tarik @ politikam.com

ERGENEKON dediğin dosya zaten kapandıydı.

Yargıtay'ın usülden ve esastan bozduğu karar, dosyanın tümden kapanması anlamına geliyor.

Şimdi iki yüz yetmiş dört sanıklı Ergenekon davası yeniden görülecek.

Bu ne demek?

Erbakan Hoca'nın repliğiyle:

"Biz beraat ettik.. Beraat ne demektir; bi daha o konu hakkında dava açılamaz demektiiiir..."

Beraat edecekler muhtemelen.

 

***

BİNLERCE sayfa tutan ilk iddianame açıklandığında "senaryo" demiştik.

Hâlâ senaryodur.

Ergenekon Terör Örgütü adını verdikleri senaryo, Türkiye'ye yapılan bir çökertme operasyonuydu.

Operasyonu yapanlar, bugün kendileri 'terör örgütü şüphelisi' konumundalar!

Bittabi Hükümet bu senaryoyu yedi.

O dönemin konjönktürüyle risk görülen siyasetçi, asker, bürokrat, gazeteci, yazar, sanatçı, işadamı kim varsa, artık engel çıkaramayacaktı.

Yine konjönktür gereği, Hükümet için Ergenekon diye bir terör örgütü vardı ve darbe planları yapıyordu!

Bugünün konjönktüründe Ergenekon diye bir terör örgütü yok.

Hükümet'in tek hedefi FETÖ.

Ergenekon gündemden düşeliberi, Türkiye FETÖ'yü, Paralel Devlet Yapılanmasını konuşuyor.

Ergenekon bir PDY senaryosu muydu?

Bence öyle.

 

***

ERGENEKONCULAR YATTI,

PARALELCİLER KAÇTI...

BİR noktaya daha önce dikkat çekmiştik; yine çekelim:

Ergenekon şüphelisi olarak adı geçenlerin çok azı yargılanmaktan, hüküm giymekten, cezaevine girmekten korktuğu için yurtdışına kaçtı.

Öyle bir ortamda suçsuzluklarını ispat etmek çok zordu.

Yıllarca Silivri zindanında, demir parmakların arkasında ömür tüketmek gibi bir risk vardı.

Büyük bölümü ülkeyi terketmedi.

O riski göze aldı.. Tutuklu yargılandı, cezaevine girdi, hüküm giydi.

PDY şüphelileri tam tersini yaptı.

Büyük bölümü kaçtı.

En başta Ergenekon iddianamesini yazıp yöneten yargı mensupları...

Tebdili kıyafet kaçtılar!

Ülkesini seven insan, başına geleceklere katlanır.. "Birgün hesap sorulur" umuduyla yaşar.

Kaçmaz yani.

Kaçanlar, korkanlardır.

 

***

ÇÖMEZ'E DÖNÜŞ YOLU

GÖRÜNMÜŞ...

YARGITAY'ın bozma kararı sonrasında İngiltere'den bir haber düştü medyaya...

"Turhan Çömez gün sayıyor."

Ergenekon davasının yurtdışındaki tek sanığı Turhan Çömez "artık ülkeme dönebilirim" demiş.

Yaygın basında, internet sitelerinde falan geniş yer buldu bu haber.

Şöyle demiş Turhan Çömez:

"“Yargıtayın kararı son derece önemlidir ve Turkiye’de hala hukukun olduğunu gösteren bir karardır. Memnuniyetle karşılıyorum. Neredeyse 10 yılı bulan bir yalan, iftira, kurgu, tertip ve hukuku ayaklar altına alan bir sürece dur demiştir. Bu dönemde son derece kötü sınav veren kimi sözde gazetecilere siyasetçilere bir ders niteliğindedir. Sindirilen korkutulan ve ürkütülen topluma bir cesaret ve umuttur. Bu kararın tek teselli edici yani bu süreçten ders çıkartacılığına dair umudumdur. Ülkemi çok ama çok özledim. Yerel mahkemede süreç yeniden başladıktan sonra dönüş tarihimi netleştireceğim. Dönüş yolu göründü. Bugün İngiltere’de çok önemli bir sorumlulukla çalışıyorum. Hayat kurtarıyorum. Bir gün ülkem insanları için de çalışmaya yeniden başlayacağım.”

