tarik @ politikam.com

TÜRKİYE'nin anayasası değişiyor, parlamenter sistem değişiyor, başkanlık sistemine geçiş için çok hızlı adımlar atılıyor.

TBMM'de yeni anayasanın maddeleri birer ikişer kabul ediliyor.

Maddeler geçerken, milletin meclisinde arbede çıkıyor.. Tekmeler, yumruklar havada uçuşuyor.

Hâttâ birbirlerini ısırıyorlar, o derece.

 

***

PEKİ ya sokaktaki adamın tepkisi?

Emeklilere verilecek banka promosyonlarına odaklanmış sokaktaki adam.

Dört liraya ulaşan doları şimdi bozdurursa kaç lira kâr edeceğini hesaplıyor sokaktaki adam.

Zaten kar yağmış üstüne lapa lapa.. Caddeler, sokaklar, çatılar karla kaplanmış.

Bir kış ataleti, bir hareketsizlik.. Sobanın kıyısına kedi gibi büzülüp uyuma isteği.

Tepki vermek gerekiyorsa eğer, ara sokakları kardan arındırmayan belediyelere tepki veriyor sokaktaki adam.. Böylece yurttaşlık görevini yapmış oluyor!

Terör dersen, o günübirlik meseledir.. Bomba patlar, insanlar ölür; ekrandan izlerken "vah vah, tüh tüh" denir.. Birkaç dakikalık üzüntü mimiği kaplar yüzünü.. Ardından TV8'e zaplanır, O Ses Türkiye izlenir.

 

***

EKRANLARDA tomarla adam, sabah akşam bas bas bağırıyor.

Siyaset gündemini, ekonomiyi, terörü, yeni anayasa sürecini falan konuşuyorlar yüksek tonda.

Eskiden kelli ferli tanıdık adamlar çıkardı ekrana; söyledikleri her sözün, kurdukları her cümlenin ölçüsü kantarı olurdu.. İzleyenler inanır güvenirdi onlara.

Şimdi tanımadık yüzler, bilmedik kişilikler, birbirinden ilginç tipler kuşattı televizyon kanallarını.

Çok şey söylüyorlar.. Hiç bir şey söylemiyorlar.

Bağırıyorlar, çemkiriyorlar, kavga ediyorlar; program bitiyor.

Milletin meclisi de böyle.

Sürekli kavga.

Baksanıza, kol bacak ısırmak bile var artık.

 

***

TÜRKİYE bir yerlere sürükleniyor, ama nereye sürükleniyor kimse bilmiyor.

Mevcut anayasa devre dışı kalacak, yeni anayasa yürürlüğe girecek, yetkiler cumhurbaşkanında toplanacak, milletin meclisi sembolik bir işleve bürünecek, falan filan.

Bunlar olup bittiğinde terörden kurtuluyor muyuz?

Suriye, Irak vesaire meseleler ortadan kalkıyor mu?

Dolar Türk Lirası ile eşitleniyor mu?

Ne bileyim...

İzliyoruz işte.

 

 

****************

 

TBMM'nin anayasa

değişikliği yapma yetkisi

yoksa eğer...

 

CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça açıklama yapmış: "TBMM'nin bu anayasa değişikliğini yapma yetkisi yok."

Anayasa maddeleriyle ilgili değişiklik yapma konusu gündeme ne zaman gelse, bu cümleyi duyarız sağda solda. Ama anayasa maddeleri değişir hep. Yetkisiz dedikleri Meclis yapar o değişikliği.

Bu kere bayağı bir köklü değişiklik oluyor.

TBMM'de değiştirilmesi kararlaştırılan maddeler birer birer oylanıp kabul ediliyor.

Bu fasılda, CHP Milletvekili Havutça hem Meclis'te anayasa değişikliği oylamalarına katılıyor, hem de "Meclis'in yetkisi yok" diyor.

Yani, Milletvekilleri yetkisiz demek istiyor.

O halde anayasa değişiliği konusu gündeme geldiğinde, TBMM'de bir Anayasa Komisyonu oluşturulduğunda, bu komisyon tam gaz çalışmaya başladığında siz niye ekipçe oradaydınız?

Anayasa değişikliği yapma yetkisi olmayan Meclis'te, Anayasa değişikliği teklifini hazırlayacak bir komisyon da oluşamaz o zaman.

Böyle düşünüyorsan, o komisyonun çalışmalarını protesto etseydin.

Yani etseydiniz.

Bizim memleketin üç CHP'li mebbusu da komisyon toplantılarına katıldı malum.

Sonra teklif komisyonda kabul edildi, TBMM'ye geldi mevzu.

Görüşmeler, konuşmalar, tartışmalar derken..

Oylama başladı.

Bizimkiler sosyal medyadan sürekli fotoğraf paylaştı durdu; Meclis'te Anayasa görüşmeleri sürerken.

Yani Havutça'ya göre TBMM'deki milletvekillerinin anayasada değişiklik yapma yetkisi yok ya.. Ayrıca Meclis'te anayasayı değiştirmek için bulunan vekiller suç işlemiş oluyor ya..

Hayır da desen, çekimser de kalsan, o Meclis'tesin ve genel kuruldaki oylamalara katılıyorsun.

Yani, anayasayı değiştirmek için dövüşen iktidar vekilleri suçluysa..

Muhalefet de suçlu sayılmaz mı?

Anayasayı değiştirme yetkisi olmayan bir Meclis'te hayır oyu kulansan da, oylamaya katılmış oluyorsun ve bir anlamda suça iştirak ediyorsun.

Madem Meclis'in anayasayı değiştirme yetkisi yok..

O zaman en başta komisyon toplantılarına girmeyeceksin.

"Değiştiremezsiniz" demiş olsan bile, suç işlediğini söylediğin Meclis'tesin yani.

Diyor ki Havutça: "Tarih, evet oyu veren milletvekillerini yargılayacak..."

Çoğunluğun evet dediği bir ortamda, azınlığın hayırı anlamsız kalıyor.. Ama sonuçta hayır demiş olsan da durum değişmiyor.

Olması gereken neydi?

"Bu Meclis anayasayı değiştiremez, bu bir anayasa suçudur, tarih bunun hesabını soracak" demek yerine..

Yani bunu Meclis'te anayasa oylamalarına katıldığın bir ortamda söylemek yerine..

CHP Grubu olarak bu sürecin hiç bir yerinde olmayıp, sokakta, milletin bağrında haykırman gerekirdi.

Anayasa değişikliğine evet diyenle demeyenin bir farkı yok bu noktada.

Bu Meclis'in anayasayı değiştirme yetkisi yoksa..

Süreçte hiç olmayacaksın.

Ne tartışacaksın, ne tartıştıracaksın, ne de oylamaya katılacaksın.

Yetkisiz bir Meclis ise bu, milletten aldığın yetkiyle dayanarak sine-i millete döneceksin.

O sebeple CHP'nin gerçek tabanı bu afra tafrayı, bu yapay isyan cümlelerini, bu tepki dolu sözleri pek yemiyor.

Sayfada gördüğünüz bu fotoğraf karesi Facebook'tan..

Altına şu notu düşmüş Sayın Vekil: "Hep birlikte AKP nin tek adamlık dikta anayasa teklifine karşı mücadele ediyoruz."

Yüz ifadelerine bakarak, "Meclis'te geyik çevirirken biz" diye yazsalardı, daha anlaşılır olurdu.