Uzun bir aradan sonra sizlerle tekrar buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Bu süreçte hem Best Balıkesir takımı hem de Karesi Basketbol takımı yeni oynayacakları ligler için bir çok yeni transfer yaptılar ve bu transferlerini sezon öncesi hazırlık maçlarında takip edip izleyip gördüm.

Yeni sezon yapılanmalarında Karesi Basketbol takımı yine beklediğimiz gibi bir üst lig olan TBL'ye çıkacak bir kadro kurdular. Bunu da Balıkesir'de oynadıkları özel turnuvada lige çıkma adayı olan iyi takımlara karşı oynadıkları basketbol ile gösterdiler. Özellikle bu senenin flaş takımı Antalyaspor’a karşı aldıkları galibiyet özgüvenlerini de yükseltti.

Best Balıkesir takımı ise bu sene ilk kez mücadele edecekleri BSL'de hem ligden düşmeyecek hem de orta sıralarda mücadele edip play-off kovalayacak bir kadro kurdu. Bana göre bu kadrodaki en büyük sıkıntı yeterli seviyede Türk oyuncu olmayışı ve Golubovic'in de savunma zaaflarının yanında hücumda da hiç şut silahı olmayışı.

Günümüz basketbolunda artık uzun oyuncuların da 3 sayı tehdidi varken orta mesafe şut tehdidi bile olmayan bir uzun oyuncu izlediğim kadarıyla takımdaki en büyük sorunlardan biri olacak. Ligde oynanan ilk iki karşılaşmayı göz önüne alacak olursak Best Balıkesir için internet medyasındaki genel algı düşmeye aday bir takım oluşuydu ama deplasmandaki Galatasaray maçında herkes gördü ki bu takım kimse için kolay lokma olmayacak bir dirence sahip..

Mete hoca tecrübesinde bir antrenör kendisine verilen bütçe doğrultusunda özellikle yabancı oyuncu seçimlerinin ne kadar doğru olduğunu (bana göre Golubovic hariç) ilk iki maçtaki sergilenen oyun ve mücadele ile göstermiş oldu. Geçen hafta sonu evimizde oynadığımız Büyükçekmece maçına gelecek olursak hepimiz gördük ki takımımız aslında tam olarak lige hazır seviyede değil ama buna rağmen oyuncuların bireysel kaliteleri ile bu süreç gayet iyi idare ediliyor. Yeni salona daha maçtan 10 gün önce potaların getirilebildiği düşünülürse takımımızın bile hala yabancılık çekmesi ve alışmış olmaması normal.

Zaten maçın başındaki 4 dakikalık bölümde hiç bir şutumuzun girmemesi de biraz da bununla alakalı olabilir. İlk periyoda iki takımın da skor üretemeden başlamış olması tabi ki sadece potalarla alakalı değildi iki takımda iyi ve dirençli savunma yaptılar ve bu da periyodun sonuna kadar devam edince periyot 11-12 sonuçlandı. İkinci periyotta rakip takım tepeden oynadıkları ikili oyunlarla sonuca giderken takımınızda ki savunma zaafı dikkat çeken bir noktaydı hücumda ise savunmada Yunus'un gayretli mücadelesiyle kazandığımız toplarla hızlı hücumlarda bulduğumuz sayılar destek olurken Ofoegbu sayesinde bulduğunuz orta mesafe şutlarıyla oyunun içerisinde kalabildik periyodun sonlarına doğru rakibin faul hakkının dolmasıyla Green'in akıllıca yaptırdığı faulleri serbest atış çizgisinden sigara çevirmesiyle periyodu 23-21 önde kapatarak devreye de 34-33 galip girmeyi başardık.

İkinci yarıya takımımız özellikle hücumda Melvin ve Ofoegbu sayesinde buldukları üç sayılık basketlerle etkili başladı onlara Culpepper ve Williams da destek olunca skor yönünden rahat geçtiğimiz bu periyodu 28-20 önde geçerek son periyoda 9 sayılık bir avantaj ile başladık. Williams'ın maç boyu yaşadığı faul problemi nedeniyle, Melvin'in de dinlendirilmek için kenarda başladığı son periyoda rakip daha istekli başladı. Hakem Ziya Özorhon'un da zaman zaman desteklediği rakibimiz farkı yavaş yavaş eritirken hem hücumda yeterli skoru üretemeyen hem de savunma da çok kötü bir görünüm çizen takımımızda Golubovic'in savunma hataları da artınca sıkıntılar arttı.

Maçın son 3-4 dakikasına girildiğinde savunma direncimiz de düşük seviyede iken savunmada iyi işler yapan ve takımın direncini arttıran Yunus'un maçın bu kritik döneminde kenarda unutulması bana göre maçın en büyük hatasıydı Mete hoca tarafından yapılan.

Bu dönemde özellikle takımımızın bech'inin bulunduğu bölümün hemen önünde rakibin üst üste bulduğu üç tane üç sayılık atış maçın son 57 saniyesinde ilk periyottan sonra ilk defa geriye düşmemize neden oldu. Son 57 saniye üç sayı geride giren takımız alınan molalar sonrasında hiç boş atış yapma şansı bulamayınca ve zorlama atışlarla sonuca gitmeyi deneyince isabet bulamadı ve maçtan 3 sayılık farkla 80-77 mağlup ayrıldı. Takımımızda yabancılar içerisinde Ofoegbu başta olmak üzere Green, Williams, Melvin ve yeni gelmesine rağmen Culpepper'i beğendiğimi söyleyebilirim ancak bu ligde iyi bir yerde olmak istiyor ve sıkıntı yaşamak istemiyorsak Golubovic'in yerine daha iyi bir uzun bulmamız gerektiğini düşünüyorum.

Oyuna giren oyuncular arasında Valentin Pastal da çok yetersiz bir görüntü çizdi bana göre. Süre alan tek Türk oyuncu olan Yunus ise istekli arzulu ve özellikle de savunmadaki mücadeleci yapısıyla dikkat çekti. Hafta sonu evimizde oynayacağımız Anadolu Efes maçı da zor geçeceği kesin olan bir maç ve umarım takımımız ilk iki maçta gösterdikleri direnci sahaya yansıtırlar ve daha tam oturmamış olan takım düzeninde de iyi bir yol kat edip başarılı bir sonuç alırlar. Yarın Kurtdereli salonundaki Karesi Basketbol maçında ve pazar günü Yeni salonda oynanacak Best Balıkesir maçında yine Balıkesirli basketbolseverlerin tribünleri her zamanki gibi doldurmaları dileğimle yeni bir yazımda haftaya görüşmek üzere hoşça kalın basketbol ile kalın...