Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin Musul’a yönelik operasyonuna katılma konusunda kararlı olduğunu vurgulamasından sonra bölgenin kritik gelişmelere sahne olacağı fark edilmektedir. Her an başlaması beklenen Musul operasyonu öncesi ABD’nin kentin (Musul’un) yakınındaki petrol zengini bir bölge olan Kayyera Üssü’ne askeri yığınak yapması, Musul’un geleceğinden söz sahibi olmak isteyen küresel güçlerin çıkar savaşının devam etmesi, bölgesel gerilimi giderek arttırıyor.

Musul operasyonu planının gerçekleşme aşamasında olduğu bu duyarlı dönemde Türk-Amerikan ilişkilerinde artarak devam eden gerginlik endişe verici boyutlara ulaşmıştır.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkilinin Ankara’dan yapılan, “Türkiye’nin Musul’da tek taraflı bir harekata girişeceği yönündeki açıklamasını ciddiye aldıklarını ve endişelendiklerini bildirmesi” (Tolga Tanış’ın Washington kaynaklı haberi, Hürriyet, 14 Ekim 2016) önemli bir gelişme olarak yorumlanmalıdır.

Tüm bu gelişmeler olurken Musul’da ABD öncülüğünde IŞİD’e karşı yapılacak harekat öncesi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın ABD’ye kritik bir ziyaret gerçekleştirmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirmek gerekiyor. Anımsanacağı üzere 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden hemen sonra ABD Genelkurmay Başkanı General Joseph F. Dunford 31 Temmuz 2016 günü ivedi bir ziyaret için önce İncirlik’e gelmiş, ardından 1 Ağustos Pazartesi günü Ankara’da üst düzey yetkililerimizle ve karşıtlarıyla geniş kapsamlı görüşmeler yapmıştı.

Türkiye’nin Irak’ta Başika Kampı’ndaki askeri birliği nedeniyle karşı karşıya kaldığı sorunlardan sonra Genelkurmay Başkanı Akar’ın bu ziyareti Musul operasyonu öncesi önem taşımaktadır. Akar’ın Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Başika’daki faaliyetleri ve Suriye’nin kuzeyinde yürütülen Fırat Kalkanı harekatı konusunda bilgilendirme yapması bekleniyor. Musul operasyonuna katılacak Koalisyon Gücü Genelkurmay Başkanları’nın da ABD’nin daveti üzerine bu toplantıya katılmaları Akar’ın Washington ziyaretinin önemini arttırıyor.

Olası Musul operasyonunda Ankara’nın bir arayışı içinde olduğu fark ediliyor. Ancak ABD ile Rusya arasındaki güç mücadelesinin doruk noktasına ulaştığı bu duyarlı dönemde Türkiye’nin ulusal çıkarlarını düşünerek dengeli bir dış politika izlemesi, ayrıca ABD Dışişleri sözcüsü Mark Toner’in “PKK’nın Musul operasyonuna katılmasına karşıyız” (Hürriyet, 15 Ekim 2016) açıklamasını titizlikle incelemesi gerekiyor.