Hafta sonu Uşak deplasmanında kaybeden Best için bu hafta evinde oynayacağı maç mutlak kazanması gereken bir maç olduğu için yazımın başlığını bu şekilde attım. Best takımının “beyaz saçlı prens” lakaplı başkanı geçtiğimiz hafta içerisinde çeşitli basın organlarına “şehrin takımı” na destek olalım gibi komik bir algı oluşturma çabasına sadece kendi inanmıştır sanırım. Balıkesir’de şehrin takımı olmak adına hiçbir şey yapmayan, doğru düzgün temelleri olan hiçbir alt yapı faaliyetinde bulunmayan ve şehrin kendilerini son 3 sezondur her maçında takip edip tüm maçlarıyla ilgili analiz yapan tek yayın organı olan Politika Gazetesi ve yazarlarına uyguladığı ve tarafımızca sadece komediye dönüştürülen uygulamaları ile şehrin takımı olmaktan çok uzak olmasının yanı sıra organizasyon olarak da çok başarısız bir yönetim şekliyle yönetiliyor olması da bu takımın sadece Best şirketinin takımı olmasından öteye gidememiştir. Hafta sonu Uşak deplasmanında oturduğu yerde çıldırmaya devam eden bu beyaz saçlı şahıs “şehrin takımı” nasıl olur görmüştür sanırım…!!!

 

Sizlere geçen haftaki yazımda Uşak takımının ve şehrinin organizasyon olarak bu maçı ne yapıp edip kazanacaklarını belirtmiştim ve dediğim gibi de oldu. Şehrin bir takımı benimsemesi için organizasyonunuzun çok sağlam temelleri olması ve tüm şehri kapsaması gerekmektedir. Organizasyonunuzun sağlamlığı ve gücü başlangıçtan günümüze gelindiği noktada yaptıklarınız ve başarılarınızla da doğru orantılıdır. İşte bu nedenle Karesi spor’un kurulduğu günden bu güne kadar ki organizasyon olarak yaptıklarını iyi incelemek lazım gerçekten şehrin takımı olmak istiyorsan. Egolarını bir kenara bırakıp basketbolun gerçekleri ile hareket etmek lazım öncelikle. Bir oluşumun arkasında 74 ülke tarafından bilinen trilyonluk bir şirket ve o şirketin yıllardır keyfine göre harcadığın bütçesi , diğer tarafta yeni bir belediye ve o belediyenin çok olmayan bütçesini doğru ve akıllı kullanımı ve kimseye peşkeş çekilmeden oluşturulan takım bütçesi ile alt yapılarıyla, okullardaki panelleri ve söyleşileri ile gerçekleştirdiği doğru organizasyon ve şehrin takımı olma yolundaki gidişatı. Banvit gibi bir oluşum bile bu şehrin takımı olamadı sadece Bandırma ilçesinin takımı olarak kaldığı düşünülürse bu işlerin sadece başarı ile doğru orantılı olmadığı aynı zamanda egoların savaşı olduğu ve her şekilde şehirle bütünleşmek için doğru adımların atılması gerektiği olmuştur. Balıkesir’de zaten bir basketbol sevgisinin var olduğu düşünülürse zaten kemikleşmiş bir seyirci sayısına ulaşmak çok zor değil ancak önemli olan bu kemikleşmiş taraftarın sizin takımınızı gerçek anlamda benimsemesidir ve bunu başarabilmek için başarının yanında yapmanız gereken çok sosyal aktivite olmalı. Bu aktivitelerle ve sosyal projelerle bulunduğunuz şehrin insanları sizi benimser ve Uşak deplasmanında görülen seyirci potansiyeliniz olur. Bir diktatör edasıyla her şeyi ben yaptım ben biliyorum şeklinde ego tavan moduyla ortalıklarda dolaşırsanız benim gibi 25 yıldan fazla süredir basketbolun içerisinde olan biri çıkar gerçekleri tüm çıplaklığıyla yazar ve o ego tavan hallerin duvara toslar herkes kral’ın çıplak olduğunu görür ve anlar bu da doğal olarak Mega-Limon olanları rahatsız eder…!!!

 

Gelelim üzerinde çok durmayacağım maç analizime ; maça iyi başlayan Best ilk 4 dakikayı 12-2 önde tamamlamasına rağmen sonra bir anda oyundan düşen Best takımı periyodun kalan 6 dakikasını 19-9 gibi bir seri ile oynayınca ilk periyodun sonunda 22-21’lik skor ile bench’e gitti. İkinci periyotta Uşak seyirci bütünleşmesi ile rüzgarı arkasına aldı ve farkı biraz daha açtı ve devreye 45-38 önde girdi. İkinci yarıya daha istekli başlayan ve toparlanmış görüntü çizen takım Best’ti ve bu periyodu 26-21 geçen Best takımı son periyot öncesi 7 sayılık farkı 2 sayıya düşürerek tüm umutlarını final periyoduna taşıdı. Ancak bu periyotta maçın Best adına en etkili oyuncusu Delroy’un sakatlanması ve gün itibari ile Andrews, Nichols  ve Ofoegbu’nun kötü performans sergiledikleri göz önünde bulundurulunca Best adına maç o anda bitti aslında. Hakan hocanın da Ümit Sonkol gibi bir oyuncu varken elinde sadece bu maç değil son haftalarda oynanan bir çok maçta bu oyuncuya TBL Ahmet’e tanıdığı kadar şans ve süre vermemesi de takımın aleyhine olan bir etken olunca bu sonuç kaçınılmaz oldu ve son periyodu 22-16 maçı da 88-80 kaybeden Best takımı Ligden düşme köprüsünden önceki son çıkışa gelmiş oldu. Şimdi tek şansı önündeki 3 maçı arka arkaya kazanmak ve önünde bulunan 4 rakibinden Giresun’un hiç maç kazanmamasını temenni edip diğer 3 rakibinin de sadece kalan 4 maçtan 1 tanesini kazanmasını beklemektir ki bu ne kadar zor bir denklem hepiniz anlamışsınızdır sanırım. Takımın bu hale gelmesinde bu pozisyona düşmesinde emeği geçen prensimiz çok yaşa !!!!

 

Haftaya yeni bir yazımda görüşmek üzere sevgiyle ve basketbol ile kalın…