ABD Başkanı Trump’ın PYD/YPG ilişkilerinde öncülük görevini üstlenen Obama’nın eski özel danışmanı Brett Mc Gurk’e (YPG’den plaket almıştı) “görevine devam etmesini önermesi” (Sözcü, 21 Ocak 2017) dikkat çekici bir gelişmedir. Ancak asıl dikkat çekici gelişme Trump’ın 26 Ocak 2017 gecesi Amerikan ABC televizyonuna yaptığı açıklamadır.

“Suriye’de kesinlikle güvenilir bölgeler oluşturacağım” diyen Trump’ın bu konuda kararlı olduğu gözden kaçmamaktadır.

Trump’ın “güvenli bölge” planı için Rusya Devlet Başkanı Putin’in sözcüsü Dimitry Prescov şu dikkat çekici açıklamayı yapmıştır:

“ABD yönetimi Suriye için güvenli bölgeler çalışması yaparken Rusya ile konuyu görüşmemiştir. Bu mesele ABD’nin tek başına aldığı karardır. Doğacak sorunların yarardan ziyade daha büyük zarar vermemesini iyi hesap etmek gerek” (Nerdun Hacıoğlu, Moskova, 27 Ocak 2017 Hürriyet)

Güvenli bölge Suriye’nin kuzeyinde “Kürt Kuşağı”nın kurulmasına yol açacaktır. ABD yönetimlerinin öteden beri uygulamak istedikleri bu planın ABD’nin yeni Başkanı Trump tarafından da desteklenmesi Türk-ABD ilişkilerinin geleceği açısından kaygı vericidir.

ABD yönetimi Kuzey Suriye’de Türkiye’nin ulusal çıkarlarıyla bağdaşmayan planlar yürürlüğe koymaya çalışırken 23 Ocak 2017’de Astana’da gerçekleşen Rusya-Türkiye-İran Zirvesi’nde bakan yerine büyükelçi düzeyinde katılan ABD’nin Suriye’de Haseke’ye 35 km uzaklıkta yeni bir üs kurmak için incelemeler yapması dikkatlerden kaçmamıştır. İç ve dış basında yer alan haberlere göre 5000 ABD’li askeri barındıran üssün olası Rakka operasyonunda kullanılacağı anlaşılmaktadır.

ABD Başkanı Trump’ın “güvenilir bölge” planı Birinci Körfez Savaşı sonrasında Kuzey Irak’ta Kürtleri sözde Saddam’dan korumayı amaçlayan “Çekiç Güç”ü anımsatmaktadır.

1990’lı yıllarda “Çekiç Güç”ün ulusal güvenliğimizi tehdit eden en büyük etkenlerden biri olduğunu, yarattığı tahribatın bugün de güvenliğimizi etkilediğini söylemek zorundayız.

Kuzey Irak’taki Kürt oluşumunun ortaya çıkmasında “Çekiç Güç”ün önemli bir görev üstlendiğini unutmamamız gerekiyor.

Trump’ın “güvenli bölge” planı geçmişteki “Çekiç Güç” hareketini anımsatmaktadır. “Kürt Kuşağı”nın kurulması Türkiye’nin bölgede operasyon yapmasını imkânsız hale getirecek, PYD/YPG Kobani ve Afrin’de giderek güçlenecek ve bu durum bölgede “Suriye Kürdistanı” nın kurulmasına yol açacaktır.

1990’lı yıllarda “Çekiç Güç”ün süresi altı ayda bir parlamento tarafından uzatılırken çok tedbirsiz davrandık. Bu kez durum çok daha ciddi. Uyanık olmalıyız.