tarik @ politikam.com

Ş. TARIK SÜRMELİOĞLU

 

CHP’nin 3 Şubat’ta yapılacak kurultayında Balıkesir delegasyonunun tavrı ne olacak?

Geçen gün geç saatlere kadar İl Örgütü’nde bu konuyu görüştüler uzun uzun.

Karar: Kendi içinde Kılıçdaroğlu’na tam destek.

Dışarıya görüntü: Herkes tercihinde özgür; kimsenin iradesine ipotek konulamaz!

 

***

BALIKESİR delegasyonu, ağırlıkla Kemal Kılıçdaroğlu’nun safında yer alacak.

Belki bir iki farklı ses çıkabilir.

Ama Genel Başkan ve Parti Meclisi için oy kullanacak delegelerin Muharrem İnce’de birleşme olasılığı sıfır.

 

***

ŞU anda dört Genel Başkan adayı var.

Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Ümit Kocasakal.. Bir de Ömer Faruk Eminağaoğlu.

Kocasakal ve Eminağaoğlu’nun aday olabilmek için yeterli imzayı toplamaları gerekiyor. Delege toplamanın yüzde 10’u oranında imza bulabilirler mi, bilmiyorum.

Her ikisi de hariçten gazel okuyandır bence.

Onların adaylığı kime yarar, onu kurultayda göreceğiz.

 

***

DOĞAL delege olan milletvekilleri ne durumda?

Balıkesir’in üç CHP Milletvekili ayrı telde oynuyor.

Ahmet Akın, başdanışmanlığını yaptığı Kılıçdaroğlu’nun askeri zaten.

Namık Havutça, açıkça Muharrem İnce ile hareket ediyor, mevcut yönetimi ve politikaları eleştiriyor.

Muharrem İnce’nin en yakınındaki milletvekillerinden.

Mehmet Tüm için aslolan Parti Meclisi’ne girebilmek.

Genel Başkan’ın kim olacağından çok, PM’ye girip giremeyeceğiyle ilgileniyor.

 

***

ÜÇÜYLE de konuştum.

Ahmet Akın, Kılıçdaroğlu’nun listesinden Parti Meclisi’ne girmeyi hedefliyor.

Namık Havutça, İnce’nin listesinden PM hesapları yapıyor.

Mehmet Tüm, delege bağlamacılığındaki profesyonelliğiyle, “listeleri deler geçerim” havasında.

PM için en çok çalışan Mehmet Tüm.

Akın ve Havutça için PM olmazsa olmaz değil.

Mehmet Tüm için, ana öncelik.

Halihazırda PM Üyesi olan Tüm, partinin en üst kurullarında görev almak gibi bir niyet içinde eskiden beri.

İl İl dolaşıp delegelerle bire bir görüşme yapmak yormaz O’nu; aksine enerji katar.

Herkes sıcak odasında oturup günlük siyaset geyikleri çevirirken, Mehmet Tüm altmış vilayeti dolaşmış, bilmem kaç yüz delegeyle tek tek görüşme yapmış, çoğunun desteğini almış.

Öyle diyor.

 

***

BU kurultaydan ne sonuç çıkar sizce?

Şu anda Kılıçdaroğlu yeniden Genel Başkan seçilir gibi görünüyor. İl ve ilçe örgütleri, delegasyon buna göre şekillendi çünkü.

Peki bu ne demek CHP için?

Yüzde yirmi beşe razı anamuhalefete devam demek!

Kılıçdaroğlu ve O’nun kadroları ne kadar ıkınsa sıkınsa, çalışsa çabalasa, halktaki karşılığı yüzde yirmi beş; fazlası yok.

 

***

HDP ile aynı formattaki isimleri partiye monte eden, dolayısıyla parti tabanında yoğun hoşnutsuzluklara sebep olan yanlış stratejileri var Kılıçdaroğlu’nun.

Hele de bir Ekmelettin vakası var ki, CHP içinde kanayan yaradır hâlâ.

Partinin genel ideolojisiyle hiçbir zaman yolu kesişmeyen devşirmelerin Meclis sıralarında oturduğu bir ortam… Mustafa Kemal’e burun kıvıran, Ermeni soykırımını tanıyan, HDP’ye oy vermekle övünenlerin sayıca arttığı bir CHP.

Etnikçi siyasetin de hız kazandığı bir yapı aynı zamanda.

Tüm bunların yanına, ülkenin içinde bulunduğu zor koşulları iyi okuyamamayı ekleyin.

Üretimsizliği, politikasızlığı ekleyin.

Anadolu insanının beklentisine yanıt verememeleri, umutsuzluğa çare olamamaları da ekleyin.

Sadece salıdan salıya grup kürsüsünde iktidara bağırıp çağırmakla olmuyor yani.

..ve bu çok uzun süredir böyle olduğu için CHP halkın umuduna dönüşemiyor.

 

***

BU noktada CHP için yeni bir lider, yeni bir yönetim kadrosu kaçınılmazlaşıyor.

CHP’nin yüzde yirmi beşlerin çok üstüne çıkması gerekiyor artık.

Umut olması gerekiyor.

Batı demokrasilerinde, partisinin oylarını arttıramayan liderler “benden buraya kadar” deyip kenara çekiliyor.

Bizde ise yenilen pehlivanlar güreşe doymuyor!

 

***

CHP delegesinin tercihine karışamayız. Ama o delegeler de kendi örgütleri içindeki binlerce üyeyi temsil ettiklerinin ayırdında olmalı.  

 

***

MUHARREM İNCE, Kılıçdaroğlu’ndan sonra Genel Başkanlığa en yakın isim. Herkesin tanıdığı bir yüz.

Kılıçdaroğlu’ndaki klasik bürokrat duruşunun aksine, her kesimle kolay diyalog kurabilen sempatik bir karakter.

Kahvede oturup vatandaşla çay içerken sergilediği doğallıkla, “bizden biri” diyebileceğimiz bir siyaset adamı.

İnsana dokunan, sıcakkanlı, dert dinlemesini bilen, söyleyeceğini içinde saklamayan, dürüst bir adam işte.

Ayrıca CHP’nin kuruluş ilkelerinden zerre taviz vermeyen bir parti disiplini de var.

Biraz da deli dolu hani.. Bağıra çağıra konuşanları da severiz malum; Muharrem İnce de bağıra çağıra konuşuyor.

CHP’yi fabrika ayarlarına döndürüp, kurucu ilkeler temelinde geliştireceği yeni politikalarla umutvar olabilecek bir lider adayı.

 

***

ÖZETLE; CHP bugünkü yapıyla bir adım fazla ilerleyemez.

Hâttâ parti içinde oluşan düşünce uçurumlarıyla yakın gelecekte bölünmelere de sahne olabilir.

Yenilik şart.