki büyük savaşın merkezi Avrupa'ydı.

Üçüncü savaşın merkezi Ortadoğu.

Aslında haçlı seferlerinden bu yana gözleri hep oradadır.

Sana bana 'din savaşı' diye satar; aslında ekonomidir sebep ve sonuç.

Ortadoğu'nun zenginlikleri her daim gözlerini kamaştırır.

..ki zaten birinci büyük savaşta cetvelle sınırlarını çizdikleri ülkelerde fiilen egemendirler aslında.

İslam dünyasında zaten varolan mezhepsel ayrılıkları körükleyip birbirine kırdırmanın senaryosunu çoook önce yazdılar.

Hiç bitmeyen bir savaş dizisidir bu.

 

***

BUGÜN neyi icat etti batı?

Sünni Suud'la, şii İran'ı birbirine kırdırmayı...

Öteki Arap illerinin çoğu zaten savaşıyor.

Eh, İran'ın Suriye'den Akdeniz'e koridor açma çabası eşliğinde, Rusya'nın müttefiki İran'la, Amerikan müttefiki Suud yesin birbirini şimdi!

 

***

BİZ Amerikan icadı 12 Eylül faşizmiyle meşgulken.. İran'la Irak kıyasıya çarpışıyordu, hatırlarsınız.

Şimdi "ülke bütünlüğü' çığlıkları atsa da, bölünmüş, dağılmış bir Irak var ortada.

Saddam'ın Irak'ı yerle yeksan.

Bir de bize kafa tutuyor ya Irak; ona güldüm çok.

Irak'ta Türk askerinin konuşlanması ülke bütünlüklerine halel getiriyormuş.. Breh breh breh...

Ulen bütünlük mü kalmış; şehirlerini delik deşik etmiş gavur..

Vilayetlerin işgal altında.. Gavur icadı deccal terörü korku salmış halkına; asmış, kesmi, doğramış.

Karası, havası kalmamış, her yeri kuşatmışlar.

Bize gelince 'lö lö..."

 

***

NEYSE.. İran'la Suudi Arabistan arasındaki gerilime dönelim biz.

İran'da şah vardı bir zamanlar, şimdi mollalar.

Suud'da kralın hükmü geçiyor.

O kral, terörist ilan ettiği kırk yedi şiinin boynunu vurdurunca.. İran'ın mollaları bas bas bağırmaya başlıyor!

İran'daki Suudi elçilik binaları ateşe veriliyor, diplomatlara "...tirin gidin" deniyor.. Sokaklarda Suud aleyhine mitingler düzenleniyor.

Molotoflarla Suud elçiliği ateşe verilirken "maşalllaaah" diye bağıran İranlılar'ın görüntüsü hafızalara kazınıyor.

 

***

E peki ne olur?.. Savaş çıkar mı?..

Suud jetleri Tahran'ı, İran jetleri Mekke'yi vurur mu?

Kabe semalarında bir it dalaşı yaşanır mı?

Müttefik Rusya, bize yaptığı gibi, Suud hava sahasını ihlal eden uçuşlar yapar mı?

Suud'un müttefik emirlikleri her önüne gelen şiiye terörist muamelesi yapıp zindana tıkar mı?

Ha keza, korkunun kol gezdiği, gölgelerin oynaştığı Tahran sokaklarında sünnilere dair faili meçhul vakalar yaşanır mı?

Her şey olur, hepsi mümkün.

 

***

TÜRKİYE ne dedi bu duruma?

Suud'un kılıcıyla kelleleri vurulan kırk yedi şiiye dair bir şey demedi.

İran'da, Suudi misyonlara yapılan saldırılara tepki gösterdi; "kabul edilemez" dedi.

Tarafımızı seçmiş oluyoruz yani: "Yaşasın kral!.."

 

***

"BİZE ne anasını satiim" deme şansımız var mı?

Uzak Asya'nın steplerinde, Güney Amerika'nın tepeliklerinde falan yaşıyor olsak, "...kimden aşşaa, kasım paşa" de geç.

Aynı coğrafyada yaşıyorken, aynı tehlikelerle iç içeyken, gel de kaygılanma.

Bu işler döner gelir, gene bize dayanır, söylemedi demeyin.