Ülkesini gerçekten seven insan, Ergenekon dedikleri senaryo uygulamaya konduğunda, pek çokları gibi Silivri'ye girmeyi göze alır, nasıl sonuçlanacağı herkesçe malum yargılamanın sonunda cezaevi aracına binerken başı dik, göğsü ileride, bir kahraman edasıyla durur; "keser döner sap döner, gün gelir hesap döner" umuduyla sabır gösterirdi.

Çömez ne yaptı?

Bavulunu toplayıp İngiltere'ye uçtu.

Şüpheli olarak arandığı günlerde, bir şekilde yurtdışına kaçmayı başardı.

Çömez'di, Gomez oldu.. Turist, mülteci, göçmen falan derken oturma iznini kaptı; iş buldu.. Bir hastanede cerrahlık yapmaya başladı.. İşi gücü toparladı.. Uğur Dündar'a anlattığı mağduriyet ve sefalet sürecinin sonunda iyi bir işi, geniş bir çevresi, cebinde parası oldu.

Aynı davadan yargılanan nice isim işini, gücünü, parasını, yerini, yurdunu, itibarını, sağlığını, her şeyini kaybederken..

Kaçmayı başaran Turhan Çömez Londra'nın ışıltılı caddelerini arşınlıyordu.

 

***

HUKUK guguk olmuş olabilir; iftira, kurgu, yalan, tertip, senaryo vesaire..

Genelkurmay Başkanı kaçmamış, sorgulanmış, ifade vermiş, tutuklanmış, yargılanmış, hüküm giymiş.

Bilim insanları, gazeteciler, yazarlar, siyasetçiler, işadamları, nicesi aynı kadere razı olmuş.

Bir zamanların atak, cevval, hiperaktif milletvekili Turhan Çömez uçağa atlayıp gitmiş.

Ergenekon bitmiş, Yargıtay kararı bozmuş; Çömez mesaj veriyor: "Dönüyorum..."

 

***

KENDİNİ BALIKESİRLİLER'E

EMANET EDECEKMİŞ...

ÇÖMEZ'in yerel bir gazetede açıklamaları da var.. Şöyle diyor:

"Memleket ve Millet sevdam beni geçirdiğim bu zor süreçte ayakta tuttu. Burada dünyanın sayılı kanser araştırma merkezinde kanser ameliyatları yapıyorum. Mesleki kariyerimde gelebileceğim üst seviyeye geldim. Benim beklentim, gelecek planlarım yok. Çünkü geleceğimi Balıkesirliler belirleyecek. Kısacası benim mesleki ve siyasi geleceğim ile ilgili kararı ne ben, ne Ankara nede başkaları verecek. Bu kararı sadece Balıkesir halkı verecek. Onlar ne derse ben onu yapacağım. Ben geçmişte olduğu gibi şimdi de kendimi Balıkesirlilere emanet ediyorum. Biliyorum ki Balıkesirliler benim geleceğim için en doğru kararı vereceklerdir."

 

***

ANLAŞILAN o ki yeniden siyaset sahnesine çıkmak istiyor.

Yine anlaşılan o ki, Balıkesir siyasetinde etkili bir isim olmak niyetinde.

"Kaderimi Balıkesirliler belirleyecek" ne demek?

"Siyasetin tozlu yolları beni bekliyor" demek!

Bekliyor mu gerçekten?

 

***

TÜRKİYE'ye dönme kararı veren Turhan Çömez, kendisine çok önemli bir misyon biçeceğe benziyor.

Daha da önemlisi, 'kahramanlaşmak' niyetinde.

Ergenekon sürecinde iyi bir sınav veremeyen Çömez, 'kaçan adam' olarak hafızalara yerleşmişken, nasıl kahraman olacak?

http://www.politikam.com/haber/kacandan-kahraman-olmaz-h3437.html