Haftasonu oynanan Ted maçında herkes Best’in kazanacağından emindi ve biliyordu hatta buna Ted takımının tüm staff ekibi ve oyuncuları da dahil. Bu şartlarda başlayan maça Best takımının ideal 5’i ile başlaması şaşırtıcıydı çünkü kazanması gereken neredeyse hiçbir maça bu 5 ile başlamamışlardı. Sanırım sezonun son 6 haftası geldiğinde en sonunda doğru 5 bulunmuş ! Pastal’dan verim almaya çalışmayı anlarım ama maça başlayan 5’te Pastal’ın olmasını hiç anlamış değilim çünkü ne savunması iyi ne hücum gücü…

Neyse biz maça dönelim en iyisi çünkü kazanılan maçtan sonra da sürekli eleştiriyor denilmesin iyi bir şey yazmaya çalışsam da anladıkları hep kötü sonuçta. Maça ne istediğini daha net göstererek başlayan Best takımı oldu. Rakip Ted oyuncuları ise kalan maçlarda en azından istatistiklerimizi dolduralım diye çıktıkları çok net görülüyordu tribünden. Onlara bu serbestliği tanıyan bir de staff ekibi eklenince Best’in işi kolay olacak gibi göründü ilk periyotta.

Hele bir de periyot ortalarında rakibin 8 numarası Taylan erken 2. Faulünü alınca yerine oyuna dahil olan genç  Yiğit Yüceer’in tecrübesizliğini anlayan oyuncularımız her hücumda onun üzerinden oynayarak basit sayılar elde edince periyot 25-15 Best’in üstünlüğü ile sonuçlandı. İkinci periyoda rehavetle başlayınca Best, Ted’in sokak basketboluna yatkın oyun anlayışı karşısında sorun yaşadılar ve ard arda gelen top kayıpları sonucu yedikleri fastbreak sayıları ve savunmada yaşadıkları dizilim hataları periyodun ilk 3.5 dakikalık bölümünde 9-2 lik seri ile geri dönüş yaptı potalarına ve skor bir anda 27-24 e geldi. Bu süreçte yine lüzumsuz şekilde sahada dolaşan ve hiçbir varlık gösteremeyen TBL  Ahmet saç baş yoldurunca yerini yine Kelly’e bıraktı.

Hatta bir pozisyonda Hakan hoca TBL Ahmet’e bir set oynatmasını söyledi ama seti sanırım unuttuğu için Hakan hoca kenardan ona şuaraya gel dedi o sırada Ahmet’e screen’e gelecek oyuncu da seti unutunca ona da ne yapması gerektiğini Hakan hoca anlatırken hücum süresi bitiyordu ve yapılan saçma sapan atış sonrasında bir de fastbreak sayısı yenildi ki tam komedi. Allahtan Kelly’nin girmesiyle toparlanan Best takımı periyodun sonunda Nichols’un son saniyede bulduğu 3 sayılık basketi ile devreye 40-37 önde girdi.

Maçın ikinci yarısında rakibi çözmüş bir guard vardı sahada ; Kelly, karşısında TBL ayarındaki oyunculardan oluşan bir takım olduğunun farkına varınca sazı eline almanın onu zorlamayacağını ve üstesinden geleceğini anladığında maç bambaşka bir boyut kazanmaya başladı. Sonuçta geçen sene oynadığı ligi ve seviyesini bilen akıllı bir guard Kelly ve kendine denk bir oyuncu grubunu karşısında bulunca maçta sivrilebileceğini anladı ve oyunun kontrolünü kimseye bırakmadı takımda. Tabiki kendisine hareketli penetreleri ve nadiren dışarıdan bulduğu sayılarla katkı yapan Delroy’u ve özellikle zor şutlardan bile sayı çıkarabilen ve dış şutu iyi olan Nichols’u de yardımcı olarak alan Kelly sadece yorulduğu anlarda dinlenmek adına Andrews’ı kullandı.

Ofoegbu’nun hakemlerin saçma sapan çaldığı fauller sonucu erken faul problemi yaşadığı maçın ikinci yarısındaki katkısı da kendisi adına zor olmayan bir katkıydı. Özellikle 3.periyodun başında kaldığı yerden devam eden ve rahat oynadıkları için baskıya kapılmayan Ted takımının üstünlüğü devam etti periyot genelinde. Periyodun son 4 dakikasına girildiğinde 53-52 TED üstünlüğü vardı. Periyodun son bölümünde yine Kelly önceliğinde üstünlük ve tempo yakalayan Best 11-0’lık seri ile son periyoda 63-53 önde girebildi.
 Maçın ikinci yarısı Kelly’nin önderliğinde önce 23-16 lık 3. Periyot skoru ile sonra da 23-20’lik son periyot skoru ile Best takımının lehine sonuçlandı. Best bu basit maçta bile aslında zaman zaman çok zorlandı ve maçı TBL seviyesindeki guardının ekstra oyunu ile kazanabildi. Bu galibiyet ile 6. Galibiyetine ulaştı.

 

Şimdi asıl önemli olan maç geldi çattı; 7 galibiyeti bulunan ve sahamızda bizi hakemlerin kötü yönetimleri sonucu yenen Uşak deplasmanına gidecek olan Best bu deplasmanda rakibinin ona kendi sahasında yaptığını yapıp deplasmanda kazanarak gelmek zorunda. Zorunda diyorum çünkü bu maçı kaybederse sonrasında da hala umudu olacak ama çok çok az bir şansı kalacak. Ama bu maçı kazandığı taktirde arkasından sahasında oynayacağı İstanbul BBSK maçını da kazanacağını ve arkasından Yeşil Giresun’u da deplasmanda yenerek ligde kalmayı garantileyeceğini düşünüyorum ligin bitimine 2 maç kala hem de.

Ancak tüm bu düşüncelerim Uşak deplasmanından galibiyet ile dönülmesi sonucu gerçekleşecek sonuçlar olduğu için umarım herkes bu maçın ne kadar kritik olduğunun farkına varmıştır. Benim bu maç ile ilgili görüşüm ise kesinlikle Uşak takımının bu maçı kaybetmek istemeyecekleri yönünde ve bu doğrultuda salonu full doldurup hem hakemleri hem de Best takımı oyuncularını baskı altına almak için her şeyi yapacakları yönünde. Tabi ki süper lig tecrübeleri de fazla olduğundan bence bu maçın kazananı olacakları da %80 gerçekçi olmak gerekirse. Peki bu söylediklerim gerçekleşir ve Best yenilirse ne olacak ; öncelikle sıradaki 3 maçın hepsini almak zorunda kalacak çünkü son hafta Daçka deplasmanını unutun. Bu da demek oluyor ki önce İstanbul BBSK’yı Balıkesir’de, sonra Yeşilgiresun’u deplasmanda ve en son olarak da Karşıyaka’yı Balıkesir’de yenmek zorunda kalacak. Bu maçları kazanırsa ancak ligde kalabilecek ve Best’in şimdiye kadar hiç 3 maçlık bir galibiyet serisi olmadığını düşünürsek ne kadar düşük olasılıklar üzerinde durduğumuzu da hepiniz sanırım daha kolay anlamışsınızdır.

Ne demişler; çıkmadık candan umut kesilmezmiş..!!! Hadi HAYIR’lısı diyor haftaya tekrar görüşmek dileğiyle basketbolla ve sevgiyle kalın dileklerimi iletiyorum..