tarik @ politikam.com

BAŞKENT yine kana bulandı.

28 vatandaşımız hayatını kaybetti, 61 yaralı olduğu belirtiliyor.

Beri yanda Diyarbakır - Bingöl karayoluna yerleştirilen bomba, askeri aracın geçişi sırasında patlatılıyor.

6 asker şehit.

Bu acıyla sarsılmışken, iki acı haber daha geldi:

Sur'daki çatışmalarda 1 astsubay üstçavuş şehit oldu.

Şırnak İdil'deki operasyonlarda bir asker ve bir polis şehit.

***

BUNLAR, son iki günün terör bilançosu.

Hemen hergün şehit haberleri alıyor Türkiye.

Ülkenin dört bir köşesinden şehit cenazeleri kalkıyor.

Bir de sivil halkın hedef alındığı hain saldırılarla Türk halkının sabrı test ediliyor.

***

ÖZELLİKLE Başkent'te 28 vatandaşın hayatına malolan hain saldırıya ilişkin sorular geliyor akla,

Herkes şu soruya yanıt arıyor:

"İstihbarat zaafiyeti mi var?"

Terörün en can alıcı olduğu ülkelerin başında geliyorsak..

Ülkenin Güneydoğusu savaş meydanı gibiyse..

Metropollerdeki bombalı saldırılar ortadayken..

Ankara İstasyonu'nda yüz yurttaşın canını alan saldırının izini silemedik henüz.. Sultan Ahmet'teki patlama da öyle.

Şimdi yine Ankara, yine bombalar, yine yitip giden canlar.

İstihbarat ve güvenlik zaafiyeti olduğu aşikar.

Terörle yatıp kalkan bir ülkenin, olası terör saldırılarını önleyici anlamda hazırlıklı olması gerekmez mi?

Adam askeri servis araçlarına saldırıyor, Başkent'in göbeğinde.

Az ileride Milletin Meclisi, biraz beride Genelkurmay, kuvvet komutanlıkları.. Güvenlik önlemlerinin en yoğun olması gereken yerler.

Nafile.

Bir şekilde güvenliği aşıp kanlı eylemler yapabiliyorlar.

***

Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar ve muhalefetin Türk halkına başsağlığı dilediği sırada.. PKK'nın tepe isimlerinden birisi "misilleme" diyor.

..ve iç savaşı körükleyebilecek şu cümleyi kuruyor:

"Eğer AKP hükümeti bu politikalardan vazgeçmezse Türkiye savaş alanı haline gelir. Köyleri yakılıp yıkılarak Türkiye metropollerine sürülen Kürtlerin şimdi Kürt şehirlerinin ve kasabalarının yakılıp yıkılması karşısında sessiz kalmasını kimse bekleyemez. Metropollerde milyonlarca Kürt vardır. Türk devletinin bu saldırıları karşısında metropollerdeki halkımız da direnişe geçmelidir, ayağa kalkmalıdır. (www.internhethaber.com)"

Adam, Kürt kökenli yurttaşları kışkırtmaya çalışıyor.

PKK'nın metropollerde yuvalanmış yapılarını değil, Kürtleri kastediyor.

İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da, Bursa'da, şurada burada yaşayan.. İşinde gücünde, ekmeğinin derdindeki Kürtleri direnişe çağırıyor.

Çok tehlikeli bir çağrı bu.

Biri de çıkar, benzer bir kışkırtmayı Türkler için yaparsa?

Türkiye'yi seksen öncesinin sokak çatışmalarını bile mumla aratacak bir kapışma yaşanır ki, bunu hiç kimse istemez.

***

BU ülkenin huzur ortamında, etnik, kültürel, dini bakımdan kimsenin ayrı gayrı sayılmadığı, kimsenin kimseden üstün görülmediği, hiç bir etnisitenin diğerini düşman görmediği bir ortamda yaşayıp gitmek varken.

Bu kanlı terör, bu ihanet neden?

Dış odaklardan, hâttâ Türkiye'nin müttefiklerinden destek görerek şımaran terör örgütünün uzun yıllardır en başta Kürt yurttaşlara çektirdiği zulüm ortada.

Sen her yeri kana bulayacaksın.. Devlet müdahale etmeyecek, öyle mi?

Sonra, "devlet zulüm yaptı" olacak bunu adı.

Kim ister Diyarbakır'ın, Şırnak'ın, Suriye'deki gibi harabe olmuş kentlere dönüşmesini?

Bunun sebebi PKK değil mi?

Güneydoğu ile Suriye'nin kuzeyini Kürdistanlaştırma ideasına seyirci mi kalacak Türkiye?

***

BİR yanda Güneydoğu'daki çatışmalar, diğer yanda sınırın hemen ötesinde bir savaş.

Türkiye'yi içeriden ve dışarıdan baskılayıp kanlı ve kirli savaşın içine çekmeye çalışıyorlar.

***

SADECE metropoller değil, tüm şehirlerde benzer terör saldırıları yaşanabilir artık.

Güvenlik önlemlerinin üst seviyeye çıkarılmasında yarar var.

Terör ve terörist artık her yerde çünkü.

***

BERİ yanda bir YPG gerçeği var. Türkiye'nin terör örgütü olarak tanımladığı, müttefiklerin 'terör örgütü' diyemediği bir yapı.

Türkiye YPG tehlikesine karşı sınır ötesine top mermileri yağdırıyor.

Hükümet'in PKK ile bir gördüğü YPG, Kürtlere "tüm kurumlara saldırın" çağrısı yapıyor.

***

DAĞDAKİ terörün artık şehirleri sardığı bir ortamda, Türkiye'nin anayasa değişikliği, başkanlık sistemi, seçim vesaire gibi konulara odaklanması da doğru değil.

Yeniden huzur ve güven ortamının sağlanması, terörün bitirilmesi, sınırların rahat nefes alması için başta parlamento olmak üzere, tüm kurumların tek bir gündemle hareket etmesi şart.

Hükümet'in muhalefeti, muhalefetin Hükümet'i suçlamakla zaman harcaması ülkenin aleyhine.

***

ANKARA'daki kanlı saldırı sonrasında Meclis'te grubu bulunan üç parti ortak kınama bildirisi yayınlıyor.

AK Parti, CHP ve MHP Grup başkan vekilleri imza atıyor.

HDP yok!

HDP kanadı, "imza atmak zorunda değiliz" diyor.

Her zamanki gibi tarafını ortaya koyuyor.

***

BAŞKENT'teki hain saldırıda yaşamını yitiren yurttaşlarımıza.. Ayrıca Diyarbakır ve Şırnak'ta şehit düşen asker polislerimize Allah'tah rahmet diliyoruz.

Bir daha böyle acılar yaşamayalım istiyoruz.