Merhaba uzun bir lig arasına özel işlerim ve tatil nedeniyle ligimizin 4’üncü haftasında  sizlere kavuştum. Gazetem POLİTİKA çalışanlarına bu imkanı verdikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Ben sizlere çok alıştım bunu da itiraf etmeliyim. Sizlere köşemden seslenmek keyifli tabi sizlerle yaşanıyor bu keyif. Sağ olun var olun değerli hemşerilerim.

 Sahamız bakımda bu nedenle maçlarımızı dost kulüp AKİGOLARIN sahasında oynuyoruz. İlk maç bir futbol endüstrisi konumundaki Altınordu ile idi ve bence ilk maç ve dış saha olmasına rağmen olumlu bir skorla döndük. Ardından maalesef ligimizin hatta liglerimizin kanayan yarası, bizim BALKESLER olarak içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılara bağlı transfer yasakları ve lisans çıkaramama sorunlarıyla boğuşan PAF takımıyla mücadele eden Eskişehirspor’la idi. Ki bence bu maçtan alınacak 3 puan bizi çok farklı bir konuma kafadan sokacaktı ama olmadı. Maçın 90 dakika olduğunu unuttuk, rölantiye almaya çalıştık puanı verdik hocamızı kızdırdık ve döndük. Ligin 3’üncü maçı Osmanlıspor’la idi. Bence bu takım devşirme spor olmalı. Ne taraftarı var ne de alt yapısı. Şişirilmiş bir ekonomiyle gittiği yere kadar gidecek bir ekip. Sanki bana bir dönemin Erciyesspor'u havasını veriyor. Ama bizi maalesef üçleyip gönderdiler. Tabi bu maç içi saha maçımızdı yine Akhisar'da oynadık. Geldik bu haftaya; bence bu hafta bazı taşların yerinden oynayacağı, bizim Balıkesir tabiri ile alınacak bir mağlubiyetle “ÇADIRIN KARIŞACAĞI” maça.

 Elazığ deplasmanı, geç oluşturulan kadrosu ile son dakika transferleriyle kaliteli oyunculara sahip bir takıma karşı oynayacağımız bence zor bir deplasmandı ve maç başladığında bu düşüncemde haklı olduğumu gördüm. Ve golü de ilk yarıda yedik. Tasos gibi, Ahmet Aras gibi, Serdar gibi, Adem gibi bu ligin kaliteli, tecrübeli isimleriyle iyi bir ekip görünümü verdi Elazığspor. Golü de buldular ve ‘aha aga şimdi çadır karıştı’ dediğim  dakikalardı  ama toparlanmış, hırslanmış adeta arenaya çıkmış savaşçı gibi saldıran BALKESLER bu oyununun sonucunda Mehmet Boztepe’nin zor pozisyonda attığı golle beraberliği buldu. Ardından Nizamettin’in şık ve sert tek vuruş golüyle galibiyeti yakaladık. Dersimize iyi çalışmışız ki maçı 90 dakika bırakmadık. Gollerden sonraki futbolcu kardeşlerimde gördüğüm yüzlerine yansıyan hırs ve kazanma azmi beni umutlandırdı. Takımda huzur ve arkadaşlık yerleşmiş. Bu çok iyi bir kazanım buna etkili ve güzel futbolumuzu eklediğimizde DOL KARA BAKIR DOL günleri yakın.

Sevgilerimle.