tarik @ politikam.com

MUTLU ve huzurlu insanlar şehriyiz falan da..

Aslı pek öyle değil.

Yani hedefte bu var.. İnsanların mutlu ve huzurlu yaşaması temel arzu.

Ne ki, bugünün gerçeği başka.

Hem kirli, hem karanlık bir şehir Balıkesir.

Işıl ışıl şehirlere özlem duymamak elde mi?

Özlem hafif kalır, kıskanıyoruz netekim!

..ve bu kıskançlık duygusu fesatlığı, hasetliği beraberinde getiriyor.

..ki, fesatlığımız, hasetliğimiz de meşhurdur şehircek…

 

***

ÖNCE karanlıktan bahis açalım biraz.

Hava kararınca, şehrin aydınlanması lazım.

Havayla beraber şehir de kararıyor.

Akşamların en kalabalık noktası çarşı bile izbe, ürkünç, loş bir korku havası üretiyor.

Her an karanlık bir sokaktan birileri fırlayıp üstünüze çullanacakmış hissi.

İyi insanlar akşamları sokakları caddeleri boşaltınca, ‘Çukur’ modeli saç traşlı, kirli sakallı, aynı model milyon tane tip egemenliğini ilan ediyor.

Toplu dolaşıyorlar.

Çoğu ergenlik evresinde, ya da yeni yetme çağında.

Delifişek tipler.

Kurtlar Vadisi çağında, Polat Alemdarlar, Mematiler vardı.

Çukur çağındayız şimdi; Celasunlar, Mekeler, Yamaçlar, Vartolular falan.

Ha bir de, Çukur başlayınca boşalıyor sokaklar.

Bitince, her yer Çukur!

 

***

AYDINLATMA eskiden de zayıftı, şimdi de zayıf.

Ana caddeler zifir.

Sokaklar katran karası.

Akşamları evine kapanan asosyal insanların sarı ışıkları yanmasa odalarda..

Kandille falan dolaşılacak; o derece!

Gündüzün hareketi, geceyi yoruyor demek ki.. Erkenden yatıyor insanlar.

Mutlu ve huzurlu bir uyku!

İyi uykular Balıkesir.

 

***

..VE  fakat, gündüz vakti çıkın sokağa, çevirdiğiniz herkese sorun:

“Balıkesir gerçekten mutlu ve huzurlu bir şehir mi?”

Sokakta yüzü gülen kaç kişi var?

Bir çayın beş lira, bir acı kahvenin on liradan satıldığı kafeleri dolduran gençlere bakıp, “Balıkesir’de işler tıkırında” diye düşünebilirsiniz.

Bir çayın başında beş saat oturuyor çocuklar.

Beş liraya sosyalleşiyorlar!

Ucuz yani.

 

***

ÇUKUR’luk tipleri eve, iyi insanları sokağa çıkaracak ne etkinliği var şehrin?

Ne hareketi var?

Şiir okuyoruz, güzelleşiyoruz ya.. Yeter.

 

***

KİRLİ dedik.. Süslü cümleler, afili kavramlar eşliğinde temizlikten, hijyenden, ‘temiz şehir’den söz ediyoruz.

‘Vahşi depolama’nın rehabilitasyonu meselâ..

Kulağa ne kadar hoş geliyor!..

‘Atık yönetimi’ diyoruz.. Evsel atık, tıbbi atık, sınai atık, katı atık, sıvı atık falan filan.

Arıtmadır, bertaraftır, biyogazdır, yenilenebilir enerjidir..

Sonra çevre… Topyekün, hepsini içine alıyor.

Acayip çevreciyiz hepimiz.

Sen burada katı atık yönetiminden, rehabilitasyondan falan bahsediyorsun ya..

Adam ‘Moloz dökmek yasaktır’ tabelasının altına doldurmuş hafriyatı, molozu, çeri, çöpü; ne varsa artık.

Köy yollarını bok götürüyor.

Evet, aynen bok götürüyor.. Çıkarmış damından hayvansal atıkları, yol boyuna boşaltmış adam.

Dere yatağıymış falan iplediği yok.. Boku püsürüğü dereye atıyor; az ötede camışlar dereden su içiyor.. Biraz ileride, derenin suyuyla bahçe suluyor, bulaşık yıkıyor, banyo yapıyor.

Hijyenden, temizlikten kırılıyoruz yani!

 

***

ÇOĞUNUZ kırsal mahallelere gidiyorsunuz.

Gördüğünüz manzara hep aynı.

Köy yolları, şehir çöplüğünü aratmıyor.

 

***

GECENİN birinde Cumartesi Pazarı mıntıkasından geçiyoruz.

Hava rüzgarlı.. Pazarcılardan arta kalan çer çöp ne varsa, havada uçuşuyor.

Konteynerler tıka basa dolu.

Tamam, sabaha bir şey kalmayacak.. Temizlik İşleri toplayacak, süpürecek falan da..

O mıntıkada oturan insanların günahı, çekisi ne?

Pazar yerleri hep böyle.

O manzaranın yanına, ‘Mutlu ve Huzurlar İnsanlar Şehri’ sloganını koyuyorum..

Yan yana durmuyorlar.

 

***

10 BALIKESİR’de köy yollarındaki moloz, hafriyat ve hayvansal atıklara dair bir şeyler karalamıştık birkaç hafta önce.

Toplanıp temizlenmesi şöyle dursun.. Üstüne daha eklemeler var.. Attıkça atıyorlar.

Kırsaldan gelecek oyun hesabını yapan yerel yönetimler, o manzaraya seyirci.

Ne ceza, ne zabıt, ne ihtar, ne başka şey.

Dök dökebildiğin kadar.

 

***

BÜYÜKŞEHİR’in Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı var. İsmi hayli afili.

Yirmi ilçeyi toplayıp vahşi depolama alanlarının rehabilitasyonu ve geri dönüşümünü ele almışlar.

Balıkesir’in temizliği için tüm kaynakların seferber edilmesi falan konuşulmuş.

Ne güzel, ne güzel.

Temiz şehir için, yani bu şehirde yaşayan insanların temiz bir şehirde yaşaması için ne çok çalışıyorlar; gurur duyuyoruz…

 

***

MUTLU ve Huzurlu İnsanlar Şehri’nin bir yaşayanı olarak..

Kucaklıyorum hepinizi, öpüyorum.